Ödüller hepimize iyi gelir

14. Zürih Film Festivali WIm Wenders’le sona erdi.

07 Ekim 2018 Pazar, 22:59
Abone Ol google-news

Yaklaşık 160 filmlik devasa programıyla 27 Eylül-7 Ekim arasında dünyanın sinemasını ve sinemacısını bir araya getiren 14. Zürih Film Festivali’nin önceki akşam benzersiz Zürih Operası’nda yapılan kapanış töreninde ödüller sahiplerini buldu, adına özel bir bölüm düzenlenen Wim Wenders’a da Onur Ödülü’lü sunuldu.

“Bu yaşta ödül almanın keyfi büyük. Yaşam Boyu Onur Ödülü bile olsa hâlâ sevildiğinizi, işinizin henüz bitmediğini söylüyor sanki size. Gençlerde ise durum farklı olabilir, insan bir yerlere gelmek için çabalarken haklı olarak desteklenmek, kalabalıkların arasından seçilmek istiyor” diyen 73 yaşındaki sinemacı yine de yeni başlayanlara ‘ödüller semboliktir, hepimize iyi gelir ama çok ciddiye almayın, olmayınca küsmeyin, devam edin’ mesajını verdi. 70’li yılların Yeni Alman Sineması ekolünün öncülerinden Wim Wenders’in “American Friend” (1977) ve Altın Palmiye kazanan “Paris-Texas” (1984) gibi önemli filmleri seyirciye ulaştı. “Alice Judi Dench ve Donald Sutherland gibi efsane oyunculara da Onur Ödülü veren festival Johny Depp, John C. Reilly, Viggo Mortensen, Nadin Labaki, Julian Schnabel, Pawel Pawlikovsky gibi isimleri yeni filmleriyle ağırladı.

En iyi film “Girl”

Kapitalin merkezi Zurih’te ünlülerin yanı sıra önemli bölüm başlıklarında küresellik ve acımasız kapitalizm çarkındaki insanlık halleri misali dünya meselelerine odaklanan filmler de büyük ilgi gördü, kentin muhtelif yerlerine yayılan sinemalardaki gösterimler tıklım tıklım doldu. “‘Hashtag#Bigdata’ başlığında “The Truth About Robots” gibi filmler gösterildi, maksat ‘bilginin’ artık yeni yüzyılın petrolü olarak değerlendiği üzerine kafa yormaktı. “Border Lines” bölümü ise adı üzerinde savaşlar ve ekonomik açmazlar nedeniyle sınırlar arasında telef olan insanlıktan manzaralar gündeme getirdi.

Festivalin merakla izlenen Uluslararası yarışmasında, Altın Göz ödülünü 15 yaşındaki ergen bir trans bireyin balerin olma çabasını anlatan “Girl Kazandı. Lukas Dhont’un yönettiği, bu yıl Cannes’da ilk filmlere verilen Altın Kamera, Fipresci ve Kuir Palmiye ödülleriyle baştacı edilen film, bizim Filmekimi programında da yer alıyor. Uluslararası Belgesel Yarışması’nda ise Tayland-Danimarka hattındaki evliliklerle değişen yaşamları anlatan “Heartbound” kazandı. Seyirci Ödülü’nü “Cold November” ile Ismet Sijarina alırken, İsviçreli eleştirmenler Danimarka filmi “Guilty”yi seçti.