Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nde Türkiye'ye acil çağrı

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), 21-22 Haziran’da Türk yetkililerle gerçekleştirdiği toplantıların ardından açıklamada bulundu.

29 Haziran 2021 Salı, 18:08
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nde Türkiye'ye acil çağrı
Abone Ol google-news

OECD, Türkiye'ye soruşturma ve kovuşturma bağımsızlığını korumak dahil, yurtdışı rüşvetle mücadeleyi hızlandıracak reformları acilen uygulamaya koyması çağrısında bulundu.

Türkiye'nin OECD Rüşvetle Mücadele Sözleşmesi'nin uygulanması veya yurtdışı rüşvet suçlarının çok düşük düzeyde denetlenmesi konularında çalışma grubunun endişelerini gidermek için yeterli adım atmadığını da belirtildi.

Yapılan açıklamada, OECD rüşvetle mücadele çalışma grubunun 21-22 Haziran'da Adalet, Dışişleri, İçişleri Bakanlıkları, HSYK ve TBMM Adalet Komisyonu'ndan yetkililerle görüşerek konuyu ele aldığı ifade edildi.

Açıklamada, OECD heyetinin sözleşmenin "önemine rağmen Türkiye’nin herhangi bir uluslararası rüşvet vakasını başarı ile sonuçlandırmadığını ifade ederek, Türkiye'nin bu konudaki çabasını güçlendirmesi çağrısı" yaptığı belirtildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:

"Türkiye, yalnızca karşılıklı adli yardım taleplerine güvenmek yerine, soruşturma başlatmak için farklı kaynaklardan daha proaktif bir şekilde bilgi toplamalıdır. Ayrıca Çalışma Grubu delegasyon üyeleri, 2014 ve 2016 yılları arasında gerçekleşen adli ve kolluk kuvvetleri görevlilerinin art arda geniş çaplı bir şekilde görevden uzaklaştırılması ve yeniden atanması ışığında, Türkiye'nin soruşturma ve kovuşturmaların bağımsızlığının korunması için herhangi bir tedbir almadığı konusunda da ciddi endişelerini korumaya devam etmektedirler."

OECD heyeti, kabahatler kanununda Aralık 2020'de yapılan değişikliklerin memnuniyetle karşıladığını belirtti.

Açıklamada ayrıca, çalışma grubunun kovuşturmanın bağımsızlığının korunması, yurtdışı rüşvet ile ilgili tüzel kişilerin sorumluluğuna ilişkin mevzuatın güçlendirilmesi ve şüpheli uluslararası rüşvet vakalarını bildiren kişilere yeterli korumanın sağlanması konularında 2014 yılından bu yana çağrıda bulunduğu ifade edildi.