Karar milat olacak

Zorunlu din dersleri için AİHM’de dava açanlardan Mansur Yalçın kararı değerlendirdi.

17 Eylül 2014 Çarşamba, 22:21
Abone Ol google-news

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) “zorunlu din derslerine son verilmesi” yönünde kararının çıkmasına sağlayan başvuru sahiplerinden Mansur Yalçın, kararın muhatabının artık hükümet olduğunu belirterek, “Bu karar bütün okulların imam hatiplere dönüşümünü önleyecektir” dedi.

Mansur Yalçın, Alevi camiasından yakından tanınan biri. Cem Vakfı’nda Alevilik ders kitapları konusunda müfredat hazırlayan komisyonda ve İnanç Hizmetlerinde görevler üstlendi. Artık AİHM’ye başvuran 14 veliden biri olarak tanınacak. AİHM kararını konuşmak için aradığımızda eşi Zülal Yalçın’la birlikte Talatpaşa Ortaokulu önünde protesto gösterisinde olduğunu, gösteri bittiğinde gelebileceğini söyledi. Geldiğinde anlatmaya başladı: “AİHM’ye başvurduğumda kızım Tuğçe ortaokulda okuyordu ve onu zorunlu din derslerinden kurtarmak için dava açma sürecine dahil olmuştum. Kızım şimdi üniversite okuyor. Şimdi de oğlum Kerem’in okulunun İmam Hatip Ortaokulu’na dönüşmemesi için diğer velilerle birlikte mücadele ediyoruz. Ben bu kararı hükümete karşı bir propagandaya dönüştürme ya da ‘galibiyet’ duygusuyla hareket etme niyetinde değilim. Zaten hükümetin muhatabı artık AİHM. Biz değiliz. Bu kararın Alevilerin diğer hak taleplerine de emsal teşkil eder. Bütün okulların imam hatiplere dönüşmesini de önleyecektir. Yine bir dayatma söz konusu. Bu bir milat. Bunun arkası gelecek.”

Mansur Yalçın, AİHM’ye başvurunun 2007 yılında Cem Vakfı’nda Alevilerin sorunlarına ilişkin düzenlenen bir imza kampanyası ile başladığını, İzzettin Doğan’ın önerisiyle 115 kişinin zorunlu din derslerinin kalkması için toplu dava açıldığını belirtti. AİHM’nin ilk kararı üzerine hükümetin din derslerine Alevilikle ilgili bölümler de koyacağını açıklamasıyla bir umuda kapıldıklarını ancak ders kitaplarını görünce hayal kırıklığına uğradıklarını söyleyen Mansur Yalçın davaya giden süreci şöyle anlattı: “Kızım Tuğçe lisedeyken din derslerinde sorunlar yaşadı. Din dersine girmek istemiyordu. Bu önemli ölçüde din dersi hocasının tavırlarından da kaynaklanıyordu. Etiler Lisesi’nde birinci sınıfta okurken birgün derste Atatürk’e hakaret içeren sözler sarfetmiş. Öğrenciler de sıraların üzerine çıkarak öğretmeni protesto etmişler. ‘Seni istemiyoruz’ diye sloganlar atmışlar. Bu olaydan çok etkilenmişti. Sonuçta biz Atatürkçü, cumhuriyet değerlerine bağlı bir aileyiz.”

 

Dayatma sonuç vermez

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Ateist olanlara bile din dersi elzemdir” açıklamasına ilişkin ne düşündüğünü sorduğumuz Mansur Yalçın, “Dinde de demokraside de dayatma olmaz. Hükümetin de ileri demokrasi dedikleri kendilerini muhakeme etmelerini istiyorum. Azınlıkların din derslerinden muaf tutulması hakkından Alevilerin de yararlanmasını istedik. Davanın temel mantığı buydu. Türkiye’de bir şey dayatılıyorsa orda demokrasiden bahsedilemez. İleri demokrasi dedikleri rejim baskı ve dayatmayı içeren bir rejim demek ki” dedi.