Kadına tecavüz mitolojide de dinde de normalleştirilmiştir

“Bombshell”i izledim. Amerikan Fox televizyonunun kadın düşmanı, tecavüzcü yöneticilerine karşı üç gazetecinin mücadelesini anlatıyor. Film beni Hammurabi’ye, Yunan Mitolojisi'ne ve Montaigne'e götürdü...

25 Mayıs 2021 Salı, 12:57
Abone Ol google-news

Gündüz işlerimi hallettikten sonra gece en az iki filmim vardır. Çok yorgun olduğum anlarda bile mutlaka bir film izlerim. Seviyorum.

Netflix’te "Bombshell"i izledim. Haberciliğin yüz karası Amerikan Fox televizyonunun kadın düşmanı, cinsiyetçi, nihayet tecavüzcü yöneticilerine karşı, onların tacizine uğramış yürekli üç kadının verdiği mücadeleyi anlatıyor. O lanet yöneticiler işlerini kaybediyor sonunda. Yaşanmış bir olaydı bu, anımsarım. Filmde Charlize Theron, Nicole Kidman, Margot Robbie’nin canlandırdığı kadın gazeteciler gerçek kişiler.

Sessiz kalmayıp tacizi duyurmakla sanki bir suç işlemişler gibi kariyerlerini kaybedecekleri korkusunu duymalarına rağmen, yine de bunu göze alıp ortaya atılan kadınlardı. Son derece akıllı, iyi eğitimli, entelektüel kadınlar. Ayrıca çok da güzeller elbette... Eğitim, akıl, zekâ, bu niteliklere sahip kadınları, kendi seviyelerine asla erişemeyecek berbat erkeklerin hedefi yapıyor her seferinde.

ANTİK CEZA YASASINDA VAR

Binlerce yıldır böyle bu. Kadına tacizin de uzun bir geçmişi var. Lisedeyken, şu Hammurabi Kanunu’larından söz edildiğinde dalgamızı geçerdik, “yufka abi” diye... Büyüdük, kafamız basmaya başladı, ne mutlu ki Marksist de olduk. O zaman neymiş şu kanunlar diye yeniden okumaya başlayınca kanunlarda cezası olan her suçun elbette yaşanmış olduğunu kavradık.

Şöyle anlatayım, ben kalktım kırk yaşında, bedelli askerlik yaptım. Geçmek bilmeyen çok uzun bir süreydi: 28 gün. Elimize bir kâğıt tutuşturdular, saklarım, 39 maddeden oluşan bir tür yasak ya da emirname... Neler yok ki? “İçip içip elektrik direğinin tepesine çıkmak yasaktır” da vardı “Tornavidayla kulak karıştırmak yasak” da. Demek bunları yapanlar varmış... Benden çok sonra bedelli askerlik yapan bir arkadaşım “Bendeki kâğıtta 51 madde vardı” demişti. Demek ki sürekli artıyor bu tür tuhaf erat eylemi.

Hammurabi Kanunları da öyle. Deniyor ki maddelerinden birinde: “Evli bir kadın tecavüze uğrarsa faille birlikte paylaşır cezayı.” Son derece adaletsiz kuşku yok ama tecavüz o zaman da var demek ki. Dört bin yıl önce yani. Canım tabii ki olmaması mümkün değil biliyorum ama hani bizim çağ berbattır, öncesinde belki de olmamıştır diye inanmak isteriz ya, benimki de o hesap. Yani antik çağ, modern çağ fark etmiyor. Erkek alçaklığının tarihi değişime uğramadan son derece istikrarlı bir seyir izlemiş. Hammurabi Abi (kötü bir kelime şakası biliyorum) koymuş kanunlarına ceza olarak, her ne kadar kadını yine harcasa da.

MİTOLOJİK TANRILAR DA!

Şu Yunan mitolojisi, bayılırım. Çocuk bile yazmaz o hikâyeleri bugün ama dönemin insanlarının hayal gücü çocukçaymış ne yapalım? Bu yüzden zaten akıllı insanlardan biri Yunan mitolojisi için “insanlığın çocukluk evresi” der. Çok doğru.

İşte bu Yunan mitolojisinde bir sürü tanrı var, biliriz. Hepsinin elebaşı olan Zeus, son derece kepaze bir tanrıdır, bildiğin tecavüzcüdür. Ne kadar tanrıça varsa hepsine tecavüz etmiştir. Gerçi diğer tanrılar da öyledir, Poseidon örneğin. Athena’ya tecavüz etmişti, aklımda bu kadarı kalmış, şu Medusa olayı hani. Bu hikâyeleri uyduranlar tecavüz olgusundan haberdardılar haliyle. Madem hikâye yazdınız oraya bari koymayın.

MONTAIGNE DE AYIP ETMİŞTİR

Ev içi taciz, şiddet de öyle, domestik mi diyorduk, o işte. Eski Roma yasalarında kadın kocasının malı sayılıyordu. Bu, adamın karısını istediği kadar dövebileceği hatta öldürebileceği anlamına geliyordu. Hakkıydı bu yasaya göre. Hıristiyanlık geldi, bir şeyler düzelir sanıldı, hop Katolik Kilisesi erkekleri karılarının “yargıcı” olarak kabul etti. İnanır mısınız bilmem, nispeten yakın bir tarih sayılır, ABD’de 1870’lere kadar erkeklerin karılarını dövme hakkı vardı.

Hıristiyan ulularından Aquinolu Thomas var, bilirsiniz. “Tamam tecavüz suçtur, ama mastürbasyon daha büyük suçtur” derdi adam. Efendim tecavüz hiç değilse önünde sonunda üremeyle sonuçlanabilirmiş. Tecavüz gibi bir olguyla dalga geçilir mi? Hani duyarız, “Tecavüzü engelleyemiyorsan zevk al” deyip gülünür ya. Bu vecizeyi uyduranı olsa olsa lümpenin biri sanır duyan. Hayranı olduğum (hangimiz değiliz ki) Montaigne’indir bu kötü şaka (!)

Çok severim ama bunu öğrendiğimden beri kırgınımdır Montaigne’e. Hani dirilip gelse kaldırım değiştirir, konuşmam. O derece küsüm.

Keyif yapayım diye film seyrettim sözüm ona. Zehir oldu. Neyse.

Yazacak konu çıktı hiç değilse.