İki ayrı davaya kopya suçlama

İstanbul'da beraatla sonuçlanan, İzmir'de ise nisan ayında başlayan iki ayrı "gizli bilgi ve belge bulundurma" davasının iddianamelerindeki bazı ifadelerin tıpa tıp aynı oluşu şaşkınlık yarattı.

18 Mayıs 2013 Cumartesi, 08:23
Abone Ol google-news

İzmir merkezli yürütülen devlete ait gizli bilgileri ele geçirme davasının iddianamesinde yer alan bazı ifadelerle, İstanbul’da görülen gizli belgeleri temin etme davasının iddianamesindeki bazı ifadelerin, neredeyse tıpatıp aynı olduğu ortaya çıktı.
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın iddianamesi 250 sayfa olurken, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde halen görülmekte olan davanın iddianamesi 1937 sayfadan oluştu. İstanbul’daki davada sanıkların tümü “fuhuş” ve “casusluk” suçlamalarından beraat etmişti.

İstanbul Belge Temin Etme Davası’nın iddianamesinde, “DSH semineri 2008 konu no 3.ppt” vurgusu yer alırken aynı satırlar, İzmir merkezli yürütülen gizli belgeleri temin etme davasının iddianamesinde de bulunuyor. İstanbul merkezli davanın iddianamesinde söz konusu satırlar, “Askeri bilgilerin yer aldığı gizli ibareli DSH konu no 3.ppp isimli powerpoint sunum dosyasının olduğu anlaşılmıştır” vurgusu içerisinde geçiyor. Aynı satırlar İzmir merkezli davanın iddianamesinde, “Söz konusu arşiv dosyası içerisinde DSH semineri 2008 konu no 3.ppt dosyasının bulunduğu, şifreli olduğu tespit edilmiş, şifresi bilinemediği için açılamamıştır. Çalışmalar devam etmektedir” biçiminde yer alıyor.

Aynı isim


Sadık Tuna ismi, her iki davanın da iddianamesinde de bulunuyor. Anılan isim, İstanbul’daki iddianamede, “İzmir’den Sadık Tuna Astsubay’ın gönderdikleri isimli klasör içerisinde 3 adet jpg. dosyası bulunduğu...” vurgusu içerisinde geçiyor. Aynı isim İzmir’deki iddianamede de, “Yukarıda özellikleri yazılı bulunan Sadık Tuna’nın ajandası 1 jpg.”, “Sadık Tuna’nın ajandası 2. jpg.” ve “Sadık Tuna’nın ajandası 3. jpg resim dosyası incelendiğinde...” ifadelerinde yer alıyor.

Ebru Sanver ismi de her iki iddianamede de yer alıyor. İstanbul merkezli belge temin etme davasının iddianamesinde, “Mücahit Şişli Oğlu Amiralden Şafak Yürekli Albay aracılığıyla gelen Ebru Sanver hanımefendinin özel şiparişi” ifadesinde yer alan Ebru Sanver ismi, İzmir’deki davanın iddianamesinde, “Öncelikle Ebru Sanver Hanımefendi ulusal ve uluslararası çapta çok önemli ve özel bağlantıları olan, politik ve siyasi yönü kuvvetli, ulusal ve uluslararası güç odakları, politik ve finans merkezleri ile eşgüdümlü çalışabilen özel bir kişidir” vurgusunda yer alıyor.

Ferdi Arıcı ismi de her iki iddianamede bulunuyor. İstanbul’daki davanın iddianamesinde, “Bir kayıt cihazıyla bir bayan ve erkek şahsa ait görüntülerin yer aldığı, görüntüdeki erkek şahsın Ferdi Arıcı olduğu ...” vurgusu bulunurken İzmir’deki davanın iddianamesinde bu isim, şu biçimde geçiyor: “Yukarıda adı ve özellikleri belirtilen Ferdi Arıcı dho öğrenci 37 nolu kayıt.avi isimli video dosyası incelendiğinde söz konusu video dosyasında bir erkek ve bir bayana ait müstehcen cinsel içerikli görüntülerin yer aldığı tespit edilmiştir.”

Vakfın amacı


Her iki iddianamede de adı geçen Ebru Sanver, 500. Yıl Vakfı’nın etkin isimleri arasında yer alıyor.

500. Yıl Vakfı’nın amacı şu ifadelerle anlatılıyor: “Din ve vicdan hürriyetini korumak için bağnazlık ortamından kaçarak Türk toprağını vatan seçen Musevilere kucak açan Türk Milleti’nin insancıl yaklaşımını en geniş şekilde yurtiçinde ve yurtdışına duyurmak ve Musevi yurttaşlarımızın şükran ifadelerinin açıklanmasına yardımcı olmaktır.”

Avukat Güleşen: Davalar ayrı, senaryo aynı


İzmir’deki dosya kapsamında müvekkili bulunan Kocaeli Barosu’ndan avukat Nevzat Güleşen, iki ayrı davada suç unsuru olarak kabul edilen dokümanların bazılarının benzer olduğunu söyleyerek, “Ortada bir sürü sahtekârlık var” dedi. Avukat Güleşen, İstanbul’dakiyle İzmir’deki davaların ayrı olmalarına karşın, senaryolarının aynı olduğuna dikkat çekerek, “İddianamelerde yer alan ifadelerin bir kısmı benzer. Suç unsuru sayılan dokümanlar hem İstanbul’daki davada hem İzmir’deki davada benzerlik içeriyor. Şaşırtan bir benzerlik söz konusu. Ortada bir sürü sahtekârlık var ama bu sahtekârlıkları mahkeme huzurunda ortaya koyacağız” diye konuştu.