Hâkimiyet pazarlığa tabi

Bürokratlarını HSYK’ye sokamayan iktidar, milliyetçi ve sosyal demokrat üyelerin oylarına muhtaç.

13 Ekim 2014 Pazartesi, 23:05
Abone Ol google-news

Yargının kilidini açmada anahtar konumunda olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimlerini kazanan hükümet, sadece genel kurulda değil, HSYK’nin üç dairesinde de tam hâkimiyet kuracak. Ancak bu hâkimiyet, milliyetçiler ve sosyal demokratlarla HSYK’de oluşturulan “Yargıda Birlik”in bozulmamasına bağlı. Bunun için de iktidarın, bu iki grubun kadro taleplerini yerine getirmesigerekiyor. Yani iktidarın istediğini elde etmesi pazarlığa tabi. Diğer yandan hâkim ve savcıların Yargıda Birlik Platformu (YBP) listesinde yer alan bürokrat kökenli iki ismi seçmeyerek kurula sokmaması mesaj olarak yorumlandı. Sonuçlar, cemaatin adli ve idari yargıda yaklaşık 5 bin kişilik gücünün de olduğunu gösterdi. En olumsuz sonuçlardan biri ise 9 kadın adaydan hiçbirinin kazanmaması oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da atamazsa, HSYK’de hiçbir kadın üye yer almayacak.

Hükümetin desteklediği YBP’nin zaferiyle sonuçlanan HSYK seçim sonuçlarında dikkat çeken ayrıntılar şöyle:

Üç dairede de tam hâkimiyet:

YBP’nin önceki gün adli ve idari yargıdaki HSYK seçiminde 8 üye çıkarması, 22 üyeli kuruldaki gücünü 15’e çıkmasını sağladı. İktidar, bu yola çıkarken sadece salt çoğunluk olan 12 rakamına ulaşmayı ve genel kuruldan istediği kararları çıkarmayı istiyordu. Ancak şimdi 15 rakamına ulaşan hükümet HSYK’nin üç dairesinde de çoğunluğu elde etti. Bu sayede hükümet, genel kurul eliyle HSYK Başkanvekili ile daire başkanlarını belirleyecek, Adalet Bakanlığı’nın, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlayacak. Ayrıca genel kurul, Yargıtay ve Danıştay’a üye seçecek. Şu an görev süresi devam eden HSYK’de hükümet sadece birinci dairede istediği kararları çıkarıyor, İkinci ve Üçüncü Daire’lerde ise sonuç alamıyordu. Özellikle 3. daireden hakim ve savcılarla ilgili inceleme talepleri sürekli geri dönüyordu. Ancak iktidar, yeni HSYK üyeleriyle bu iki dairede  çoğunluğu elde ediyor.

Milliyetçi ve sosyal demokratlara kadro: İktidarın HSYK’deki bu dairelerden istediği kararları çıkarması, 4 yıl boyunca “Yargıda Birlik” ittifakının çökmemesine bağlı. Çünkü seçimi kazanan 8 üyeden 4’ü milliyetçi, 2’si ise sosyal demokrat. Danıştay ve Yargıtay’dan da HSYK’ye 1 ülkücü, 2 sosyal demokrat seçilmişti. Bu nedenle iktidarın, HSYK’de ittifakı korumak için bu iki grubun isimlerinin adaylarının kadro taleplerini de karşılayacağı öğrenildi. Bu konuda iktidar ile sıkı pazarlıklar yapılacak. Özellikle başsavcılık, başsavcı vekilliği, unvanlı  görevler, mahkeme başkanlıkları gibi üst düzey görevlere daha çok sosyal demokrat ve milliyetçi hâkim ve savcının atanabileceği konuşuluyor. Yine Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk gibi soruşturmaları yapan savcılar hakkındaki incelemeler ve bu davaların geleceği
de ittifakın ortak kararı ile şekillenecek.

Bürokratlar kurula giremedi: Hükümetin desteklediği YBP listesinde bürokrat kökenli isimlerden Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Selahattin Menteş ve HSYK Genel Sekreteri ve eski Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Bilgin Başaran da adaydı. Ancak adli yargıda yapılan seçim sonucu Menteş, ancak yedek üye olabilirken, Başaran ise 13. sırada yer aldı. Bu durum hâkim ve savcıların HSYK’de bürokrat kökenli isim istemediği yorumlarına neden oldu. Aynı şekilde bir dönem Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü yapan İbrahim Okur’un da sadece 821 oy alması bu mesajı güçlendirdi. HSYK’den görev alan ve yeniden aday olan 4 isimden sadece Halil Koç’un seçilmesi, hâkim ve savcıların kurulu cezalandırdığı şeklinde yorumlandı.

Ergenekon’dan dinlenen yargıç 1. oldu: Adli yargıda yapılan seçimlerde 5 bin 836 oy alarak birinci olan Balıkesir Cumhuriyet Başsavcısı Metin Yandırmaz, 2008’de telefonları “Ergenekon terör örgütü üyesi” iddiasıyla dinlenen 21 yargı mensubu arasında yer alıyordu. Sonuçlar, yargının üçe bölündüğünü ortaya koydu. Hükümetin desteklediği YBP’nin adayları 5 bin 836 ile 4 bin 499 arasında oy aldı. YARSAV ve Yargıçlar Sendikası’nın listesindeki adaylara ise 2 bin 78 ile 886 arasında oy çıktı.

Cemaatin aktif  gücü

HSYK seçim süreci boyunca cemaatin yargıdaki gücünün ne kadar olduğu hep tartışma konusu olmuştu. Cemaatin desteklediği bağımsızlar listesinin aldığı oy oranı adli yargıda 5 bin 302 ile 4 bin 499 arasında değişti. İdari yargıda ise bu listenin adayları en fazla 735 oy aldı. İkisinin toplamı 6 bin ediyor. Ancak bu listeye hükümete tepki olarak bazı hâkim ve savcıların da oy verdiği düşünüldüğünde cemaatin aktif gücünün ortalama 5 bin olduğu sonucu çıkıyor.