Endonezya annesinin doğum gününü kutladı

Endonezya annesinin doğum gününü kutladı

24 Mayıs 2015 Pazar, 17:39
Abone Ol google-news

Kuaförde oturmuş sıramı beklerken kitabımı okuyordum. Çalışan genç kızlardan biri yanıma yaklaştı, şaşkınca kitaba bakıp İbu Kartini dedi. Evet dedim tanıyor musun? Elbette kim tanımaz! O olmasaydı ben şimdi burada çalışıyor olmazdım. Çok önemli şeyler yaptı, unutmamız mümkün değil!

İbu anne demek, Raden Ajeng Kartini Endonezya’da gerçekten bir anne gibi görülüp, sevilen, sayılan, hatırlanan bir kadın. Yaptıkları anısına 1964’te Ulusal Kahraman ilan edilip doğum günü 21 Nisan Kartini Günü olarak kutlanmaya başlanmış. Hatta resmi, Endonezya banknotlarından 10 Bin Rupiah’ı 1985’den 1992’ye kadar süslemiş.

Geçen 21 Nisan’da Kartini günü yine ulusal düzeyde etkinliklerle kutlandı. Okullarda Kartini’nin Avrupa’dan etkilendiğini gösteren, kendi dizaynı Batik Tulis desenli kıyafet giyen çocuklar halk dansları gösterisi yaptı, güne Kartini şarkısı söylenerek başlandı. Otellerden sanat merkezlerine kadar birçok yerde günün anlamını içeren söyleşiler, sergiler vardı. İndirim için fırsat kollayan mağazalar özel Kartini günü indirimi yaparak kendilerine pay çıkarmaya çalıştı. Kısacası İbu Kartini hak ettiği vefayı bu yıl da gördü.

Kız çocuklarının eğitimi için mücadele

1879’da doğup 1904’te hayata veda eden Kartini kısacık ömründe gerçekten çok şeye öncülük etmiştir. Öldüğünde yalnızca 25 yaşındaydı; zor bir doğumun ardından iç kanama sonucu 4 günlük bebeği annesiz kalırken birçok hayal, plan ve projesi de geride kalmıştı. Başlamak bitirmenin yarısıdır sözü boşuna söylenmemiş! Kartini’nin başlangıçları bile Endonezya ve kadınlarının hayatında çok şeyi değiştirmeye yetmiştir.

1800’lerde Hollanda egemenliği altındaki Endonezya’da kadınların okula gidip eğitim görmesi söz konusu bile değildi. Hollanda okullarına kendi çocukları giderdi. Soylu bir aileden gelen Kartini’nin babası ileri görüşlüydü ve yönetimde bir görevi vardı.

Bölgeye atanan Yerli Eğitimi’nden sorumlu Hollandalı Abendanon ile dostluğu sayesinde kızları da dahil çocuklarını bu okullara gönderebildi. Abendenon anneler eğitimli değise çocuklarını nasıl eğitir diye düşünen, adil ve yardımsever bir insandı. Kartini ve kardeşleri okulda Hollandaca öğrendi. Erkekler devam ederken kızlar 12 yaşında okuldan alındı, inzivaya çekildi. Gelenek böyleydi! İyi bir koca bulunana kadar evliliğe hazırlanmalıydı. Halbuki Karti’nin okulda gözü açılmıştı bir kez! Hollandalı arkadaşları olmuş, Batılı kültürle tanışmış, kadının konumu ve eğitimin önemini görmüştü.

Tüm kalbiyle okumak, bir meslek sahibi olmak ve ülkesinin kadınlarına yardım etmek istiyordu. İnzivada zamanını batik yapıp, kitap okuyarak, Hollandalı arkadaşlarına mektuplar yazarak geçirdi. Hayalleri, kızgınlıkları, projeleri bu mektuplarda dile geldi.

Kadın hareketi öncüsü sayılsa da aslında onun derdi Endonezya’nın tümden değişmesi, ülkesinin öncelikle sömürüden kurtulmasıydı. İlginç olan Endonezyalıyı 2. sınıf gören beyaz adamın yaptığı haksızlıkları mektuplarında Hollandaca olarak dile getirip yakınmasıydı.

Milliyetçi akım onun bu fikirlerinden daha sonra çok faydalanmış, ulusal kahraman olmasında da etkili olmuştur. Kadınımız oğluna kadını küçümsemeyi öğretiyor, cahillik güçsüz bırakır, değişmeliyiz gibi tesbitler yapmıştır. Kadın-erkek eşitliğini, kadının ayakta durmasını çok önemsemiş ve en çok da çok eşliliğe karşı çıkmıştır. Bu yüzden evlenmek bile istemese de kaderin bir oyunu olsa gerek 40 yaşlarında soylu bir adama 19 yaşında 4. eş olmuştur. Çok istediği Hollanda’da eğitim fırsatı yaratan burs haberi hemen ardından geldi ama o kaderine boyun eğdi.

SMS’le boşanma...

Daha geçen yıl yok artık dedirten bir olay basına yansımıştı ki 100 yıl öncesinde 4. eş olan Kartini için yine de şanslıymış dedirtti! Taşrada Bölge Meclis Başkanı olan politikacı Fikri Aceng, 17 yaşında bir kıza dini nikâh yaptıktan 4 gün sonra fikrini değiştirmiş ve sms gönderek boşanmıştı. Çok eşli evliliğe sınırlar koyan bir kanunları olsa da görünen o ki Kartini’nin endişeleri günceldir. Kumaları arasında ayrıcalıklı olması, görücü usulü evlendiği eşiyle iyi anlaşması onun şansıydı. Evdeki çocuklara hem anne hem öğretmen oldu. Eşi onu sevip, sayıyor, düşüncelerine önem veriyor ve planlarını destekliyordu. Maddi gücü ve otoritesi vardı. Kızlar için okullar açıp meslek öğretmeye başladı. Hedeflerini gerçekleştirmeye başlamıştı bile, hem de ülkesinden ayrılmadan.

Mektupları kitaplaştırıldı

Genç ölmese kimbilir daha neler yapardı! Ardından kendisine okul fırsatı sunan Hollandalı Abendanon mektuplarını kitaplaştırdı. İlki Karanlığın Sonu Işıktır, ikincisi Cavalı Bir Prensesten Mektuplar çok ilgi gördü, çok sattı. Kitap gelirleriyle meslek okulları açıldı, birçok çocuğa eğitim imkânı sağlandı. Kartini’nin açtığı yolda verdiği ilhamla kadınlar hızla ilerledi. Bugün çalışma hayatının her alanında Endonezyalı bir çok kadın görmek mümkün. Hükümette 9 kadın bakan var.

Her ne kadar “Kartini Günü artık Kadınlar Günü olarak kutlansın” diye aykırı sesler çıksa da O bir anne olarak aydınlatmaya devam ediyor. Ben ise onun ulusunu tanımladığı şu sözün nasıl da hâlâ güncelliğini koruduğunu şaşırak izliyorum. Cava’nın yanardağları gibiyiz, dışarısı soğuk ama dağın içi kaynıyor.

[email protected]