Katliamı görmezden geldi

Sivas Belediyesi'nin internet sitesinde, halk ozanı Muhlis Akarsu'nun ismi son sıralarda. Akarsu'nun özgeçmişinde Madımak'ta katledildiği de bulunmuyor.

02 Temmuz 2013 Salı, 07:00
Abone Ol google-news

Sivas Belediyesi, internet sitesinde hazırladığı “Önemli Şahsiyetler” bölümünde ilk sıraya Muhsin Yazıcıoğlu’nun adını koyarken listenin sonlarında yer alan halk ozanı Muhlis Akarsu’nun Madımak katliamında hayatını kaybettiği gerçeğini görmezden geldi. Muhlis Akarsu’nun özgeçmişi anlatılırken Madımak’ta öldüğü bilgisine yer verilmedi. Sitede Madımak katliamını anlatan hiçbir yazı bulunmuyor.

BBP Genel Başkanlığı’nı sürdürürken helikopterinin düşmesi sonucu yaşamını yitiren Yazıcıoğlu sitede “Şehit” olarak tanımlanıyor. Ancak Yazıcıoğlu’nun 3 Eylül 1978’de yaşanan Sivas katliamı davasında yargılanıp beraat ettiğine ilişkin bir bilgiye yer verilmiyor. Yazıcıoğlu’nun “yol arkadaşlarından” şu anki Sivas Belediye Başkanlığı yapan Doğan Ürgüp’ün de aynı davada yargılandığı ortaya çıktı.

1978 Sivas katliamı davasında Doğan Ürgüp’ün adı da yer alıyor. Yargılamada Ürgüp de beraat etti. Bu bilgiye, 12 Eylül davasında mahkemeye gönderilen belgeler içinde de değinildi.

Belediyenin internet sitesinde Yazıcıoğlu’ndan sonra çok sayıda kişinin adı sıralandı. Aleviler açısından önem taşıyan Pir Sultan, Âşık Veysel, Muhlis Akarsu, Kul Himmet Üstadım gibi isimler ise kendilerine ancak son sıralarda yer bulabildi. Pir Sultan’ın özgeçmişinde “Sivas Valisi Hızır Paşa önce hapsetti sonra da halkın Siyaset Meydanı adını verdiği yerde idam ettirdi” bilgisine verildi.

Özgeçmişte, “Pir Sultan Abdallar” kitabını yayımlamış olan edebiyat tarihçisi İbrahim Aslanoğlu’nun, Pir Sultan’a ilişkin görüşlerine yer verildi. Buna göre, Aslanoğlu’nun, Pir Sultan’ın “şu şekilde yanlış yorumlandığını belirttiği” ifade edildi: “Özellikle idamı ve başka şairlerin şiirlerinin ona mal edilmesi, Pir Sultan’ı çok boyutlu bir şair gibi göstermeye zemin hazırlamış ve Pir Sultan’ı başka bir hüviyete büründürmüş, hatta zararı da olmuştur. Bu sebeple kendi düşüncesine uygun bir sürü asi ile devlete baş kaldıran bir zorba, haksızlığa ve zulme karşı mücadele eden bir fedai, İran Şahı ile işbirliği yapıp Alevilerin yoğun olduğu Doğu Anadolu’yu İran’a bağlamak isteyen bir Safevi hayranı ve bu uğurda asılmayı dahi göze alan bir kahraman haline getirildi.”