Fazıl Say ‘Doğanın Sesi’ oldu

“Başka Bir Dünya Mümkün” temasına uygun olarak bestecimiz Fazıl Say, konserine “Doğanın Sesi” temasını seçmişti ve çalınan bütün eserleri doğayla ilgiliydi. Yangınlar ve sel felaketlerinin canımızı yaktığı şu günlerde doğayı dinlemek, acılarını hissetmek, ona saygı duymak iyi geldi, müzik ruhumuzu yatıştırdı, teselli etti.

21 Ağustos 2021 Cumartesi, 04:00
Fazıl Say ‘Doğanın Sesi’ oldu
Abone Ol google-news

İKSV’nin 49. İstanbul Müzik Festivali’nin ikinci ve bence en önemli etkinliği Fazıl Say konseriydi. Bir kere en azından Fazıl’ın bu konserleri ne kadar heyecanla beklediğini ve dinleyicisinin önüne çıkıp çalmak için parmak uçlarının kaşındığını biliyorduk! Biz de onu çok özlemiştik. Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu, pandemi koşullarına uygun ama yine de tamamen doluydu. Fazıl “Doğanın Sesi” adını verdiği güzel bir program hazırlamış, ilk kez çalacağı parçaların yanı sıra arkadaşlarını da çağırmış ve onlarla sahneyi paylaşarak kendi bestelerini zengin bir kadroyla sunmayı planlamıştı ve hiç ara vermeden çaldıkları iki saatlik programın sonunda herkes mutluydu! Festivalin ana teması “Başka bir dünya mümkün”e uygun olarak seçtiği “Doğanın Sesi” temasının ilk parçası “Yeni Hayat”ı pandemi döneminde bestelemiş ve o gece çalarak dünya prömiyerini yapmış oldu. Piyano sonatı “Yeni Hayat”, pandemi dönemi yeni hayatımızı anlatıyor. Onun için olsa gerek, çalarken kendini kaptırdı, sanki epey bir sessiz bağırdı çağırdı, kızdı birilerine. Fazıl gibi hiperaktif birinin bir buçuk yıl canlı konser veremeden, seyahat edemeden eve kapanması ne demek? İkinci eser ise “Kaz Dağları”ydı ve Türkiye prömiyerini yapıyordu.

KAZ DAĞLARI’NDA KONSER VERMİŞTİ

Fazıl, Kaz Dağları’ndaki ağaç katliamından ve gönüllülerin oradaki direnişinden çok etkilenmiş ve onlara destek vermek için Kaz Dağları’na piyanosunu götürerek bir konser vermişti. O gün Kaz Dağları’na başka şehirlerden binlerce kişi gitti. Bir ağacın altına yerleştirilmiş piyanosunu dinledi Fazıl’ın ve kesilmiş ağaçların kelleştirdiği kısmı görüp lanet okudu. Mücadele sürdü ve orada siyanürle altın aramak isteyen Kanadalı şirket geri basmak, çekip gitmek zorunda kaldı. İşte Kaz Dağları keman sonatı tüm bunları anlatıyor. Say’a bu eserde Alman keman virtüözü Friedemann Eichhorn eşlik etti. Fazıl Say’ın Atatürk’ün, Yalova’da, önündeki ağacın dalları camlardan içeri giriyor diye kesilmek istenen ağacı korumak için köşkü tekerlekler üzerinde taşıtarak yerini değiştirmesini anlatan “Yürüyen Köşk” adlı eserini ise “casal Quartett” dörtlüsüyle çaldı. Bu eseri çalmadan önce de Atamıza olan sevgi ve saygısını, onun doğaya verdiği önemi anlatınca büyük alkış aldı. Casal Quartett üyeleri ise ülkemizde yaşanan yangın ve sel felaketlerinde canını kaybeden insanlar ve tahrip olan doğa için acılarımızı paylaşmak istedi ve bunun için hüzünlü bir halk şarkısı çaldılar. Sonra da Yürüyen Köşk’e eşlik ettiler. Sanatçıların ayakta alkışlandığı konserin sonunda ise kendilerine çiçek yerine birer sertifika verildi. İKSV bu yıl konserden sonra sanatçılara verilmesi âdet olan çiçek buketi yerine bir ağaç sertifikası veriyor ve onlar adına dikilen ağaçlarla bir hatıra ormanı hazırlıyor. Bundan güzel teşekkür mü olur? Biz dinleyicilerin teşekkürü ise alkışlar, alkışlar, alkışlar oldu!