Onarılamaz sonuçları olacak

Türkiye Ormancılar Derneği, Orman Mühendisleri Odası, Tarım Orman-İş Sendikası ve Orman Teknikerleri Derneği’nin İzmir şubeleri, Kültür Bakanlığı’nca son dönemlerde tanıtımı yapılan Çeşme Yarımadası’na yapılacak “Çeşme Turizm Projesi”ne tepki gösterdi. Proje ile bölgedeki, kamu kullanımına açık ve devlete ait olan arazilerin, özel kullanıma tahsis edileceği belirtilen açıklamada, “16 bin hektarlık proje alanının 4 bin hektarı ormanlık alan, geri kalan ise endemik türlerin yoğun olduğu alanlardır” denildi.

25 Ekim 2020 Pazar, 05:30
Onarılamaz sonuçları olacak
Abone Ol google-news

Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan “Çeşme Turizm Projesi” ile ilgili süreç devam ederken projeyle ilgili tartışmalar da sürüyor. Yarımadanın yüzde 55’ini kapsayan bir alanda yapılması planlanan proje kararına ilişkin 107 farklı özel ve tüzelkişi, meslek kuruluşu tarafından yürütmenin durdurulması talebiyle dava açıldı, davalar henüz sonuçlanmadı. 16 bin hektarlık proje alanının yaklaşık 4 bin 293 hektarının tescilli/henüz tescili yapılmamış orman alanı olduğuna dikkat çeken kuruluşlar şu bilgileri paylaştı: “Alanın yaklaşık 300 hektarı ‘boylu orman’, diğer bölümleri bitki çeşitliliği bakımından çok zengin, görece boysuz yoğun bir bitki formasyonu ile kaplı. Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı Ege Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü teknik personelince Çeşme Yarımadası’nda yapılan çalışmalarda yörede korunması gereken 19 adet bitki türü tespit edilmiştir. Bunlardan 6’sı ‘endemik’, 10’u ‘nadir’ ve 3’ü ‘CITES-hassas acil korunması gereken tür’, 1’i ‘hem nadir hem de CİTES’ kapsamındadır. Burada turizm vb. amaçlı tesislerin yapılmasına izin verilmesi, bölgenin geri dönüşü olmayacak şekilde zarar görmesini kaçınılmaz hale getirecektir.”

Alanın turizm amacıyla yapılaşmaya açılmasının yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren tehlikeli bir müdahale olduğuna dikkat çeken meslek kuruluşları, alanın “parsel parsel” yöntemle ihale edileceğinin altını çizerek kıyı alanlarının halka açık olacağının söylendiğini, ancak proje “üst gelir grubuna” hitap edeceği için kıyıları halkın kullanmasının mümkün olmayacağını da belirtti.