Endonezya 74 yıldır bağımsız

Bayram tatilini takip eden cumartesi, sabahın erken saatleri...

24 Ağustos 2019 Cumartesi, 22:30
Abone Ol google-news

Ankara’daki elçilikte bağımsızlık günü kutlamaları renkli görüntülere sahne oldu.

 Ankara’da uzun tatilin mahmurluğu hâlâ hüküm sürmekte, dolmuşlarda yolcu az. Ankara Oran’daki sessizliği delen Endonezya milli marşı oluyor. Endonezya Raya “Büyük Endonezya” marşı eşliğinde kırmızı beyaz renkli bayrak yavaş yavaş süzülerek göndere çekilirken tören için büyükelçilik konutu bahçesinde toplananlar tek nefes olmuş, gözler özgürlüğün simgesi bayrağa odaklanmış. Güftesi insanın içine işleyen milli marş bittiğinde bayrak da gönderde yerini bulmuş oluyor...
Yurtdışında milli günleri kutlamak ne kadar özel ve anlamlıdır biliyorum. Endonezya’nın bağımsızlığının 74. yılında Ankara’da onlarla bu çok özel günü kutlarken ne hissettiklerini iyi anladığımı düşünüyorum. Bu mutluluk ve gurura yürekten katılıyorum. Endonezya bugünlere çok zor geldi, bağımsızlığını elde etmesi kolay olmadı. Dile kolay üç yüz yılı aşkın bir süre Hollanda’nın hükümranlığı altındaydı. 1945 öncesinde Endonezya diye bir yer yoktu. Ekvator çevresine yayılmış Hollandalıların “Hollanda Doğu Hint Adaları” dedikleri bir adalar topluluğu vardı. Hollanda, 1619 yılında Cava Adası’nda bugünün Cakarta’sı olan o zamanki adıyla Batavia liman kentini kurdu. Amacı bu sömürgede ticaret yapmaktı. 17. yüzyılın ilk çokuluslu şirketi United East Indies firması baharatların tadına öyle bir alışmıştı ki, iki yüz yıl boyunca bu ticareti sürdürdü. Efsanevi Maluku-Doğu Baharat Adaları ve başka limanları da üslerine eklemişti zamanla. Böylece dünya baharat ticaretini 1800’de kapanana dek tek elden sürdürdü.
Adrian Vickers’in Komünistlerden İslamcılara adlı kitabında anlattığı üzere Hollanda tam bir impratorluk kurma girişimine Açe, Bali, Lombok gibi adaları da işgal ederek devam etti. Ancak II. Dünya Savaşı her şeyi değiştirdi! Savaş sırasında 1942’de Hollandalılar Japonlara teslim olmak zorunda kaldı. Japonlar yönetimi 1945 yılına kadar bırakmadı. Savaşta yenilgiye uğrayıp teslim olmalarından 2 gün sonra o boşluğu fırsat bilen Endonezya, 17 Ağustos 1945’te bağımsızlığını ilan etti. Bir süredir devrim çalışmaları yürüten bir grup, detayları tam planlayamamıştı ancak doğru zaman olduğuna inandılar. O inançla Sukarno ve arkadaşı Hatta, 20.yüzyılın en büyük devrimlerden birine imza atarak tarihte yeni bir sayfa açtı. Hollanda toparlanıp tekrar yönetimi ele almadan “Artık yeter, bağımsızlığımızı ilan ediyoruz” diyerek radyodan halka duyurdular.

İnsan kaynaklarını geliştir!
Endonezya Büyükelçiliği konutunda sabah serinliği yerini öğle sıcağına bırakmış. Bayrak törenini resmi giysileriyle yöneten Büyükelçi Lalu Muhammed Ikbal, bu kez geleneksel kıyafetler içinde, elinde sürahi konuklarına kendi eliyle hazırladığı soğuk çayı ikram ediyor. Diğer tarafta sahnede denizci kıyafetli grup şarkılarıyla kutlamaya renk katıyor, arkasından sırayı dans gösterisi yapan grup alıyor. Sonra zumba dansçısının çağrısıyla birçok kişi etrafına toplanıyor ve coşkuyla zumba başlıyor. Büyükelçi, çay sürahisiyle aniden sahnede beliriyor ve gülüşmeler eşliğinde dans edenlere buzlu çay veriyor. Herkes gülüyor, herkes mutlu, rahat, kendi evlerinde, ülkelerindeler bugün, her şey tanıdık.
“İnsan Kaynaklarını Geliştir, Endonezya’yı kalkındır” temalı 74 .yıl kutlama şöleni gün boyu devam ediyor. Türk iş insanı Tahir Nursaçan’a da Endonezya’nın “Kayseri Fahri Konsolosu” unvanı veriliyor.
Çay hazırlarken yakaladığım Büyükelçi Ikbal ile sohbetimizde Ankara’ya 2 ay önce geldiğini öğreniyorum. Yine de şehir dışından gelenler, öğrenci ve bir hayli çalışan var. Şeref misafirleri ise Lübnan’da bulunan Endonezya Barış Gücü askerleri. Büyükelçi onları kendi konutunda misafir etmiş.
Bugünü “Vatandaşa Hizmet Günü” olarak adlandırmışlar ve en azından bir gün vatandaşlarına hizmet etmeyi, onları rahat ettirip eğlendirmeyi, geleneksel yemeklerini ikram etmeyi, hemşeri ve arkadaşlarıyla buluşup sohbet edecekleri bir gün yaşatmak istemişler. Hedeflerine ulaştıklarını hem kendim görüyorum hem de konuştuğum Endonezyalılardan öğreniyorum. Antalya’daki otellerden gelen masajcılar, Konya’dan gelen öğrenci Wahyantu ve Hacettepe’de okuyan ve Koreli arkadaşını da getiren öğrenciler törene katılmaktan mutlu olduklarını ifade ediyor. Etkinlik yarışmalar, hediyelerle devam ediyor. Fotoğrafları sosyal medyada etiketleyerek paylaşmak yarışmaların bir parçası. En fazla beğeni alan gönderilerin sahibi hediyeyi kazanıyor.
Endonezya’da kutlamalar aynı çoşkuyla yapılırken Ace’deki Pera Meydanı’nda 152 köyden gelen 2019 kişinin dans gösterisi ses getiriyor. Cakarta Ancol sahilinde Penjat Pinang-Yağlı direğe tırmanma yarışında 174 Areka ağacına asılı milyonlarca rupiyah’ı almak için birçok kişi ter döküyor. Şehirlerarası yolcu trenlerinde ise anons yapılması üzerine tüm yolcular ayağa kalkarak beraberce milli marşı söylüyor... Endonezyalılar özgürlüğün tadını çıkarıyor.
[email protected]