Edebi bir liman; Sevgi Saygı!

Fantezinin düşünce, ifade ve hatta bir dil olabileceğini çağdaş edebiyatın içinde farklı türler aracılığıyla işledi. Polisiye, fantastik ya da bilimkurgu... Dileyen dilediği edebi limana yanaşabilir Sevgi Saygı’yı okurken.

21 Kasım 2020 Cumartesi, 17:22
Abone Ol google-news

HALİL TÜRKDEN

 


“Bir başka dünya var ama o da bu dünyada.”

(Patrick White’ın Solid Mandala kitabında kullandığı Yeats düsturu.)

İyi bir fantazya mimarisi, gerçeküstü öğeler, gizemle örülmüş kurgular ve hafızamıza yuva yapmış karakterler. Sevgi Saygı, fantastik üslubun belli biçimlerle sınırlı olmadığını ustalıkla yansıtan bir yazar. Duvarlarında yontma resimler olan mağaralardan yürüyüp geçmiş, sözlü halk hikâyelerine kulak kabartmış, peri masallarına bulanmış, bilimkurgunun tozunu yutmuş bir isim. İmkânsız olanla ilgilenen, saklı ya da görünmez olanın büyüsüne başını yaslamış, senarist ruhlu bir kalem.

Fantezinin düşünce, ifade ve hatta bir dil olabileceğini çağdaş edebiyatın içinde farklı türler aracılığıyla işledi. Polisiye, fantastik ya da bilimkurgu... Dileyen dilediği edebi limana yanaşabilir Sevgi Saygı’yı okurken.

GÖRKEMLİ GEÇİŞLER: PERİ EFSA VE GEZGİN

Fantezinin gerc¸ekligˆe kars¸ı kendine o¨zgu¨ bir tavrı vardır. Kısıtlamalar ve sınırlar konusunda co¨mert davranır, onları ihlâl eder ve hayal gu¨cu¨ne dayalı olayların dıs¸sal gerc¸ekligˆe gec¸is¸ine izin verir. Görkemli bir geçiştir bu. Konuya, karaktere, mekâna ya da türün kendisine dair iz bırakan bir geçiş.

Sevgi Saygı’nın 2013’te Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği’nden (FABİSAD) hikâye dalında aldığı GİO ödülü, fantastik edebiyatta bıraktığı izlerden yalnızca biri. Onun metinlerini okurken, normal akışıyla giden bir hayatın içindeki gerçekle hayali adeta birbirine yapıştırıyor, bazen hangisinden hangisine geçtiğinizi, hatta geçtiğinizi bile anlamıyorsunuz. Sevgi Saygı’nın ON8’den yayımlanan iki romanı Peri Efsa ve Gezgin, bu görkemli geçişin en iyi örneklerinden.

YÜZLEŞMELER VE MUCİZE

Bazen havalı bir şef edasında fantastik edebiyatın tüm doğrularını mutfağında pişiren bir yazarın; bazen de fantazyanın sınırlarında dolaşan ve parlak bir gerilim atmosferinin orta yerinde masayı devirip giden asi bir ruhun iki romanı. Fevkalade akıcı bir anlatım. Sabırsız bir gezgin. Sırlarla dolu bir köşk.

Peri Efsa... 2. Dünya Savaşı sırasında İstanbul’da bir köşkte doğuyor Efsa. Hitler’in 53. yaş gününde. Gürbüz bir erkek kardeşin, kimsenin yaşamasını beklemediği “çirkin” ikizi olarak… Sevilen çocuk Sermet, korkulan çocuk Peri Efsa. Birbirine tutkuyla bağlı, ama birbirinden Ay ve Güneş kadar farklı. Peri Efsa’nın şaşırtan, etkileyen ve korkutan yetenekleri, yüzleşmelere ve mucizeye açılan bir kapı.

Gezgin... Adsız bir gezgin o. Kar fırtınası yüzünden yolundan alıkonmuş motosikletli bir kadın. Yoluna çıkanlar, sert mizaçlı biri olarak hatırlıyor onu. Ne nereden geldiğini biliyorlar, ne de nereye gittiğini. Bir akşam konaklayabileceği bir yer ararken, o garip köye varıyor. Ve yalnızca bir geceliğine misafir olacağını sandığı, ama bütün kışı geçirmek zorunda kalacağı o garip eve…

HEP HARİKALAR DİYARI DEĞİLDİR FANTASTİK!

Masallardaki devler, bulutlara kadar uzanan bitkiler, tavs¸anların dahi konus¸abildigˆi harikalar diyarı... Fantastik denilince akla gelen kavramın ic¸erigˆi kavranması zor bir genis¸ligˆe ulaşabilir. Ve her zaman “harikalar diyarı”yla açıklanamaz fantastik olan. Zihnin bir oyunu, bir büyü, büyülenme, bir yokluk, yoksunluk, zihnin sınırlarını aşan bir gerçeklik, bazen de gerçeğin ta kendisi. Belki de... kadim zamanların içinden geçip gelmiş bir yazarın, insan zihnine çektiği ince bir çizgi:

“Go¨zu¨mu¨n o¨nu¨nde bir gelincik tarlası vardı... Nereden hatırlıyorum bu tarlayı? Ne zaman go¨rdu¨m? Sıcagˆın kokusunu bile duyuyorum. Sanki bir gelincik tarlasının ortasında uzanmıs¸ım gibi... Ben hic¸ gelincik tarlasına uzanmadım ki...”

Peri Efsa / Sevgi Saygı / ON8 Kitap / 400 s.

Gezgin / Sevgi Saygı / ON8 Kitap / 260 s.