
Muhalefet partileri, geçen hafta TBMM Genel Kurulu’nda iç güvenlik paketinin görüşmelerini engelleyebilmek için her yolu denedi. Bugüne kadar ağırlıklı olarak iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında yaşanan “sataşma” gerekçesiyle söz alma hakkını, bu kez muhalefet milletvekilleri birbirlerine sataşarak kullandı. Tutanak düzeltme istemi de muhalefetin en sık kullandığı taktiklerden biriydi. HDP’li Sebahat Tuncel, bir önceki birleşimde AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’a “Mustafa Delitaş” dediğini belirterek, bu ifadesinin tutanaklardan çıkarılmasını isterken gerekçesini de şöyle açıkladı:
“AKP hükümetinin çalışma koşullarını bu kadar yoğun yapması, aslında sağlıklı bir tartışma ortamının olmaması, sürekli kavga gürültünün olması, içtüzük ve hukukun sürekli ihlal edilmesi ister istemez dil sürçmesine de neden oluyor.”
MHP’li Erkan Akçay da bir önceki gün yaptığı konuşmada MHP’nin politikalarını ve ilkelerini ortaya koymaya çalışırken “bizim partimizin pergelinin sivri ucu” dediğini anımsatarak, tutanaktaki ifadesinin düzeltilmesini istedi: “Bunu ‘pergelimizin sivri ucu’ veya ‘partimizin pergelinin sivri ucu’ olarak değiştirme gereği duyuyorum.
Malumunuz, pergelin sivri ucu, Hazreti Mevlana’nın da ifade ettiği gibi hayatın, politikanın, anlayışın, zihniyetin merkezinin neresi olduğunu ifade eder.” HDP’li Hasip Kaplan, görüşmeler sırasında kullandığı “Çakallara lanet olsun” ifadesinin tutanaklardan çıkarılmasını istedi:
“Bir eleştiri yapılırken maksadı aşan bir durum olarak onu daha çok iki ayaklılar için düşündüğümüz bir kavram olarak geçiyor. Onun için onun çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Hayvan hakları savunucularını incittiğimi düşündüm.”
CHP’li Mustafa Moroğlu, AKP’li Recep Özel’le ilgili olarak “Recep Özel kardeşim” diye hitap ettiği ifadenin tutanaklardan çıkarılması talebinde bulundu. Moroğlu, nedenini ise şöyle açıkladı: “Recep Özel, yaptığı davranıştan ötürü özür dileyinceye kadar Recep Özel’e kardeşim denmesini doğru bulmuyorum.” Görüşmeler sırasında bazı milletvekilleri Trabzon’un kurtuluş yıldönümünü kutladı. Oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı da “Bir Trabzonlu olarak ben de payıma düşeni aldım, ayrıca teşekkür ederim” deyince, HDP’li Sırrı Süreyya Önder duruma tersten yaklaştı: “Bırakın düşman bayram etsin, sizden kurtuldu diye....”
TBMM personeline ‘tweet’ cezası
Gezi Direnişi’nin ardından hükümet sosyal medya sitelerini hedef tahtasına koyarken; kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan pek çok memura bugüne kadar sosyal medya siteleri üzerinden yaptığı paylaşımlardan ötürü soruşturma açıldı. MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri de TBMM Başkanlığı’na sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında ceza verilen personel bulunup bulunmadığını sordu. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut 2013 ve 2014 yıllarında sosyal medya siteleri üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle hakkında disiplin işlemi yapılan personel hakkındaki bilgileri açıkladı. Yakut’un verdiği bilgiye göre TBMM’de sosyal medya paylaşımları 2013 yılında 6, 2014 yılında da bir personelin başına dert oldu. TBMM Başkanlığı disiplin işlemlerinin şikâyet üzerine yapıldığını belirtirken, personeli şikâyet edenlerin 5’ini milletvekili, 2’sini de vatandaşlar oluşturdu.
2013 yılında “ilave yardımcı” unvanında TBMM’de görev yapan bir personel hakkında sosyal medya paylaşımları nedeniyle bir vatandaşın şikâyeti üzerine soruşturma açıldı. Soruşturmanın konusunu, bir belediye başkanı ve bir milletvekiline karşı saldırgan bir tutum sergileyerek hakaret ve tehdit ettiği suçlaması oluştururken, soruşturma kapsamında ilgili personele 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması ve aylıktan kesme cezası uygulandı.
2014 yılında da danışman kadrosunda çalışan 5 personel ve “dağıtıcı” unvanıyla görev yapan başka bir personel hakkında da sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturma açıldı. Soruşturmanın konusunu Twitter hesabı üzerinden Başbakan’a ve milletvekillerine hakaret içeren ifadelerin kullanılması oluştururken, soruşturma kapsamında danışmanlara uyarma ve kınama cezaları verildi. TBMM’de dağıtıcı olarak görev yapan personel hakkında da sosyal paylaşım sitesi Instagram üzerinden kıyafet satışı yapması nedeniyle soruşturma açılırken, soruşturmanın ardından ilgili personele herhangi bir ceza verilmedi.