Hukukçular, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı'nı değerlendirdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye en fazla eleştirilerin yöneltildiği alanlardan biri olan insan hakları konusunda yeni düzenlemeleri açıkladı. “Plan 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyet içeriyor” diyen Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı'nın “dilek ve temenni belgesi” olmadığını söyledi. Peki yeni açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı uygulamaya koyulabilecek mi? Hukukçular konuyla ilgili Cumhuriyet’e konuştu.

02 Mart 2021 Salı, 19:10
Hukukçular, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı'nı değerlendirdi
Abone Ol google-news

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye en fazla eleştirilerin yöneltildiği alanlardan biri olan insan hakları konusunda yeni düzenlemeleri açıkladı.

Adalet Bakanlığı tarafından "Özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye" vizyonuyla hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planı uzun süredir gündem konusuydu. Son yıllarda hak ve özgürlükler konusu ise Türkiye'nin en fazla eleştiriye maruz kaldığı alanların başında geliyordu. İnsan Hakları Eylem Planı uzun süredir iktidar cephesi tarafından, “Cumhuriyet'in 100. yılına girmeye hazırlanan Türkiye'nin temel politika belgesi” diye tanımlanıyordu.

“DİLEK VE TEMENNİDEN İBARET OLMAYACAK” DEDİ

Erdoğan, yeni Anayasa tartışmaları, adil yargılanma, ifade özgürlüğü ve hak ihlalleri gibi konularda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. “Plan 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyet içeriyor” diyen Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı'nın “Dilek ve temenni belgesi” olmadığını söyledi.

Peki yeni açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı uygulamaya koyulabilecek mi? Hukukçular konuyla ilgili Cumhuriyet’e konuştu.

TURGUT KAZAN: ERDOĞAN BENİ HEM KORKUTUYOR HEM GÜLDÜRÜYOR

Duayen hukukçu Turgut Kazan, Erdoğan’ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı için, Cumhuriyet’e açıklamalarda bulundu. Mevcut yasaların dahi uygulanmadığını belirten Turgut Kazan, “Erdoğan’ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı beni hem güldürüyor hem korkutuyor. Gülüyorum çünkü açıklanan her şey Anayasa’da mevcut. Korkuyorum çünkü reform türküsü söyleyenlerin ne yaptığını görüyoruz” dedi.

Turgut Kazan’ın açıklamaları şöyle:

“Hukuk bir değerler bütünüdür temel değerleri topluma kazandıranlar da korkusuz insanlardır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı beni hem güldürüyor hem korkutuyor. Gülüyorum çünkü açıklananlar Anayasa’da mevcut. Korkuyorum çünkü reform türküsü söyleyenlerin ne yaptığını görüyoruz. Sürekli yargı reformu, insan hakları, ifade özgürlüğü konularına dair sözler veriliyor fakat uygulamaya bakacak olursak bu sözlerin hiçbiri gerçekleştirilmiyor. Erdoğan’ın açıklaması sonrasında yurt dışındaki sermaye ‘Güzel açıklama’ demiştir fakat gerçek bundan ibaret değil.

Bizim Anayasamız temel haklar bakımından gayet iyi. Fakat toplantı ve gösteri hakkı bile bu ülkede uygulanmıyor. Birçok batı ülkesiyle yarışır durumda. Fakat ülkemizde hukukun temel ilkelerini korunacağına dair bir güvencemiz yok. Yargı bağımsız değil, birileri ne derse onu yapıyor. Fakat Anayasa’da yazana göre hareket edilse bu açıklamaların hiçbirine gerek kalmaz.”

SON 12 YIL KUMPASLARLA GEÇTİ

Cumhuriyet’e açıklamalarda bulunan Avukat Serkan Günel, İnsan Hakları Eylem Planı’nın somut yansımalarını görmeden tatmin olabilmenin mümkün olmadığını dile getirdi. Ergenekon kumpasının mağdur avukatlarından Günel, “AKP yönetiminde geçen son 20 yıllık dönemin özellikle son 12 yılı malum kumpas davalarından başlayarak hiç de iyi örnekler bulunmamaktadır” dedi.

Avukat Serkan Günel’in değerlendirmesi şöyle:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun zamandır beklenen insan hakları eylem planı açıklamalarını bugün herkes gibi basından takip edebildik. Ancak bunun öncesinde hazırlık olarak ne gibi çalışmalar yapıldı bu çalışmalara hangi kurumlar ve kişiler katkı sağladı bilemiyoruz. Lakin şu an salt içerik bakımından olumlu gelişmeler olduğunu söyleyebiliriz. 11 temel ilke bazında bir açıklama yapmak gerekirse Magna Carta’dan, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesi’ne kadar yazılmış temel insan hakları metinlerinden bir uyarlama yapıldığını söyleyebiliriz. Bu hak ve ilkeler soyut ifadeler olup bunların somut yansımalarını görmeden tatmin olabilmek mümkün değildir. Bu anlamda AKP yönetiminde geçen 20 yıllık dönemin özellikle son 12 yılı malum kumpas davalarından başlayarak hiç de iyi bir örnekler bulunmamaktadır. Bununla beraber tutuklama tedbirini zorlaştırmaya ve itirazları daha ciddi değerlendirmeye ilişkin düzenlemeler ile kadına yönelik şiddete karşı alınan önlemlerin yakın zamanda sonuçlarını görmeyi umut ediyorum yine uzayan ve çözümsüz kalan yargılamalara ilişkin de kimi somut önlemlerin düzenleme kapsamında olduğunu görmekteyim. Ancak son olarak söylemek zorundayım ki geride kalan 20 yıllık adalet karnesi zayıflarla dolu olan bir yönetimin hem vatandaşlarını hem asıl hedefi olduğunu düşündüğüm yurt dışından gelecek yatırımları etkileyebilmek için öncelikle şu anki mevcut yasa ve mahkeme kararlarını herkesin malumu olan yargılamalarda uygulaması gerektiğini ancak böylelikle reformlar için de güven verebileceğini belirtmek isterim.”

TEMEL SORUN YARGI BAĞIMSIZLIĞI

Türk Ceza Hukuku Derneği Başkan Yardımcısı Avukat Kazım Yiğit Akalın, açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı’nın “Olumlu” olduğunu fakat maddelerin uygulanacağına yönelik şüphelerinin bulunduğunu dile getirdi. Ergenekon kumpasının bir diğer mağdur avukatlarından Yiğit Akalın, hali hazırda Türk yargısında “Uygulama” sorununun olduğunu, Anayasa’da yer alan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının dahi uygulanmadığını belirtti.

Yiğit Akalın şöyle konuştu

“Sayın Cumhurbaşkanı yaklaşık bir buçuk ay önce Berat Albayrak’ın istifasının ardından ekonomik reformla birlikte yargı reformunu da gündeme getirdi. Öyle bir algı oluştu ki ‘devrim’ denebilecek değişiklikler ve yargının sorunlarını giderebilecek düzenlemeler olacağını düşündük. Son iki üç yıldır kademe kademe yapılacak belli yargı paketi içerisindeki bir pakettir bu. Dünden bugüne dönüşen ve çok hızlı gelişen bir reform mantığıyla değil de uzun zamandır çalışması yapılan paketlerin bütününü bir parçası bu. Elbette olumlu birçok düzenleme var ama yargının toplum nezdinde eleştiriye maruz kaldığı hususları bertaraf edecek bir içerik göremedik. Olumlu onlarca düzenleme olduğu görülüyor ancak örnek olarak tutuklama maddesine ilişkin olarak bugüne kadar bu iktidar döneminde o kadar değişiklik yapıldı ama yine de uygulanmadı. Madde olarak bizim düzenlemelerimiz makul ve iyi. Ama uygulamada gereği yerine getirilmiyor.

Örnek olarak toplantı ve gösteri yürüyüşü çok açık. Şiddet içermeyen her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşü serbest. Ancak bu madde hiçbir zaman uygulanmıyor. Hem Anayasa hem AİHM’den ihlal kararları çıkıyor mağdurlara ilişkin. Bu ihlal kararlarına rağmen yine hiçbir şey değişmiyor. Vatandaş yasanın verdiği hakkı kullanamıyor. Bütün sıkıntı uygulamada. Biz her zaman söylüyoruz, yargının temel sorunu yargı bağımsızlığıdır. Yargı bağımsızlığı hak ettiği seviyeye gelmediği sürece diğer yapılacak düzenlemeler çok yararlı olmayacaktır. Uygulamadaki sıkıntıların giderilmesi yargı bağımsızlığına bağlıdır. Şu anda buna ilişkin bir düzenleme olmadı. Başta söylediğim gibi açıklanan düzenleme elbette olumlu fakat uygulamada durum böyle değil.”

EYLEM PLANINDA NELER YER ALDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet Bakanlığı tarafından "Özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye" vizyonuyla hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planı'nı açıklamıştı. 

Erdoğan'ın açıkladığı planda dikkat çeken maddeler ise şöyleydi:

"1- İnsan, doğuştan sahip olduğu vazgeçilmez haklarıyla yaşar. Devletin temel amaç ve görevi, bu hakları korumak ve geliştirmektir.

2- İnsan onuru, bütün hakların özü olarak hukukun etkin koruması altındadır.

3- Dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebepler temelinde hiçbir ayrımcılık söz konusu olmaksızın herkes hukuk önünde eşittir.

4- Kamu hizmetinin herkese eşit, tarafsız ve dürüst biçimde sunulması, bütün yönetsel faaliyetlerin temel özelliğidir.

5- Mevzuat, tereddüt doğurmayacak şekilde açık, net, anlaşılır ve öngörülebilir kurallar içerir, kamu otoriteleri bu kuralları hukuk güvenliği ilkesinden ödün vermeden hayata geçirir.

6- Sözleşme özgürlüğüne, hukuki güvenlik ilkesi ve kazanılmış hakların korunması prensibine aykırı olarak hiçbir şekilde müdahale edilemez.

7- Devlet, girişim ve çalışma hürriyetini rekabete dayalı serbest piyasa kuralları ile sosyal devlet ilkesi çerçevesinde korur ve geliştirir.

8- Adli ve idari işleyiş; masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkelerini koruyan, gözeten ve güçlendiren bir yaklaşımı merkezine alır.

9- Hiç kimse, başkalarının kişilik haklarına saygı göstermek suretiyle yaptığı eleştirisi veya düşünce açıklaması nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.

10- Bağımsız ve tarafsız yargı ile korunan hukuk devleti, hak ve özgürlükler ile adaletin teminatı olarak her alanda tahkim edilir.

11- Haklarının ihlal edildiğini iddia eden herkes, etkili kanun yollarına zahmetsiz şekilde erişebilmelidir. Adalete erişim, hak ve özgürlüklere saygının merkezindedir."