Kitabın yolculuğunda editörün rolü!

Editör Ne İş Yapar? - Sanat, Zanaat ve Ticaret Üçgeninde Kitap Editörlüğü (Delidolu Yayınları); Peter Ginna'nın deneyimli editörlerin bilgi ve deneyimlerini paylaştıkları makalelerini bir araya getirdiği bir derleme. ABD'de bir endüstri niteliğinde olan kitap yayıncılığını ve “editör”ün bu sistemdeki rolünü tüm yönleriyle ortaya koyan kitap, farklı okur gruplarına sesleniyor.

15 Nisan 2021 Perşembe, 00:02
Abone Ol google-news

YAZAR İLE OKUR ARASINDAKİ KÖPRÜ

Dışarıdan bakıldığında bir metni düzeltip geliştirmekten ibaret görünen editörlük işi aslında çok daha kapsamlı bir sorumluluklar dizisini içerir. Esas işi bir metni okumak, geliştirmek ve yayıma hazırlamak olsa da, günümüz yayıncılık dünyasında editör bir kitabın yayımıyla ilgili tüm aşamalarda görev alır.

Çok sayıda başvuru arasından yayımlanacak nitelikte kitapları seçmekle, hatta anlatılmaya değer bir hikâyenin kitaba dönüştürülmesini sağlamakla görevli olan editör, yazara karşı yayınevini, yayınevinde ise yazarı temsil ederken, aynı zamanda yazar ile okur arasında da köprü kurar.

Editörün işini hakkıyla yapabilmesi için hem yazarın yaratmayı amaçladığı şeyi çok iyi anlaması hem de okurun beğenilerini ve ihtiyaçlarını bilmesi gerekir. Yazarın metnini geliştirebilmek için, editör metinde işlenen konuya vakıf olmalıdır.

Kitabın satış başarısı kazanması ise, piyasaya ilişkin yeterli bilgiye sahip olmasına, yani okurun aradığı şeyi bilmesine bağlıdır. Bu bilgi ve deneyim alanlarının sürekli yenilendiğini düşünürsek, editörün ne denli zorlu bir işin altından kalkmaya çalıştığını daha iyi anlarız.

SANAT, ZANAAT VE TİCARETİN BİRLEŞİMİ

ABD’deki yayıncılık sektöründe, teknolojik gelişmelerin de etkisiyle kitap satış kanalları büyük bir dönüşümden geçerken, büyük ticari yayıncılar ile belli alanlarda uzmanlaşmış küçük yayınevleri ve hatta kendi kitaplarını yayımlayan yazarlar piyasada bir arada varlık gösteriyor.

Küçük yayınevlerinde çalışan editörler kitabın seçiminden yayımlanmasına ve pazarlanmasına kadar bütün aşamalardan sorumluyken, devasa şirketlere bağlı olan ticari yayınevlerinde bir kitabın yayım sürecinin her bir adımı farklı editörlerce yürütülüyor.

Fakat editörün sorumluluk kapsamı ne olursa olsun, kitabın alt başlığının da işaret ettiği gibi, yaptığı işin sanatı, zanaatı ve ticareti birleştirdiğini görüyoruz.

Editörlüğün sanatsal yönü, belli bir beğeniye ve yazarın ortaya koyduğu eseri derinlemesine kavrayıp geliştirecek duyarlılığa sahip olmayı, ayrıca estetik yargılarda bulunabilmeyi gerektirir.

Zanaat yönüne bakıldığında, editörün dilbilgisi ve stil konularında hem bilgili olması hem de gerektiğinde araştırma yapması şarttır. Genellikle editörlükle bağdaştırılmasa da, editör aynı zamanda piyasaya sunduğu ürünün satışını planlamak zorunda olduğu için, ticaretle de ilgilidir.

Özetle, sektörün işleyişini kavramak ve bir metni yayın süreçlerinden geçirip piyasaya sunabilmek, editörün birlikte çalıştığı yazarlara ve kitapları ulaştırdığı okurlara gerektiği gibi hizmet edebilmesinin önkoşuludur.

ABD’deki yayıncılık endüstrisinin çeşitli kollarında çalışan editörler, ticari yayıncılık, kitlesel satışa yönelik yayıncılık, çocuk ve gençlik kitapları yayıncılığı, akademik yayıncılık, eğitim yayıncılığı, başvuru kitapları yayıncılığı gibi farklı sektörlerin işleyişine ilişkin önemli bilgiler paylaşıyorlar.

Bunun dışında, ABD’de giderek önem kazanan yazarların kendi kitaplarını yayımlaması konusu da ele alınıyor.

EDİTÖRLÜĞÜN ÜÇ AŞAMASI

Hangi sektör olursa olsun, editörlüğün işleyişinin üç aşamalı olduğunu görüyoruz:

Birinci aşamada editör, yayınevinin listesi için en uygun kitabı seçip haklarını satır alır. Bunun için yazar temsilcilerinden ve ajanslardan gelen önerileri değerlendirmekle yetinmez, gelecek vadeden yazarları keşfeder, piyasadaki ihtiyacı görüp bir proje tasarlar ve tasarladığı projeyi hayata geçirecek doğru isimlere ulaşır.

İkinci aşama, yazardan gelen metnin ya da henüz kavramsal aşamadaki bir projenin geliştirilmesidir. Bu aşamada editör yazarın tamamlanmış halde sunduğu metinde değişiklikler yapabileceği gibi, bir metnin sıfırdan oluşumunda da yer alabilir.

Editörün satır satır gözden geçirdiği metnin redaksiyonu sırasında teknik hatalar veya metnin bütünlüğünü bozan tutarsızlıklar temizlenir ve kitabın tasarımı tamamlanır.

Editörün işinin üçüncü aşaması ise yayın sürecidir. Kitabın piyasaya sürüldüğü bu karmaşık süreçte editör kitabın basımından tanıtımına ve pazarlanmasına kadar pek çok farklı iş kaleminden sorumludur. Kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler bu çok yönlü faaliyetin dışında editörlüğün bir meslek olarak niteliğine ilişkin de farklı bakış açıları sunuyorlar.

TÜRKİYE’DE EDİTÖRLÜK

Editör Ne İş Yapar?’a katkıda bulunan deneyimli editörlerin makalelerinde paylaştıkları bilgi birikimlerine ve deneyimlerine baktığımızda, Türkiye’dekine göre çok daha kapsamlı bir iş bölümü olduğunu görüyoruz.

Türkiye’de ancak sektör olarak niteleyebileceğimiz yayıncılık faaliyeti, yukarıda da belirttiğim gibi, ABD’de bir “endüstri”. ABD’deki büyük yayınevlerinde bir kitabın seçimi, metnin geliştirilmesi, satır satır okunması gibi işler farklı editörler tarafından yapılırken, Türkiye’de bunların hepsi ve daha fazlası tek bir editörün sorumluluğunda.

En çarpıcı farklardan biri, hiç şüphesiz, çeviri eserlerin yayımlanan başlıklar içindeki payı. ABD’de çeviri eserlerin bahsi birkaç cümleye sığarken, Türkiye’de kültür yayıncılığı büyük ölçüde yabancı dillerden çevrilmiş çalışmalara dayanıyor. Bu durum, Türkiye’de editörün yaptığı işin yaratıcı yönünü oldukça kısıtlıyor.

Bütün bu farkları sıraladıktan sonra, çok temel bir ortak noktadan söz etmek gerekiyor. Türkiye’de olduğu gibi ABD’de de resmî bir editörlük eğitimi yok. Editör olmayı hedefleyen kişinin çalışmak istediği alanda kapsamlı bir eğitim almanın yanı sıra, pek çok başka niteliği edinmesi de şart.

İnsanın kendini sürekli geliştirmesini gerektiren ve böylece zenginleşmesini sağlayan bu özel mesleğin zorluklarını ve olanaklarını geniş bir açıdan sunan bu kitap farklı okur gruplarına sesleniyor:

Editör olmak isteyenler, yayıncılık alanında başka görevlerde çalışanlar, kitapların nasıl hazırlandığını merak eden kitap kurtları ve bir yayınevinde ve/veya bir editörün zihninde neler olup bittiğini bilmek isteyen yazarlar….