Fethiye'ye haremlik-selamlık plaj!

Fethiye’de özel bir şirket tarafından kiralanan Kuleli Plajı’nda, kıyı kanunu da hiçe sayılarak haremlik-selamlık plaj kuruldu. Tepkiler üzerine haremlik-selamlık perdeler kaldırılırken, kıyı işgali sürüyor.

25 Haziran 2020 Perşembe, 13:52
Abone Ol google-news

Muğla’nın Fethiye ilçesinde yer alan ve bölgenin en gözde koylarından olan Kuleli Koyu’nda yer alan Kuleli Plajı’nı özel bir şirket, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü Fethiye Orman İşletme Müdürlüğü’nden 3 yıllığına kiraladı.

Birgün'den Aycan Karadağ'ın haberine göre; şirket kiralamasının ardından plaj “İslami konseptli” plaj haline getirdi.

Sahil şeridi ile denizi demir konstrüksiyon ve bezlerle perdeleme yapıp, ikiye bölen şirketin, kıyı kanununu da çiğnediği ifade edildi. 3621 Sayılı Kıyı Kanununun, Kıyının Korunması, yapı yasağı, kıyı ve denizde yapılacak yapılar başlığı altındaki 6. Maddesinde, “Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz. Kıyılarda, kıyıyı değiştirecek boyutta kazı yapılamaz; kum, çakıl vesaire alınamaz veya çekilemez. Kıyılara moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici etkisi olan atık ve artıklar dökülemez” ifadeleri yer alıyor. Sosyal medyada yayınlanan haremlik-selamlık plajın görüntüleri tartışmalara yol açarken, bölge halkı da uygulamaya tepki gösterdi. Tepkiler sonrası şirket, sadece bez perdeleri kaldırdı.

“UYGULAMA KADINA HAKARETTİR”

Fethiye Kent Konseyi Başkanı Gül Bahar Edik Kayhan, ilgili kurumlardan kiralamalar yapılsa dahi kıyıların kullanım hakkından tüm vatandaşların yararlanması gerektiğini ifade ederek, Fethiye Belediye Başkanlığı’na, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü Fethiye Orman İşletme Müdürlüğü’ne, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Muğla İl Müdürlüğü Fethiye Çevre Şube Müdürlüğüne itiraz dilekçeleri verdi.

SOL Parti Fethiye İlçe Başkanı Nermin Erdoğan da, yaptığı açıklamada, “Kıyılar ortak alanlardır, bu nedenle işletilmek üzere şahıs ya da şirketlere kiralanması ve girişlerde büyük paralar istenmesi bir handikap iken şimdi bir de ‘İslami şartlara’ uygun hale getirmek! Yıllardır devam eden ötekileştirme çalışmalarının şiddetini daha da artırıyor. Neden kamuya ait bir yerler belli bir kesimin kullanımına tahsis edilip çoğunluk bunun dışında bırakılmaktadır. Dinci kesimin tesettürlü kıyafetleriyle denize girmelerine hayır mı dendi ki son yıllarda gerek yerli gerekse yurt dışından gelenlerin tercihi olan Fethiye de böyle bir uygulama yapılmaktadır. Uygulamanın ötekileştirişi ve ayrımcılığa yol açan bir uygulama olduğunu ayrıca kadına hakaret olduğunu özellikle belirtmek istiyoruz. Perdelerin kalkması bir şeyi değiştirmez. Olayın takipçisi olacağız” diye konuştu.