Hafter neden vazgeçilmez?

Özellikle malum medyamızın Libya’da Halife Hafter’in etkisinin azaldığı, Türkiye’nin çabaları sonucu artık “topal ördek” konumuna itilmiş bir figür olduğu haberleri gerçekleri yansıtmıyor. Çünkü Hafter, Libya’daki etkili aktörlerin büyük çoğunluğu için, son zamanlarda hâkim olduğu bölgeleri kaybetse de hâlâ işbirliğine ihtiyaç duyulan, liderliği üzerine planlar yapılan önemli bir isim olmayı sürdürüyor.

13 Temmuz 2020 Pazartesi, 06:00
Hafter neden vazgeçilmez?
Abone Ol google-news

Yakın bir tarihte, Hafter’e bağlı güçlerin Libya’nın kuzeybatısında gerçekleştirdiği ölümcül hava saldırılarını kınama konusunda BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) bir karar alamadığını anımsayalım.

BMGK’nin üyelerine yolladığı taslak kınama bildirisinin ABD tarafından engellendiğini hatırlamak da gerekir. Oysa BM Genel Sekreteri Antonio Guterres saldırıyı şiddetle kınamış, bunun bir “savaş suçu” olarak değerlendirilebileceğini bile açıklamıştı.

TERÖRLE MÜCADELE KARTI

O gün buna katılmayan ABD’nin bugün de tutumu farklı değil. Neden? Çünkü Hafter petrol açısından hayli zengin bir bölgede etkili. “Petrol Hilâli” olarak adlandırılan bölgedeki gücü yabana atılacak gibi değil. Bu nedenle ABD, Rusya ve Batı’nın koşulsuz desteğine sahip.

İkinci olarak, Libya’daki İslamcı yapılara, özellikle Müslüman Kardeşler’e olan kararlı karşıtlığı nedeniyle Mısır, Suudi Arabistan ve BAE’nin desteğini de kazanmış durumda. ABD Başkanı Donald Trump, Libya’ya ilgisizliğini (!) “terörle mücadele dışında bir şey olmamasına” bağlamıştı önceleri.

Ancak Hafter’i “terörizmle mücadele ile petrol kaynaklarını güvence altına alma konusundaki çabaları” için sık sık öven de odur. Dahası, Hafter’in Trablus hükümetine karşı askeri operasyonuna bile dolaylı destek vermişti Trump.

Trump’ın bu tutumunun Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah Sisi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve BAE yetkilileriyle yaptığı bir dizi görüşmeden sonra gelmesi dikkat çekiciydi.

Burada Hafter yanlısı geniş bir blok olduğu görülüyor. Fransa’nın Libya’daki pozisyonu da belirsizmiş gibi görünmesine karşın, bu “pozisyonu” en iyi değerlendiren BM destekli, Türkiye’nin de tanıdığı hükümetin Başbakanı Sarraj oldu. Fransa’yı “çatışmanın iki tarafında ikili oynamakla” suçladı ki, doğruluk payı var.

Sarraj hükümetini destekleyen ancak BM’den Hafter aleyhine karar çıkmasını engelleyen bir Fransa var ortada. Bu ülke, ikili tutumuna rağmen Hafter ile sıkı bağlarını sürdürmekten çekinmiyor. Hafter’i hem petrol bölgelerinin güvenliği için hem de İslamcılara karşı mücadelesindeki kararlılığı yüzünden desteklemekte.

Hafter’le ilişkisinin iyiliği Fransa’nın Mısır, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini de güçlendirdi bu arada. “Hiçbir şekilde Libya’daki çatışmalarda taraf olmayacağını” açıklamasına rağmen Rusya’nın da Hafter güçlerinin durdurulmasını içeren BM çağrısına imza vermediğini anımsatarak belirtelim ki Hafter Rusya için de “vazgeçilmez” bir figür.

2017’de Rusya’nın ünlü uçak gemisi Kuznetsov’da ağırlanması sembolik açıdan hayli önemli bir destek gösterisiydi. Yakın zamanda Moskova’ya da ziyaretler gerçekleştirdi Hafter. Öyle ki Rusya, ateşkes görüşmelerinde Hafter’in nasıl tutum alacağını, onun sözcüsüymüş gibi açıkladı zaman zaman.

RUSYA FAKTÖRÜ

Ortadoğu’da çatışan güçler Libya’da da aynı konumdalar. (Rusya ile Türkiye’nin Suriye’deki kırılgan ve kapsamı dar işbirliğini bunun dışında tutuyorum). Ancak kimi tuhaf görüntüler de var. Örneğin Türkiye ve Cezayir Sarraj hükümetini destekliyor. Ama Mısır’la birlikte Cezayir, Rusya’dan en çok silah alan ülke.

Cezayir, Rusya’nın desteğini kazanmış Hafter’e ne kadar karşı çıkabilir? Müslüman Kardeşler karşıtlığı nedeniyle Suudi Arabistan ile Mısır’ın kesin desteğine sahip Hafter’in Trablus’taki hükümeti alaşağı edip iktidarını sağlamlaştırması, Libya’nın başta petrol olmak üzere doğal zenginliğinin “istenmeyen güçlerin” eline geçmesine engel birçok aktör açısından.

Dolayısıyla Hafter, Müslüman Kardeşler karşıtlığıyla Mısır, Suudi Arabistan ve BAE, aynı karşıtlık nedeniyle olduğu kadar petrol bölgelerindeki hâkimiyetinden ötürü de Batı’nın ve ABD ile Rusya’nın desteğinden asla mahrum kalmayacak bir figür.

O nedenle Libya’nın bugününde olduğu kadar yarınında da olacağı kesin olan Hafter için “Bitti, etkisi kalmadı” gibi yorumlar gerçeği yansıtmıyor pek.