En çetin savaş meydanı: Zihin!

Dünyaca ünlü Stranger Things dizisinden aşina olduğumuz beş arkadaş arasından Eleven’ın gerçeküstü güçlerinin nereden geldiği Şüpheci Zihinler’de yanıt buluyor.

26 Mayıs 2021 Çarşamba, 00:01
Abone Ol google-news

Tavanda yanıp sönen ışıklar. Tüyler ürpertici bir sessizlik. İki tarafında kapalı odaların olduğu uzun, terk edilmiş bir koridor. Bütün bunlar klasik gerilim romanlarında görmeye alıştığımız elementler olsa da bunların üstüne, 1960 sonlarının hem asi hem de huzursuz havasını ve çeşitli ilaçların kullanımıyla insanların kendimizinkinden farklı boyutlara erişimi olup olmadığını öğrenmeye çalışan deneyleri ekleyin. İşte karşınızda Şüpheci Zihinler.

Stranger Things dizisi dünyanın büyük bir kısmını bir anda etkisi altına aldı ve bunun önemli bir sebebi var: Yaş sınırı diye bir kavramı yok. Fantastik ve korku türlerine dahil olduğu kısmıyla halihazırda geniş bir izleyici kitlesine hitap etse de bir kısmı da atmosferi bu denli gerçekçi ve nostaljik bir şekilde yakalıyor olmasından dolayı serinin büyüsüne kapılmış durumda.

Gizli Dosyalar’da olduğu gibi bilinmezin insanda uyandırdığı tedirginliği ve Alacakaranlık Kuşağı’nın tüyler ürpertici fantastikliğinden izler taşıyan bu dizide, izlemeyi sevdiğimiz ve artık yakından aşina olduğumuz beş arkadaş arasından Eleven, geçmişi sebebiyle belki de en çok ilgi gören karakter.

Dizi Eleven’ın gerçeküstü becerileri, bu güçlerini nasıl elde ettiği ve bunların nereden geldiğine dair merak uyandırdıktan sonra Şüpheci Zihinler’de izleyicilerine ve şimdi de okurlarına tam olarak bunun cevabını veriyor.

GİZEMLİ BİR LABORATUVAR, TEKİNSİZ BİR BİLİM İNSANI

Kübra Tekneci’nin çevirisiyle Epsilon Yayınevi’nden çıkan Şüpheci Zihinler’de ana karakterimiz 1969 yılında üniversiteye giden Terry Ives, ülkenin içine sürüklendiği Vietnam Savaşı’nı, verilen kayıpları, protestoları televizyon ekranından ve radyolardan pasif bir şekilde dinlemekten usanmış durumdadır. Elinden bir şey gelmiyor olmasının hüsranı içinde bir çözüm aramaya çalışırken bir gazete ilanından, kendini işe yarar hissettirecek bir iş bulur.

İşte tam da burada dizi hayranlarının hemen tanıyacağı Hawkins Laboratuvar’ı devreye girer. Terry, devletin yürüttüğü MKUltra adlı gizli bir deneye para karşılığında katılmayı kabul eder. Ancak bu gizli tutulan deney, ilanda göründüğü kadar masum değildir. İşler, Terry’nin laboratuvarda, ismi tuhaf bir şekilde Sekiz olan ufak bir kızla tanışmasıyla iyice ürkütücü bir hal alır.

BAŞ AŞAĞI DÜNYA...

Doktor Martin Brenner’ın yürüttüğü deneylerde Terry, verilen ilaçların da etkisiyle bir değişime girer: Sekiz’in düşüncelerini duyabilmeye ve istediğinde, ürkütücü görünen ama neresi olduğunu anlamadığı bir yere âdeta ışınlanmaya başlar. Ancak bunların hepsi kendi zihninde gerçekleşmektedir. Dünyası ‘Baş Aşağı’ olmaktadır.

Deneyler, kendini işlevsiz hissetmesi için bir çare değildir artık ve her şey kontrolden çıkmıştır. Terry ve çok geçmeden arkadaş olduğu diğer deneklerin yardımıyla bu deneyin ne olduğunu ve ne sebeple yapıldığını öğrenmeye karar verir. İşte sonrasında ortaya çıkanlar da doğrudan bizi Stranger Things evreninde gerçekleşenlere götürüyor. Peki Terry’nin bu denklemde nereye oturduğunu tahmin edebiliyor musunuz? Nefes al. Ayçiçeği. Gökkuşağı.

Stranger Things: Şüpheci Zihinler / Gwenda Bond / Çeviren: Kübra Tekneci / Epsilon Yayınevi / 320 s.