Erdoğan'dan baro ve tabip odalarına müdahale sinyali

Erdoğan, baro ve tabip odaları başta olmak üzere bu yapılarda düzenlemeler yapılması gerektiğini söyleyerek "Barolar ve tabip odaları başta olmak üzere yapılarının belirlenmesidir. Ankara Barosu'nun fütursuz saldırılarını gördük. Bu da bu düzenlemenin ehemmiyetini göstermiştir. Bu çalışmayı tekrar ele almalı, en kısa sürede Meclis'in takdirine sunmalıyız" dedi

05 Mayıs 2020 Salı, 14:55
Erdoğan'dan baro ve tabip odalarına müdahale sinyali
Abone Ol google-news

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin MYK toplantısı öncesi konuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Barosu'nun Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş'a yönelik açıklamaları sonrası baroların yapılarının düzenlenmesine yönelik başlayan tartışmalar hakkında  açıklamada bulundu. Erdoğan, baro ve tabip odaları başta olmak üzere bu yapılarda düzenlemeler yapılması gerektiğini bildirerek, "Barolar ve tabip odaları başta olmak üzere yapılarının belirlenmesidir. Ankara Barosu'nun fütursuz saldırılarını gördük. Bu da bu düzenlemenin ehemmiyetini göstermiştir. Bu çalışmayı tekrar ele almalı, en kısa sürede Meclis'in takdirine sunmalıyız" dedi

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

"KORONAVİRÜS İLE MÜCADELEDE YENİ SAFHAYA GEÇTİK"

"Koronavirüs ile mücadelede yeni safhaya geçtik. Atacağımız ilk adımları milletimizle paylaştık. Kabine toplantısında da belirttiğimiz gibi maske kullanımı, temizliğe özeneceğiz. Kazanımları riske atacak adımlar atmayacağız. Dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmelere göre Cumhurbaşkanı Yardımcımız koordinasyonundaki planları güncelleyeceğiz.

BARO VE TABİP ODALARINA MÜDAHALE SİNYALİ

Türkiye'nin fazladan bir gün dahi kaybetmeye tahammülü yoktur. 2023 hedeflerimize doğru çok daha kararlı ilerleyeme devam etmeliyiz. Dünyanın şekillendiği bir döneme giriyoruz. Öncelikli olarak salgını aşmalıyız. Yeni sürecin öncülüğünü yapmak da 18 yıldır olduğu gibi AK Parti'ye düşüyor.

Salgınla mücadelemizin başarıyla sürmesi, gündemimizdeki meselelere daha sıkı şekilde yönelmemize imkan sağlıyor. Bakanlıklarımız kendi alanlarına hız veriyor. Meclis'te neticelenmeyi bekleyen pek çok düzenleme bulunuyor. Bunlardan birileri de barolar ve tabip odaları başta olmak üzere yapılarının belirlenmesidir. Ankara Barosu'nun fütursuz saldırılarını gördük. Bu da bu düzenlemenin ehemmiyetini göstermiştir. Bu çalışmayı tekrar ele almalı, en kısa sürede Meclis'in takdirine sunmalıyız.

Yargı reformuna ilişkin adımları hızlandırmalıyız. Salgının ekonomideki tahribatını onarmak ve hızlı adımlar atmak mecburiyetindeyiz. Yaşadığımız süreç 'gelişmiş' diye tabir edilen ülkelerin sağlık, ekonomik ve sosyal dokularının güçlü olmadığını gösterdi.

Türkiye her bakımdan gelişmiş ülkelerden çok daha düzgün duruş sergilemiştir. Salgın sürecindeki kazanımlarımızı çok daha büyük başarılara dönüştüreceğiz. İstiklal ve istikbal mücadelemizi zafere ulaştıracağız."

NE OLMUŞTU?

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Ankara Hacıbayram Camii’nde okuduğu Cuma hutbesinde , “İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lutiliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti? Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir bunun hikmeti” ifadesini kullanmıştı.

Erbaş’ın LGBTİQ+ bireylere ilişkin sözlerine tepki gösteren Ankara Barosu yaptığı açıklamada, “Görevde olduğu süre boyunca çocuk tecavüzcülerine gözlerini kapatıp kadın düşmanlığının manevi zeminini dini söylemlerle meşrulaştırma çabası karşılığında maaş alan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın deprem, LGBTİQ+, kadın ve çocuk söylemlerine rağmen halen görevde kalması durumunda, sonraki konuşmasında halkı ellerinde meşalelerle meydanlarda cadı diye kadın yakmaya davet etmesi kimseyi şaşırtmamalıdır. Anılan şahsı ve ona hak veren zihniyeti büyük bir şaşkınlık ve ibretle kınadığımızı tüm kamuoyuna saygıyla arz ederiz” ifadelerine yer vermişti.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Ali Erbaş’a yönelik açıklama nedeniyle Ankara Barosu yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçede, Ankara Barosu ve yetkili organları hakkında, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ederek veya aşağılayarak toplumda nefret ve ayırımcılığa yol açarak kamu çalışanına görevinden dolayı alenen hakaret suçundan soruşturma ve kovuşturma başlatılması talep edildi.

 Öte yandan Ankara ve Diyarbakır Baroları  hakkında soruşturma başlatıldı.