‘Mutluluğun Sakıncaları’

Elizabeth Farrelly, Mutluluğun Sakıncaları'nda doyumsuz bir tüketim toplumuyla yüz yüze getiriyor. Dünya üzerinde bıraktığımız devasa ayak izlerimizi inceleyerek sayısız hasara yol açan alışkanlıklarımızdan niçin kopamadığımızı, neden küçük ölçekli, insani boyutlarda mekânlar yaratamadığımızı ve doğaya saldırmaktan vazgeçemediğimizi sorguluyor.

01 Ağustos 2020 Cumartesi, 01:57
Abone Ol google-news

Elizabeth Farrelly, Mutluluğun Sakıncaları'nda doyumsuz bir tüketim toplumuyla yüz yüze getiriyor. Aynı zamanda göz alabildiğine uzanan beton yığınlarının, asfaltların ve reklam panolarının arasına serpiştirilmiş, mantar gibi bitiveren muazzam ve şaşaalı alışveriş merkezlerinin, geniş arabalarla süslü kocaman evlerin diyarındayız. İnsanların gitgide daha da miskinleşip televizyon karşısında pineklediği bir dünya burası...

Peki, bolluk içinde yüzen bu insanlar neden mutlu değil? Muazzam zenginliğimiz neden bizi tatmin etmek yerine daha da büyük beklentilere yol açıyor?

Ebeveynlerimizin kuşağıyla karşılaştırıldığında bile aşırı müsrif gözüken bir yaşam tarzını neden istiyoruz? Gezegenimize verdiği zarar ortadayken neden "hakkımız" olarak gördüğümüz şeyleri talep etmeyi sürdürüyoruz?

Estetikten etiğe, siyasetten tasarıma kadar birçok konuya yakınlığı nedeniyle “Rönesans kadını” olarak tanımlanan ödüllü eleştirmen Elizabeth Farrelly, dünya üzerinde bıraktığımız devasa ayak izlerimizi inceleyerek sayısız hasara yol açan alışkanlıklarımızdan niçin kopamadığımızı, neden küçük ölçekli, insani boyutlarda mekânlar yaratamadığımızı ve doğaya saldırmaktan vazgeçemediğimizi sorguluyor.

Mutluluğun Sakıncaları / Elizabeth Farrelly / Çeviren: Erdem Gökyaran / Yapı Kredi Yayınları / 226 s.