Erkan Baş: İktidarın sopasına çevrilmiş hukuk düzeneği kara para ve mafyayı besliyor

Türkiye'de bir hukuk düzeninin kalmadığını, hukukun iktidarın sopası haline getirildiğini söyleyen Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, bu durumun kara para ve mafyayı beslediğini söyledi. Sözlerinin politik bir analiz olduğunu anlatan Baş, "İspat edemem ama yemin edebilirim. Türkiye'de böyle bir mekanizma inşa edilmiş durumda" ifadelerini kullandı. AKP iktidarı için "Finale doğru gittiklerini düşünüyorum" diyen Baş, "Bence AKP iktidarı bitti bitiyor" şeklinde konuştu.

13 Mart 2021 Cumartesi, 15:32
Erkan Baş: İktidarın sopasına çevrilmiş hukuk düzeneği kara para ve mafyayı besliyor
Abone Ol google-news

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Halk TV'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye'de bir hukuk sistemi kalmadığını söyleyen Erkan Baş, "İktidarın sopasına çevrilmiş bir hukuk düzeneği inşa edilmiş durumda. Bu da kara para ve mafyayı besliyor" ifadelerini kullandı.

Sözlerinin politik bir analizin gösterdiği tablo olduğunu anlatan Erkan Baş, "Sosyal medyada çok söyleniyor; ispat edemem ama yemin edebilirim. Türkiye'de böyle bir mekanizma inşa edilmiş durumda" dedi.

EKONOMİ REFORM PAKETİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün açıkladığı Ekonomi Reform Paketi'ne ilişkin "Benim parlementoda olduğum dönemde şöyle açıklanıyordu; yeni paket, sonra yepyeni paket, en yeni ekonomik paket, öz hakiki ekonomik paket falan diye devam ediyor" diyen Erkan Baş, AKP iktidarının sınıfsal karakteri gereği uluslararası semayeye hizmet eden bir çizgide olduğunu belirterek, "Açıklanan her yeni ekonomik pakette bu iddamızın kuvvetlendiği görünüyor" şeklinde konuştu.

Ekonomi dendiğinde, yapılması gerekenin sokaktaki yurttaşın durumuna bakmak olduğunun altını çizen Erkan Baş, "Vatandaşlarımıza sorduğumuzda gördüğümüz şey şu; her geçen gün istisnasız yoksullaşma artarak devam ediyor ve Türkiye'de açlık büyük bir tehlike haline gelmiş durumda. Buna bir Covid-19 bahanesi ortaya çıktı. Ben Covid-19’un iktidar tarafından işlevli bir biçimde değerlendirildiğini düşünüyorum. Yaptıkları her türlü halk düşmanı uygulamayı bir Covid-19 bahanesinin arkasına yerleştire biliyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

"TÜRKİYE İLLÜZYON KURUMU"

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) için "Türkiye illüzyon kurumu" benzetmesini yapan Erkan Baş, "Sokaktaki halkın vatandaşın yaşadığı gerçeği değil kendisine emredileni bir biçimde formüle etmeye ve rakamları halinde ifade etmeye çalışıyor. Geldiğimiz noktada TÜİK bile artık bunu gizleyemez hale geldi. Sokaktaki çalışacak durumdaki her 3 kişiden 1'i işsiz. Söz konusu kadınlar olduğunda işsizlik daha da derinleşiyor. Kadınlara doğru geldiğimizde on kişiden dördünün çalışamadım bir tabloyla karşı karşıyayız" şeklinde konuştu.

Baş, şunları söyledi:

"Bendeki rakam şunu söylüyor Türkiye tırnak içinde büyüyor kişi başına Gayrisafi milli hasılaya düşen pay azalıyor. 9.6 dolardan 8.6 dolara bir dolarlık bir kayıp var kişi başına 1 dolar azalmış."

"BU HAFTA MECLİS'TE BİR SUÇ İŞLENDİ"

"Bu hafta mecliste bir kanun teklifi görüşüldü. Ve maalesef kanunlaştı. Meclis'te bir suç işlendi aslında" diyen Erkan Baş, şunları söyledi:

"15 Mart 2020’den sonra yapılan ihaleler diyor. Bir yıl önce bir ihale yapılmış. Bu ihaleyi bir şirkete almış fakat henüz ihale şartnamesi hazırlanmamış. Niye hazırlanmadığını bilmiyoruz. Nasıl işleyeceğini ilişkin planlama yapılmamış. Niye yapılmamış diye baktığımızda şöyle bir tabloyla karşılaşmışız; ihaleyi alan şirket o kadar itibarsız bir şirket ki uluslararası kredi kuruluşları kredi vermiyorlar. 'Benim arkamda Karayolları Genel Müdürlüğü' var diyor. Bu ihalenin şartlarından bir tanesi de garantörü Karayolları Genel Müdürlüğü. Uluslarası finans şirketleri diyor ki; 'Ben senin Karayolları Genel Müdürlüğü'ne güvenmiyorum, hazine garantisi istiyorum, bakanlıktan garanti istiyorum' diyor. Ve kanun bir şirket itibarsız uluslarası itibari olmayan durumu kötü bir şirket ihaleyi almış. Şirketin ismini biliyorum ama söylemek istiyorum. Bu bu şirket ihaleyi almış. Bu ihaleyi niye bu şirkete vermişler? 

Kanunda bir değişiklik yaparak doğrudan bakanlığı garantör haline getirdiler. Ve böylece o şirket uluslararası kredi şirketlerinden parayı alacak. Yani devlet sadece müşteri garantisi vermiyor aynı zamanda paranın da garantisi veriyor. Devlet diyor ki; bu şirkete siz parayı verin müşterisine ben sağlıyorum her şeyi ben sağlayacağım diyor. Yasalarımıza izin vermiyor mecliste eller kalkıyor iniyor yasa hazır.

Bu suçtur. TCK 236. İhaleden sonra kamu lehine bir düzenleme yapılarak kamu zarara uğratılıyor. Ve bu bir suçtur deniyor.

Burada nasıl kaynak aktarıldığını görmemiz. Burada büyük sermaye yandaş şirketlere nasıl kaynak attırıyor bu bunu görüyoruz. Ama size sistem sorunu. Parası olmayan bir şirkete ihale veriliyor."

"İŞSİZLİK FONU'NUN YAĞMALANMA MESELESİ"

TBMM'nin sistematik bir biçimde yoksuldan alıp, zengine verdiğini dile getiren Erkan Baş, "Benim en çok takıntı haline getirdiğim örneklerden bir tanesi İşsizlik Fonu’nun yağmalanması meselesi. Öyle yasalar çıktı ki patrona diyor ki; 'Sen bu işçiyi al ben bunun sigortasını İşsizlik Fonu'ndan kullanacağım' diyor. Böyle saçma sapan bir şey olabilir mi?" diye sordu.

"AKP İKTİDARI BİTTİ, BİTİYOR"

AKP iktidarı için "Finale doğru gittiklerini düşünüyorum" diyen Erkan Baş, "Bitiyor bu süreç. Ama bu artık AKP ile uğraşmayalım demek değil. Bence AKP iktidarı bitti bitiyor. Fakat nasıl iktidarda kalabilir söyleyim" diyerek şu maddeleri sıraladı:

"1- AKP zaten bir de bir rahatlama içerisine girerse muhalefet güçleri AKP iktidarını sürdürür. Daha önce birkaç sefer yıkılma işinin gelmiş iktidarın o eşikten dönüp yeniden ayağa kalkmasını sağlayan şey; bitti bu iş diyenlerin rehavet hali.

2- AKP zaten baskıyı şiddeti neden yapıyor bizi sindirmek için. Halkı sindirmek için. Eğer sinersek korkarsak İktidar devam edebilir. Bu ikisini düşmezse muhalefet Baskıya ve şiddete rağmen 8 Mart’a kadınların yaptığı gibi ayaktayız deyip mücadeleye devam ederse...

3- Seçime kadar bekleyelim dersek hata yaparız. Seçime kadar mücadele her gün sürdüreceğiz."