İsveç’te ödül, yalnız insanların filmine

43. Göteburgh Film Festivali yapılan törenle sona erdi. Dag Johan Haugerud’ın yönettiği “Çocuklar/Beware of Children” en iyi film ödülünü kazandı.

05 Şubat 2020 Çarşamba, 02:00
Abone Ol google-news

İsveç’in genelinde hava sıcaklığı mevsim normallerinin hayli üstünde, dünyanın dört bir yanından Göteburg’a gelen filmlerin derdi büyük olunca iki sinema arası açık hava kahve sohbetleri de hararetliydi, 10 gün süresince 450 film seyirciyle buluştu. Kuzey cenahının en büyük sinema etkinliklerinden birisi olan 43. Göteburgh Film Festivali’nde en iyi film ödülünü ise iki yeniyetme öğrenci arasındaki sıradan bir tartışma sonrası yaşanan trajedi üzerinden iletişimsizliğimizi anlatan Norveç filmi “Çocuklar/Beware of Children” kazandı. Film, oğlu ölen sağcı bir politikacı ile onun kazara ölümüne yol açan kız çocuğunun solcu ailesini karşı karşıya getiren entrikasıyla ilk anda müthiş klişe gibi gelen bir mevzuyu ustalıkla dallandırıp budaklandırıyor. Yazar ve aktivist Dag Johan Haugerud’un yönettiği “Çocuklar” trajik kazadan sonra yetişkinlerin dünyasına dalarak okul müdürü, öğretmen, anne ve babalar arasındaki ilişkiler yumağını son derece konuşkan bir sinemayla düğümlüyor. Jüri başkanı olan Fransız kadın sinemacı Mia Hansen-Love’ın dediği gibi insan ilişkilerine hassas ve incelikli yaklaşımının yanı sıra ikircikli bakışımızı da açık ediyor. Geçen yıl Altın Portakal Film Festivali’nde de gösterilen filmin başrolündeki Henriette Steenstrup de en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandığını belirtelim. 24 Ocak-3 Şubat tarihleri arasında düzenlenen ve ana yarışmasını Nordik Filmleri arasından oluşturan Göteburg, en iyi filme verdiği bir milyon İsveç kronu yani yaklaşık 105 bin ABD doları devasa desteğiyle de dünya festivalleri arasında en büyük para ödülünü vermesiyle öne çıkıyor. Gelişmiş ülkelerden oluşan Kuzey cenahında belli ki “mükemmel” görünen sistemin dahi bireyi yalnız bıraktığı veya bireylerin kendi kişisel açmazlarında kilitlediği, çevre baskısıyla kendini ifade edemediği durumlar muhtelif. Yarışma filmleri arasında dansçı bir genç kızın inanç karmaşası “Disco” ve boşanma aşamasında çocuklarına tutunmaya çalışan kadın “Charter” misali sorunların çözmsüz kaldığı haller az değil. Kendini “oynayarak” meta bir gerçeklikle Parkinson hastalığının sürecini paylaşan İsveçli müzisyenin adını alan “Uje” ise hiç duygu sömürüsüne düşmeyen hassasiyetiyle hem “Seyirci” hem de “Uluslararası Flm Eleştirmenleri (FIPRESCI)” ödüllerini kazanmayı başardı. 

TÜRK TEMSİLCİLER

Festivalde elbette Türkiye’den ödüllü filmler de eksik değildi ve dört ayrı yapımın Göteburg’daki gösterimlerinde ilgi büyüktü. Ali Özel’in Altın Portakal Film Festivali galibi “Bozkır” ve Orçun Berhram’ın “Bina” adlı filmleri seyirciyle buluştu. Adana Altın Koza Film Festivali’nin en iyi filmi seçilen “Nuh Tepesi” ve Pelin Esmer’in Yılmaz Güney Ödüllü “Kraliçe Lear” adlı filmleri de seyirciden büyük alkış aldı. Bu yıl festivalin Onur Ödülü ise İsveçli usta oyuncu Stellan Skarsgard’a verildi.