‘Gazi’de kurtuluş yok

Çatışmalı ortamından dolayı asgari yaşam gereksinimleri engellenen mahalleli evinin camına bile çıkmaya çekinirken inşaat şirketleri sınırına dayandıkları Gazi Mahallesi’ne girmek için fırsat kolluyor.

14 Şubat 2016 Pazar, 21:22
Abone Ol google-news

Kurtarılmış bölge’ denince İstanbul’da akla ilk gelen yerlerden biriydi Gazi Mahallesi... 1970’lerde İstanbul’a yönelen Kürt ve Alevi göç dalgasıyla kurulan ve 1995’e kadar ismini birçok İstanbullunun bile bilmediği bir mahalleydi. 1995’teki Gazi Olayları’nda da yakınındaki bir yerleşim yeri olan Küçükköy olarak duyurulan Gazi Mahallesi hep “o olaylı bölge” olarak bilindi. Belediye otobüslerinin bile girmediği mahallenin içine doğru sızmak için bir gedik açılmasını bekleyen inşaat firmalarına karşı Atatürk büstlü bentler örülüyor şimdilerde...

Aydın Engin yazdı: Devletin iki gözü birden kapalı

Sakinlerinin “Korkmuyor musun orada yaşamaya” sorusuna alıştığı Gazi Mahallesi, bugünlerde “kurtarılmış bölge” olmaktan çok kurtulunmak istenen bölgeye evriliyor. Çatışmalı ortamından dolayı asgari yaşam gereksinimleri dahi engellenen mahalleli biber gazlı, havai fişekli ve zaman zaman gerçek silahların konuştuğu olayların korkusuyla evinin camına dahi çıkamıyor. Mahallenin girişinde yükselen lüks rezidans ve alışveriş merkezi inşaatı adeta buraya doğru yaklaşan “kentsel dönüşümün” ayak sesleri. Konumu itibarıyla sermayenin iştahını kabartan mahalle yıllardır çatışmalarla tenhalaştırılmak isteniyor. Durumun vahim yanı ise mahalledeki radikal sol fraksiyonlar eylemleriyle (otobüs yakma, banka şubesi yangını gibi) bu değirmene su taşıyor.

Helikopterle uyanmak

Duvarlarını sol fraksiyonların sinirli sloganlarının süslediği Gazi Mahallesi’nde yaşayanların rutini haline geldi sabah 05.00 sularında helikopter sesiyle uyanmak. Hemen hemen her gün irili ufaklı grupların polisle çatışmasını polis helikopteri de yukarıdan takip ediyor. Evlerinde otururken slogan sesine alışan mahallelinin bu alışkanlığına şimdi de yakın mesafeden uçan helikopter sesi eklenmiş durumda.

AKBİL basmam

Mahalleye doğru çalışan toplu taşıma araçlarının çatışmalardan dolayı engellenmesi ve mahalleden hareket eden otobüslerin de çalışmaması mahallenin hüzünlü esaret kaderinin bir dışavurumu gibi. Burada yaşayanlara evlerine gelmek de evlerinden çıkmak da yasak. Mahallenin girişine kadar hizmet veren toplu taşıma araçlarında bu konu her akşam şoför ve yolcular arasındaki sözlü tartışmanın da konusu haline geldi. Hatta otobüse biner binmez şoförün “Gazi’ye girmez” ikazıyla karşılaşan yolcular bir sivil itaatsizlik eylemi olarak “Ben de AKBİL basmıyorum o zaman” diyor.

Polis göz yumuyor

Mahallede artan uyuşturucu kullanımından çok uyuşturucunun çıkış noktası olarak görülen karakolun yanı başındaki Adana Mahallesi’nde satılması tepki çekiyor. Mahalleli, polisin bu ticarete göz yumduğu ve bunun mahalleyi yozlaştırma aracı olarak kullanıldığı konusunda hemfikir. Diğer taraftan çocuğu ve yakını uyuşturucu kullanan ebeveynler mahallede etkili olan Halk Cephesi’ne başvurarak çocuğunu uyuşturucudan kurtarmasını istiyor. Uyuşturucuya karşı “savaş açtığını belirten” Halk Cephesi de “torbacı” diye tabir edilen uyuşturucu satıcılarını duvar yazıları ile teşhir ediyor.

Halk fırını

Güneydoğu Anadolu’da peşi sıra özyönetim ilan edilen bölgelere geçen ağustos ayında İstanbul’un göbeğindeki bu mahalle de katılmıştı. Gazi Halk İnisiyatifi isimli küçük bir grubun ilanının ardından önce sokak tabelaları değişti. Çeşitli olaylarda yaşamını yitiren simge kadınların isimleriyle değişen sokak tabelalarının ardından Halkın Esnafları Kooperatifleri isimli bir oluşum tarafından Halk Fırını kuruldu. “Emeğe zam yapılmadı, fiyatlar arttı” açıklamalarının kafaları karıştırdığı sıralarda açılan bu fırında ekmek 1 TL’ye satılıyor. Poğaça, simit, kurabiye, pide, pasta ve tatlının da satıldığı fırın.

da şimdilerde AVM-Otel-Rezidans projesi yükseliyor. Müjde! Bir de kurtarılmış AVM’miz olacak.

Gazi’de Gazi’yle direniş

Mahallenin girişinde 2007 yılında inşaatına başlanan konut projesi büyük inşaat firmalarının mahalleye gireceği korkusunu günyüzüne çıkardı. Mahallenin sosyo-ekonomik yapısıyla arasında büyük farkların olduğu konut projesinin sınır duvarına dayalı derme çatma gecekondular ise bu sosyo-ekonomik uçurumun vücut bulmuş hali. Sınır mahallesinde yaşayan halk konut projesinin kendilerini yutmaması için parlak bir de fikre imza atmış.

Konut projesinin sınır duvarının karşısına yaptıkları Atatürk büstünü Anıtlar Kurulu’ndan tescilletip projenin kendilerini yutmamasını sağlamışlar. 2007 yılında mahallenin girişinde inşaatına başlanan ancak ruhsatı usulsüz verildiği gerekçesiyle durdurulan AVM inşaatı bugünlerde canlanmış durumda. Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü tarafından Raylı Sistemli Üçüncü Boğaz Geçişi ve Çevreyolu Projesi güzargâhı olarak ayrılan alanda şimdilerde AVM-Otel-Rezidans projesi yükseliyor. Müjde! Bir de kurtarılmış AVM’miz olacak.

Cihangir'in ciğeri rant tehdidi altında