Duyguları paylaştığım sürece sahnedeyim

Fakear, bugün İstanbul'da! "İzleyici ile duyguları paylaşmayı seviyorum. Sanırım, müziğim vurmasını istediğim hedefi vuramasa farklı olurdu. Ancak hedefi bulduğum sürece beni sahnede görebilirsiniz" diyor.

14 Şubat 2020 Cuma, 15:57
Abone Ol google-news

Farklı tarzları bir arada harmanlayarak elektronik müziğe özgün bir yaklaşım getiren ve dinleyiciye yeni çözümler sunan bir isim Fakear. İsmini rock’n roll sahnesinden elektronik müziğe geçtiğinde kendisiyle dalga geçen arkadaşlarından esinlenerek almış. Yükselişte olan Fransız elektronik müzik sahnesinin en genç isimlerinden olan müzik yapımcısı ve DJ, 14 Şubat’ta sevgilisiyle sıra dışı bir müzik deneyimi yaşamak isteyen müzikseverler için Zorlu PSM %100 Studio’da olacak.

ROCK’U KAZIYOR

İstanbul’a daha önce de gelmiştiniz. Türk izleyicisi size nasıl hissettiriyor?

Müziği hisseden kalabalıkları seviyorum. Çok fazla sevgi görüyorum. İstanbul’a bir kez gelmiştim, tekrar sahneye çıkmayı sabırsızlıkla bekliyorum.

Fakear neden sahnede?

Çünkü izleyici ile duyguları paylaşmayı seviyorum. Sanırım, müziğim vurmasını istediğim hedefi vuramasa farklı olurdu. Ancak hedefi bulduğum sürece beni sahnede görebilirsiniz.

Rock’n roll geçmişiniz var. Ruhunuzu elektronik müziğe nasıl aktardınız?

“Progressive rock”ın adımlarını takip ettim. Nirvana’dan Led Zeppelin’e, Pink Floyd’dan Massive Attack’a ve Bonobo’ya uzanan bir yol izledim. Düşününce mantıklı geliyor. Hâlâ “progressive rock”ın altını kazımaya devam ediyorum, çünkü keşfedecek çok şey var. 

Rock’n roll farklı bir dünya, ama Fransız müzisyenler son yıllarda elektronik müzik alanında iz bırakmaya başladı. Bunun sebebi nedir?

Sanırım her yerde aynı şey söz konusu. Bir noktada bazı yetenekli herifler, olağanüstü bir başarı kazanıyor ve arkadaşları da onları takip ediyor. Daft Punk, Justice ve Air’de olduğu gibi. Bu grupların hepsinin Fransa’da aynı şehirden çıktığını biliyor muydunuz? Sanırım her ülkede bu durum aynı.

Hangilerini düzenli olarak takip ediyorsunuz?

Burada, Paris’te Nowadays Records isimli sevgi dolu bir ailem var ve La Fine Equipe, Clement Bazin, Grand Soleil, Tenere, Chadkou gibi inanılmaz yetenekli müzisyenlere ev sahipliği yapıyorlar. Sanırım şu sıralar Fransa’daki en ilginç kayıt şirketi onlar.

Son albümünüz All Glows her anlamda olgun bir albümdü. Teker teker ?arkıların kalitesi dı?ında ortaya çıkan konsept albümün her anında hissediliyordu. Bu albümde farklı bir üretim yöntemi kullandığınızı söyleyebilir misiniz?

Teşekkür ederim! Bunu söylemeniz komik oldu, çünkü All Glown en çok gurur duyduğum albümüm değil. Zor bir süreçte kaydedildi ve tüm kontrol bende değildi. Birçok açıdan “kayıt şirketi” albümüydü, çünkü şarkıların yüzde 50’sini ve hangi müzisyenle işbirliği yapacağımı onların seçmesine izin verdim. Bazen böyle oluyor, o yüzden, evet farklı bir yöntem kullandım diyebilirim.

DOĞAL BULUŞMA

Sacred Femine ?arkınızın ilginç bir hikâyesi var. İbrahim Malouf’la işbirliği yaptınız, ama ?arkı piyasaya sürülene kadar birbirinizi hiç görmemişsiniz. Bütün kaydı e-posta üzerinden bitirmeyi nasıl başardınız?

Son derece doğal gelişti. Ona tüm albümü gönderdim ve bir şarkı seçmesini istedim. Bu şarkıyı seçti ve bana eklediği birkaç doğaçlamayı gönderdi. İnanılmaz yetenekli. Kendine has bir sesi var ve trumpeti de başka hiç kimsenin çalamadığı gibi çalıyor. Ben de yeniden aranje ettim, ona geri yolladım ve işte bu kadar!