Olivier Assayas’tan gerçek bir hikâye: ‘Wasp Network’

Fransız sinemacı Olivier Assayas’ın son filmi “Wasp Network” şu sıralar Netflix’te izlenebilir. Küba’dan ABD’ye kaçan bir grup mültecinin yaşadıklarına odaklanan film güçlü oyuncu kadrosu ve içerdiği sürprizlerle dikkat çekiyor.

23 Haziran 2020 Salı, 12:37
Abone Ol google-news

Son yıllarda en sevdiğim filmlerden bazılarının Olivier Assayas’tan geldiğini saklamayacağım. Özellikle iki filmini anmak isterim: “Clouds of Sils Maria” ve “Double Vies” (“Non-Fiction” olarak da anılıyor). Her ikisinde de senaryosuyla, anlatımıyla, cüretiyle Assayas’ın dehasının pırıltılarına rastlamak mümkün; defalarca izlesem sıkılmam. Onların ötesinde, bu ikisi kadar tutkunu olmasam da, “Personal Shopper”, “Apres Mai” gibi filmlerini de beğenerek izlemişimdir. Bir de “Carlos” var ki, aslen TV için çektiği ve uzun versiyonu 330 dakikaya varan (3 bölüm) bir filmdir, sanıyorum “Wasp Network”ü izlerken en çok aklıma gelen filmi de o oldu.


Farklı türlerde filmler çekmekten hiç korkmayan Assayas’ın “Carlos” ile biyografi türünde başarılı bir işe imza attığını düşünmekle beraber, “Wasp Network”ün benzer bir havaya sahip olsa da hedefi tutturamadığını düşünüyorum. Bunun sebebi de en çok karakterler ve onların ilişkileri konusunda mahir bir sinemacı olan Assayas’ın bu filmde bazı bariz sebepler yüzünden karakterlerine yüzeysel olarak yaklaşmak zorunda kalışı bence. “Carlos” artık herkesin az çok bildiği gerçek bir karakterin hikâyesini derinlemesine anlatırken hem ele aldığı kişinin psikolojik dünyasını alabildiğine deşiyor hem de onun yaşadığı zamanda ve yaşadığı yerlerde nasıl bir etki yarattığına, bu etkinin nerede, ne zaman yükselip, nerede, ne zaman tersine döndüğüne detaylı bir şekilde eğilebiliyordu. Uzun süresi de bu anlamda bir avantaja dönüşüyordu elbette.


FIDEL CASTRO’YU DEVİRMEK UĞRUNA…

Küba’dan kaçarak ABD’ye sığınan bir grup mültecinin hikâyesini anlatan “Wasp network” yine gerçek bir hikâyeyi anlaTıyor ve “Carlos” gibi yine güçlü bir politik damardan ilerliyor; tarafı olup olmamanız çok da önemli değil bu anlamda. Küba ve ABD arasında süregiden çekişme, tam da SSCB’nin yıkılıp Doğu Bloku denen kavramın sona ermeye başladığı yıllarda yeni bir ivme kazanıyor ve Castro’nun da bu değişim dalgasına dayanamayacağına inanan ABD özellikle Küba’dan kaçan mültecileri kendi karanlık operasyonlarında kullanmaya başlıyor. “Wasp Network” işte bu büyük kavgada arada kalan bir grup karakteri konu ediniyor. Ne var ki, yer yer gerilimin de yükseldiği  heyecanlı bir casus filmine dönüşen “Wasp Network”, içerdiği sürprizler (bunları elbette açıklamıyorum) sebebiyle, bazı karakterleri ancak yüzeysel olarak tanıtıyor bize ve haliyle Assayas’ın o çok sevdiğimiz karakter çözümlemelerinden, müthiş keyifli, alt okumaları alabildiğine zengin diyaloglarından mahrum kalıyoruz. Çok sağlam bir oyuncu kadrosunun varlığı da bu anlamda filmi kurtarmıyor, zira oyuncular hep bazı şeyleri filmin büyük kısmında gizleyerek oynamak durumundalar. Bu noktada Edgar Ramirez (“Carlos”ta namlı terörist Carlos’u canlandırmıştı), Penelope Cruz, Wagner Moura (onu da “Narcos”taki Escobar olarak tanıyıp sevdik malum), Ana de Armas (yakın geleceğin en büyük Latin yıldızlarından olması kaçınılmaz sanki) ve hepimizin favorisi Gale Garcia Bernal’in filmin başrollerini paylaştığını da belirtmiş olayım. Bu çok sağlam kadroda sanıyorum ramirez ve Cruz ikilisi biraz daha öne çıkıyor diğerlerine nazaran.


Assyas’ın filmi aslında yine mesela Netflix için çekilmiş 8 bölümlük bir dizi olsaydı sanıyorum başka bir yazı yazardık. Bu hikâye uzun zamana yayılarak anlatıldığında çok daha derinleşemeye yatkın duruyor. Aynı şekilde, karakterlerin şekillenmesi, hikâyelerinin daha bütünlüklü olarak gelişmesi içi,n dizi formatı daha uygun olurmuş. Ama heyhat, Assayas böyle tercih etmiş (ya da bütçe buna elvermiş, bilemiyorum) ve bana kalırsa bir çuval inciri… hadi berbat etmiş demeyelim de, önümüze koyamadan alıp götürmüş.

FİLMİN NOTU: 6/10