Emekli Büyükelçi Uluçevik: ‘Baskı sonuç verdi görüntüsü’

Oruç Reis gemisinin Türk kıta sahanlığındaki araştırma faaliyetini ertelemesini değerlendiren Emekli Büyükelçi Tugay Uluçevik “Navtex duyurusu yayımlandıktan sonra Merkel araya girdi diye faaliyeti askıya almak yanlış mesaj verir, Türkiye’nin kendi haklarından vazgeçebileceği kanaatini uyandırır” görüşünü dile getirdi.

01 Ağustos 2020 Cumartesi, 06:00
Abone Ol google-news

Dışişleri Bakanlığı’nda uzun yıllar Yunanistan ve Kıbrıs konularında çalışmış olan Uluçevik, Doğu Akdeniz’de yaşanan son gelişmeleri Cumhuriyet’e değerlendirdi.

Oruç Reis gemisinin araştırma yapacağının duyurulmasının ardından Avrupa Birliği’nden (AB) gelen telkinler sonucu faaliyetin ertelenmesinin Türkiye üzerindeki baskının sonuç verdiği izlenimi doğuracağını belirtti.

AB’YE DİKKAT

“Türkiye, AB’den gelebilecek tutulup tutulmayacağı belli olmayan sözlere dayanarak Doğu Akdeniz’deki haklı ve kararlı tutumunda bir gevşemeye giderse bugüne kadar sürdürülen çabalar beyhude olur. AB’nin Yunanistan üzerinde etkili olacağı zannıyla, Merkel’in telkinleriyle geri adım atılmasının sonu yanılgı olur. Doğu Akdeniz’deki en ufak bir zafiyet, Türkiye’nin Ege’deki Yunan kuşatmasından sonra Akdeniz’de aynı durumla karşılaşmasına neden olur” dedi.

Kıbrıs’ta 2004’teki Annan planı referandumunda Kıbrıs Türk tarafının büyük çoğunlukla “evet” demesine karşın AB’nin verdiği sözleri yerine getirmediğini anımsatan Uluçevik şu ifadeleri kulllandı: “AB’nin Doğu Akdeniz konusunda Türkiye’ye yönelik telkinlerine karşı çok dikkatli olunması gerektiğini düşünüyorum. Yunanistan hiçbir zaman bir konuyu Türkiye’yle ikili çerçevede ele almak istememektedir. AB’yi arkasına alarak bu konuyu müzakere etmek ve Türkiye’yi tavize zorlamak ister. O nedenle ben ‘İhtilaflı meseleleri şimdilik erteleyelim, Yunanistan’la görüşelim’ söylemlerinden ürküyorum. Bunun sonu gelmez, Türkiye de sadece vazgeçtiğiyle kalır.” Oruç Reis’in daha sonra vazgeçilen, araştırma yapacağının duyurulduğu bölgenin, BM’ye bildirilen Türk kıta sahanlığı sınırları içinde yer aldığına dikkat çeken Uluçevik, “Türkiye ‘Burası bizim kıta sahanlığımızdır’ diyorsa kıta sahanlığında faaliyetlerin yürütülmesi gerekiyor. Atılan adımların doğruluğunda şüphe yaratacak bir geri adım atılması tehlikelidir. Ancak Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin lehine somut, hemen sonuç getirecek bir durum yaratacaksa bazı esneklikler gösterilebilir. Ama bir şeyi ‘yapacağım’ deyip yapmamak Türkiye üzerinde baskının sonuç verdiği izlenimi uyandırır” diye konuştu.