Hedef CHP

Sınırlarımızın dibinde yaşananlar nedeniyle “taşere edilmiş eylemlere” son yıllarda aşina olmuştuk. Vekâlet savaşları... Vekâletlerin aşamaları öyle çok ki, gerçek aktöre ulaşmak neredeyse imkânsız hale gelmişti. Benzer gelişmeleri iç siyasette yaşamaya başladık. “Bir CHP’li Saray’ı ziyaret ederek liderlik yarışında destek istedi ve aldı.” Haber buydu ve haberi verenin kaynağı da yine bir gazeteci. Bize öğretilen; muhabir, haber koşullarını taşıyan bilgiyi yazar, başka bir gazeteciye aktarmaz.

24 Kasım 2019 Pazar, 02:00
Hedef CHP
Abone Ol google-news

Birkaç ay geriye gidelim ve yerel seçimlerden sonra ne olduğuna bakalım. Ankara, İstanbul, Antalya, Adana, Mersin büyükşehir belediyeleri seçimlerde el değiştirdi, CHP’ye geçti. Peki, geçti de ne oldu? Çok şey oldu. Belediyelerde daha önce yapılan savurganlıklar ortaya saçıldı ve savurganlığa dur denildi. 

İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, Adana’da Zeydan Karalar, Mersin’de Vahap Seçer yüzlerce milyon liralık tasarruf sağladılar. Karalar, Adana Büyükşehir Belediyesi’ni 7 ayda toparladı. Vahap Seçer, günün her saati, ya belediye meclisinde ya da alanda çalışıyor. Ankara, İstanbul herkesin gözü önünde... Bir Bornova Belediyesi var ki yaptıkları başkentten bile duyuluyor.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bu gelişmeleri İzmir’deki belediye başkanları toplantısının açılışında açıkladı. Ancak bu açıklamalardan önce “Saray’dan destek alan CHP’li” tartışmaları başlatılmıştı. Bu gelişmelerin olacağı tahmin ediliyordu. CHP, son çeyrek yüzyılın en iyi pozisyonundaydı. En başta Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, tahminin ötesinde olacakları biliyordu. İsim ve makam vererek bizzat partisine müdahale edileceğini birkaç ay önce dile getirmişti.

Beklenen, bilinen, görülen operasyon göz göre göre geldi, dahası da gelecek gibi...

CHP parti tabanı başarıya aç ve iktidarı istiyor. Mahallelerde başlayan, ilçe, il ve ardından kurultayla sonuçlanacak sürecin ne kadar sakin, uyumlu tamamlanmasının önemi ortada. 

CHP’liler olası erken ve normal seçime engelleri aşarak, bütünlüğü koruyarak girmenin önemini vurguluyor. Ağırlıklı görüş ise “Gün, birbirine düşmenin değil, operasyonları sonuçsuz bırakma günü...”