Mehmet Korhan Fırat: Dönüşümden çok tercihlere inanırım

Aşk Mantık İntikam’da Ekrem’i canlandıran Mehmet Korhan Fırat, "Aşk, içinde herhangi bir akıl yürütmenin işe yarayabileceği bir hal değil" diyor.

25 Temmuz 2021 Pazar, 10:36
Mehmet Korhan Fırat: Dönüşümden çok tercihlere inanırım
Abone Ol google-news

Mehmet Korhan Fırat, sevilen yaz dizilerinden Aşk Mantık İntikam’da Ekrem’i canlandırıyor. Ekrem neşesinden ve aylaklığından hiçbir durumda taviz vermeyen bir karakter. Belki de çoğumuzun eksik yanı. Farklı rollere bürünmekten çekinmeyen hatta tercih eden Fırat’la aşkı, Ekrem’i ve oyunculuğun cilvelerini konuştuk. Mehmet Korhan Fırat, "Aşk, içinde herhangi bir akıl yürütmenin işe yarayabileceği bir hal değil" diyor ve ekliyor: Dönüşümden çok tercihlere inanırım

- İzleyicileriniz büründüğünüz sert kimliklerden sonra romantik komedi dizisinde rol almanızı yadırgamış görünüyor. Sizin için bilinçli bir tercih miydi, farklı karakterlere de hayat vermek adına yaptığınız?

Sağ olsunlar yakıştırdıkları ve vazgeçmek istemedikleri roller ve karakterler var. Farklı bir karaktere hayat vermek bilinçli olarak yaptığım bir tercihti. Aslında oynadığınız ya da oynamadığınız bütün karakterler birbirinden farklıdır. Yaptığımız işin en cezbedici tarafı da bu herhalde. Bütün oyuncular farklı karakterleri deneyimlemeyi, o farklılıklar içinde kendilerini sınamayı ve o karakterlerden bir şeyler öğrenmeyi severler. Ben de onlardan biriyim.

- Aşk Mantık İntikam’daki Ekrem rolünde sizi çeken ne oldu? Nasıl biri?

Ekrem inanılmaz neşeli bir adam. En büyük felaket anlarında dahi aylaklığından ve neşesinden taviz vermeyen bir tatlı su yılanı. Herkesi her şeye ikna edebilir. Senaryoyu ilk okuduğumda, Ekrem'i ben oynamalıyım dedim. Yani teknik olarak ekrem ilk beni ikna etti diyebilirim.

- Ekrem gerçek hayatta da karşımıza kolaylıkla çıkabilecek bir karakter. Ekrem’i nasıl hayata geçirdiniz?

Komedi dizilerinde kâğıt üzerinde de komik olan karakterler bulmak pek mümkün olmuyor. İlk bölümü okurken o kadar eğlendim ki benim için artık hayattaydı Eko.

- Aşkın içine mantık ne zaman girer sizce? Artık ilişkilerin kısa sürmesinin nedeni olabilir mi mantık?

Bence aşka mantık girmez. Yani aşk; içinde herhangi bir akıl yürütmenin işe yarayabileceği bir hal değil bence.

- Sizde ağır basan duygu hangisi... Aşk mı, mantık mı, intikam mı?

Mantık.

- Ekrem “düşman aile”nin kızından hoşlanıyor, aşklarının önündeki en büyük engel ise Ekrem’in “ipsiz sapsız” olması. İlerleyen bölümlerde Ekrem aşk sayesinde dönüşebilir mi? Aşkın dönüştürücü gücüne inanır mısınız?

Bence Ekrem yaşadığı aşkı kendine dönüştürür. Sanırım ben dönüşümden ziyade tercihlere inanıyorum. O sebeple evet diyebilirim.

- Bu dönüşüm önünde sonunda bir yerden patlar mı? Yani insan değişebilir mi?

Tercihlerle alakalı görmemin sebebi bu sanırım. O yüzden çok öznel bunun yanıtı. Bazı insanlar şartlar ve durumlar değişince değişir, bazıları da değişmez.

- 10 yıldır sektörün içindesiniz. Başlarken kafanızda olanlarla bugün olduğunuz yer arasında neler değişti?

Bunu genel olarak ülkenin değişiminin dışında değerlendirmek zor.  Başladığımda da mutluydum bu işi yapmaktan, şimdi de çok mutluyum.

- İçinde bulunduğunuz sektöre kafa yorar mısınız? Sevdiğiniz ve hoşlanmadığınız noktaları...

Elimden geldiğince kafa yormamaya çalışıyorum. Her sektörün zor tarafları var illaki. Ama bunlara çok kafa yormayı motivasyon kırıcı buluyorum. Benim odaklandığım tek şey işimi iyi yapabilmek.

- Benim için ‘oynamak’ oyunculuğun hem en çekilir hem de en çekilmez yanı demişsiniz. Biraz açar mısınız bu sözünüzü, hatta uzun uzun açın lütfen..

Yapı olarak mutlaklıktan hoşlanan biri değilim. Kendimle ilgili de, oyunculukla ilgili de. Birkaç gün önce bir tweet gördüm “Bence bütün filmler kötü. Koca koca adamlar olmamış, bir şeyi olmuş gibi yapıp başkası gibi davranıyorlar biz de bunu izliyoruz" diye. Bir bu var.

Sonra mesela mükemmel bir performans izlediğinizde başka hiçbir şeyle kıyaslanamaz bir duygu hissediyorsunuz ve o gerçekliğe teslim oluyorsunuz. İşin ciddiyeti de ciddiyetsizliği de buradan geliyor olsa gerek.

- Çocukluğunuzda internet kafe yerine hep sinemaya gidermişsiniz. Çok etkilendiğiniz bir film var mı? Sizi etkileyen ne olmuştu?

Tek bir film, karakter ya da performans üzerinden konuşmam zor tabii. Onlarcası olmuştur etkilendiğim ama sinemada izlediğim ilk film olması sebebiyle 'Hallow Man'. Aslında çok da iyi bir film değilmiş. (Gülüyor)

- Oyunculuk çocukluk hayaliniz miydi peki?

Aslında öyle bir hayalim yoktu. 20 li yaşlarımı başında denemeye karar verdim. Ama şimdi düşününce çocukken farkında olmadan vermişim o kararı diyebilirim.

- Farklı karakterleri canlandırmayı seviyorsunuz sanırım. Var mı şu rol yazılsa oynasam dediğiniz bir rol?

Şöyle bir karakter böyle bir karakter diye kategorize etmeyi doğru bulmuyorum ama biyografik yapımlar beni hep heyecanlandırır.