"Gerilim" Mutfakta

Seda Sayan kendinden çok şey katar programlarına, Gelinim Mutfakta'nın bir miktar eğlenceli olacağını ümit etmiştim; açıkçası eğlenceli değil.

22 Mayıs 2021 Cumartesi, 15:59
Abone Ol google-news

Şunda artık hemfikir olalım canımıniçi okuyucu, televizyon ve dizi ve eğlence dünyasını yazıyorum, "diziden başka yazacak şey bulamadın mı" diyerek yolladığınız e-postalara içerliyorum bu sebeple ama yine de sizler için bütün bir hafta boyunca, ortalama ikişer saatten tam on saat süren bir Gelinim Mutfakta maratonunu tamamlamış bulunuyorum. İzlemeyenler için, benim düştüğüm yanılgıya düşmeyesiniz diye bir uyarıda bulunayım; bu bir yemek programı değil. Tamam yemek pişirilip puanlama yapılıyor ama yemek yapımına dair en ufak bir bilgi içermiyor. Yemek programları müptelası olarak, sabah akşam izleyebilirim, bu sayede epey de yol katettim, şipşak lahmacun hamuru açabiliyor, kırk mantıyı olmasa da beş mantıyı bir kaşığa sığdırabiliyor, en önemlisi yemeklerime yorum katabiliyorum. Düne kadar sahanda yumurta yapmayı beceremeyen biri olarak iyi yoldayım anlayacağınız. 

Yine bir yemek programı olmasa da bir süre Yemekteyiz izlemişliğim vardı, eğlenceli geliyordu bana ama günbegün artan şiddet dozundan ödüm patlamıştı itifat edeyim, hayatta en korktuğum insan, saygısız insandır ve yarışmacıların hakaret içeren söylemlerinden ötürü, Sedacığımı çok sevmeme rağmen, vazgeçmiştim izlemekten.  

MUTFAKTA GERİLİM HAT SAFHADA

Seda Sayan kendinden çok şey katar programlarına, Gelinim Mutfakta'nın bir miktar eğlenceli olacağını ümit etmiştim; açıkçası eğlenceli değil. Seyirci takip ediyor ama, reytingleri iyi. Ne menem bir program dedim, Seda'nın kıyafetlerini, makyajını, ayakkabılarını dahi inceleyerek, satır satır not aldım. En güzel kıyafeti geçtiğimiz hafta giydiği beyaz elbiseydi, diz altınada biten vücuda oturan, nefis bir kostümdü.

Dört kayınvalide ve gelin yarışıyor programda, gencecik kızlar ve orta yaşın henüz başındaki kayınvalideler, memleketin dört bir yanından gelen yarışmacılar. Gönül isterdi ki, yemekleri yaparken sohbet eden gelinler izledikleri filmlerden, sevdikleri ressamlardan, okudukları kitaplardan falan bahsetsinler. İngiltere'de yayınlanan bir yemek programı var mesela bayılıyorum, nasıl tatlı sohbet ediyor yarışmacılar, nasıl birbirlerine yardım ediyorlar yarışma süresince anlatamam. Tamam o kıvama henüz gelmedik kabul, fakat tartışmalar ve laf sokuşturmalar sonunda zaman zaman Seda Sayan da hayretle söylüyor "Bu gelinler aklımı aldı benim, korktum bunlardan" diye. 

Yine de evlatlarından, hayatlarından, yaşadıkları yerlerden, işlerinden güçlerinden bahsedebilirler değil mi? Ama format başka, bildiğin didişiyorlar program boyunca, öyle ki gerildim çoğu zaman. İnsan düşmanına etmez bu lafı diye düşündüğüm cümleyi, azıcık az puan alan gelin çatt diye söyleyiveriyor kayınvalidesine, hem de nasıl yüksek sesle "Yaşlandın sen, otur oturduğun yerde, yaktın beni anne"... 

Bırakın kayınvalideye terslenmeyi, söylenmeyi, her yemeğe Ayvalık zeytinyağını boca eden anneme "Bamya çok yağlı olmuş anneciğim" dediğimde gücenmiştir belki diye, "mıhhh pek güzel ama" diyerek ve ekmek bandıra bandıra yiyorum, misal. Kayınvalideme yanlış bir şey söylesem kahrolurum üzüntüden, benimki da öyle bir dünya...

Geçtiğimiz hafta sırasıyla hünkar beğendi, fırında biber dolması, pırasalı kiş, bedemli tavuk ve şambali pişirdiler. Nasıl yapıldığını öğrensek iyiydi ama maalesef dediğim gibi program formatı başka, gelinler yemek yaparken evlerinin ve kendilerinin güzelliğinden, eşyalarının ihtişamından, banyolarının büyüklüğünden, çocuklarına yaptıkları özel günlerde harcadıkları paradan falan konuşuyorlar. 

Birinin evinde yirmi ayrı yemek takımı varmış, yüzlerce bardak varmış, yedi ayrı çatal bıçak takımı varmış; çok ama çok ama çok acayip, bize "aman sakın söyleme saygısızlık olur, öyle denmez görgüsüz derler" diye ne kadar öğretikleri şey varsa ailelerimizin, tam tersine şahit oldum bir hafta boyunca.

CHUCKY'NİN GELİNİ MUTFAKTA! 

Neyse, o sırada kayınvalide odasında bekleyen teyzeler kendi aralarında, yine benzer şeyleri konuşuyorlar. Sonra sıra birbirlerini "gömmeye" geliyor, ekranda da bunu anlatmazlar herhalde diyorsunuz ki, ne özel ve mahrem konular açılıyor, şaşakalıyorsunuz. Gelininden borç isteyen kayınvalideye senet imzalatan gelin vardı mesela, evdeki banyoyu kayınvalidesi kullanmasın diye kilitleyen gelin vardı, Sedacığımın gözleri kocaman oluyor bu sohbetlerde, bakın işte ona güldüm. Mimikleri şahane. 

Ne yapsın kadın, ne desin yarışmacılara, jet sosyete olduğunu iddia eden Manisalı kızcağıza hafiften ayar verdi ama, "Gerçek jet sosyete kalmadı artık şekerim" diyerek. Ah çok komik bir şey daha anlatmam lazım, Manisalı kayınvalide mesir macunu getirmiş gelirken ve herkese ikram etti, kayınvalidenin biri şöyle dedi, "Benim ihtiyacım yok"... "Aa şifa niyetine al" dedi Manisalı teyze, "Hah şifa niyetineyse alayım" dedi diğer teyze. Çok güldüm, çok. 

Bir başka komik daha doğrusu eğlenceli bölüm de, kayınvalidelerin dört tabaktaki yiyecekleri tatması ama bu sırada kafalarının karışması, olmamış dedikleri yemeğe en yüksek puanı verip, aa bu güzel olmuş dedikleri tabağa en az puan vermeleri. Sonrası yine gerilim filmi gibi ama, hiddetlenen gelinlerin şarlaması, "sen nasıl bana düşük puan verirsin" diye kayınvalidenin üstüne yürümeler falan, aman aman... 

Yok yok bir gün gelecek bu program tatlı tatlı sohbet edilerek yapılacak, o haliyle yine en yüksek reytingi alacak ve Sedacığım gelinlerden korkmayarak yayın yapacak. 

Ya da iyice abartıp tam korku filmi gibi yapabilirler, Chucky'nin Gelini Mutfakta diye, ah bakın yeni format keşfettim... Gözünüzün öüne geldi mi, benim geldi, resmen "buluş" buldum, ah çok gülüyorum şu an. 

Vallahi Seda haklı, bugünün gelinlerinden korkmayan taş olur...