'Mutluluk'un gölgesinde: Murat Han

Oynadığı ilk sinema filmi ''Mutluluk'' ile Altın Portakal'da ''En İyi Oyuncu Ödülü''nün sahibi olan başarılı oyuncu Murat Han, 'Mutluluk'un çok iyi film olmasının kendisi için bir dezavantaj olabileceğini belirterek, ''Çünkü şimdi hep gelen senaryolarda oralarda bir şey arıyorum. Ve gerçekten zorlanıyorum bu anlamda'' dedi.

20 Mart 2011 Pazar, 10:46
Abone Ol google-news

22. Ankara Uluslararası Film Festivali'nin açılışına katılmak üzere Ankara'ya gelen Murat Han, üniversitede tiyatro daha sonra Amerika'da sinema eğitimi aldığını söyledi. Türkiye'ye döndüğünde ise Zülfü Livaneli'nin ''Mutluluk'' romanından aynı adla sinemaya uyarlanan filmde töreye karşı gelen ''Cemal'' karakteriyle ''Antalya Altın Portakal Film Festivali''nde ''En İyi Erkek Oyuncu Ödülü''nü aldığını hatırlatan Han, ''Mutluluk zaten Türkiye'deki ilk filmimdi. Ondan sonra sinema benim için bir vazgeçilmez oldu'' diye konuştu.

Böyle olmasına rağmen çok fazla sinema filminde oynamak yerine iyi sinema filmlerinde oynamak istediğini belirten genç oyuncu, ''O yüzden, 'Mutluluk' gibi bir filmle başlamak belki çıtayı biraz yüksekte tuttu. Benim için Mutluluk'un çok iyi film olması belki bir dezavantaj olabilir. Çünkü şimdi hep gelen senaryolarda oralarda bir şey arıyorum. Ve gerçekten zorlanıyorum bu anlamda'' diye konuştu.

Şimdiye kadar sadece Abdullah Oğuz'un yönettiği ''Mutluluk'' ve Erden Kıral'ın yönetmenliğini yaptığı ''Vicdan'' filmleriyle sinema seyircisinin karşısına çıktığını aktaran Murat Han, iki senedir de saydığı sebeplerden dolayı film yapamadığının altını çizdi.

 

İyi bir filmin sırrı

İyi bir film çekebilmek için öncelikle iyi bir senaryonun olması gerektiğini belirten başarılı sanatçı, oyuncunun karar verme sürecini ilk etkileyen şeyin senaryo olduğunu vurguladı. Senaryoyu okuyup heyecanlandıktan sonraki aşamada filmi kimin çekeceğinin önemli olduğunu ifade eden Murat Han, ''Çünkü senaryoda yazılan dünya güzel ama onu çekecek olan yönetmen senaryoyu tam olarak yerine yerleştiriyor. O yüzden kimin çektiği önemli'' şeklinde konuştu.

İyi bir filmin yapılabilmesi için kadronun da iyi olması gerektiğini dile getiren sanatçı Han, bu üç öge bir araya geldiği takdirde tekrar sinema yapmak istediğini söyledi. Türkiye'ye dönmesinin arkasında sadece kariyer sebebi yatmadığını ifade eden genç sanatçı Murat Han, şunları anlattı:

''Ailevi nedenlerden dolayı burada olmam gerekiyordu bir süre. O süre içerisinde zaten ''Mutluluk'' diye bir film oldu. Sonra da kalmam gereken durumlar çıktı ortaya ve televizyon dizilerinde yer alıyorum. Haftada 90 dakikalık iş çıkarıyoruz. Çok yoruluyoruz. Çok kaliteli işler çıkmıyor. Bütün diziler için konuşuyorum. Çünkü haftada 90 dakika film çekmek mümkün olmadığı için biraz fast-food çekilen işler ne kadar kaliteli olabilir bunu görüyoruz yani ama bir anlamda Türkiye'de oyuncu olarak hayatını sürdürebilmek maalesef televizyon dışında çok fazla para kazanmak da mümkün değil.

Yani sadece sinema filmiyle para kazansam mesela 3 yıldır sinema filmi yapmıyorum. Neden? İyi bir film olmadığı için. Sinemada seçici olabilmek ve hayal ettiğim şeyleri yapabilmek için kesinlikle televizyonun da olması gerekli. Ama Amerika'da olduğu gibi olursa diziler 45 dakika, sit-comlar 25 dakika, senaryolar çok önceden yazılmış, güzel şartlarda çalışılsa çok daha o zaman zaten ayrım yapmayacağım, hepsinin farklı bir yeri olur ama tabi ki şu anda çok hoş bir durum değil 90 dakika diziyi bir haftada çekmek.

ynı zamanda televizyonla daha fazla daha büyük bir seyirci kitlesine ulaşıyoruz bu da bir gerçek. Sinemada anlatacaklarımı en azından daha fazla insanlara ulaştırmak için yine televizyona ihtiyacımız var. Gönül isterdi ki televizyonda daha güzel mesajlar verebilelim, daha güzel şeyler olsun ama şu şartlarda o hayal çok uzak. İnşallah belki biraz daha düzelir bir şeyler.''

 

Yeni projeler

''Ömre Bedel'' dizisini 70. bölümde bitirdiklerini anlatan Han, ''Biraz yorulduk. Şimdi gelecek bir projeye zaten çok sıcak bakmıyorum ama yeni sezonun gelmesiyle birlikte Eylül ayında bir şey olabilir'' ifadelerini kullandı. Yazın bir sinema filminde oynamak istediğini ancak tiyatroyu da düşünmeden edemediğini aktaran sanatçı Han, geçen sene bu konuda bir iki girişim olsa da dizi çekimleriyle çakıştığından zaman ayırmasının mümkün olmadığını belirtti.

Gece hayatından hoşlanmadığını ifade eden genç oyuncu Han, onun yerine kendine faydalı olmak adına spor ya da kendini geliştirebileceğini düşündüğü şeylerle uğraştığını aktardı. Önümüzdeki dönemde 3 aylığına Amerika'ya gideceğini dile getiren Murat Han, kendisini oyunculuk anlamında besleyeceğini düşündüğü farklı workshoplara katılmak istediğini söyledi.
Sinemada sanat filmi gibi ayrımlar koymak yerine drama, komedi gibi tür ayrımları olması gerektiğine işaret eden Han, şöyle devam etti:

''Öyle işler oluyor ki mecburen çok kaliteli işler yapanlar kendilerini ayırmak babında bunları konumlandırıyorlar. Bir yandan da sanat filmi dediğimiz şey de halk için, yani izleyene ulaşsın diye yapılıyor. Ben kendimi tatmin etmek için film yaptığıma inanıyorum. Yani yaptığım bir şeyle kitleye mesaj verdiğime inanıyorum. Beğenilme duygusu olmadan bu işi yapamazsın. Beğenilmek herkesin hoşuna gider. Beğenildiğim zaman hoşuma gidiyor. Bu da beni güzel şeyler yapmaya motive ediyor. Ben belki beğenilmesem 'sen bu işi bırak' deseler, demotive olup bir şey yapmayabilirim.''

Murat Han, Hollywood sinemasından Jean Reno, Al Pacino ve Daniel Day Lewis gibi oyuncuları hayranlıkla izlediğini söyledi.

 

Ablası Hülya Han'ın albümüne destek

Murat Han'ın matematik öğretmeni olan ablası Hülya Han, yeni albümünü çıkarttı. İçindeki müzik sevgisini açığa çıkarmak istediğini ve bu nedenle kendi bestelerinden 10 parçayı değerlendirerek bir albüm yaptıklarını anlatan Hülya Han, albümündeki şarkıların hafif müzik tarzında olduğunu söyledi.

Albüm öncesi kısa bir süre şan dersi aldığını ifade eden Hülya Han, şarkılarını dinleyenlerden güzel tepkiler aldığını bildirdi. Albüm hazırlama sürecinde en önemli desteği kardeşi Murat Han'dan aldığını belirten Hülya Han, ''Onun desteği, arkamda durması benim için çok önemli ve mutluluk verici'' dedi.