Onbin Saat

Onbin Saat

16 Kasım 2015 Pazartesi, 13:51
Abone Ol google-news



Contemporary İstanbul Çağdaş Sanat Fuarı 12-15 Kasım tarihlerinde 10. yılını
kutlarken, bu fuarı haydi beraber gezelim.

Galeriler, Plugin, Kurumlar, Cİ Edition, Sanat inisiyatifleri, medya bölümleri ile başarılı, kolay gezilebilir, ulaşım bilgileri ve mimari projesiyle dikkati çekiyor. Fuarı gezenler güler yüzlü bir ekiple karşılaşarak sanat dolu havayı içlerine solumaya başlıyorlar.

İşte bu heyecanla fuarımızı gezmeye başladım. Birçok farklı bölümleri olan fuarı, doğal olarak sanatçı ve ötesi kimliğimle GALERİLER bölümü izlenimlerimi aktaracağım. Gezmeye sizle beraber direkt başlıyorum.

En iyi minimalist solo sergi: Hocaların hocası Prof. Adnan Çoker; sözün başladığı noktada. Minimalizmin doruğunda 'Alfabe ' adlı 29 adet 90x90cm. boyutundaki eserlerini kişisel sergisiyle Olcay Art Galeri'sinde; 29x29 cm. boyutunda kitap eşliğinde sanat tarihine yeni dönemini kazandırmış. Hocamı 88 yaşında bu yenilikçi işleriyle ve her zaman verdiği genç motivasyonu ile
kutluyorum.

En iyi solo kavramsal sergi X-ist' te ise; Bahadır Baruter  'Mukadderat' adlı eserlerinde kavramsal- hiperrealist heykellerini cam fanuslar içinde sergiliyor.

En iyi genç sanatçı:  Daire Galeri'de Buğra Erol, mantar kapaklı küçük cam şişelerin içine yerleştirdiği askercikleri ile dikkat çekiyor. 'Kendi dünyamızın içine hapsolmuşuz çığlıklarımızla!'

En iyi galeri: Siyah-Beyaz; Fuara Ankara'dan katılan galeriden genç sanatçı Tuğberk Selçuk'un eseri ile karşılaştık. Hacivat-Karagöz. Herkesin algılayabileceği geleneksel figür seçen sanatçının dediği gibi  'her seyircinin kendi hayal gücüne ihtiyaç duyacağı işler yapıyor.' Fuarda, İstanbul sınırları dışından katılan tek galeri olarak 31 yıllık deneyim-sabır-başarı sürecini ayrıca dinlemek isterim. Özellikle bir hevesle açılan ve hemen ardından yüksek bütçeleri karşılayamayacağını anlayan, çabuk bıkan ve sanat yerine,'marketing' düşüncedeki galerileredir seslenişim. Sanat galericiliği uzun soluklu, çoklu olasılıklı bilgi-bulmaca maratonudur diyerek aslında puzzle anahtarlarını da veriyorum. Bahri Genç'in Piramid Sanat'taki eserlerine geçelim; canayakınlığı ve sohbet içinde; 'portrelerindeki duygusal kimlikleriyle birleşerek, sanatçının içsel kimliği, dışavurumcu tekniği geometrik ve aritmatikle birleştirerek çiziyorum' dedi. Yine Piramid Sanat ile katılan çok ödüllü fotograf sanatçısı Koray Erkaya.''40 Anna' adlı özel eserini,  aynalı bir odada ürettiğini ifade ediyor. Önde gerçek nü model ve 39 yansımasıyla adını alan eser çelik üzerine baskı ve özel ürettiği ışıkla çevrili çerçevesiyle
bütünleşmiş.

C24 isimle NewYork'tan katılan galeride İrfan Önürmen'in tül katmanlarıyla oluşturduğu monokrom eseri dev boyutta ve Galeri Artist'te Meryem Salahi fuarda kırmızı soyut expresyonist eserlerini sergilemiş.

Plugin bölümüne geçiyoruz ve Space Debris alanında Alev Gözonar'ın eserindeyiz. Özel hazırladığı kağıdına her bir rengi suluboya ile özenle hazırladığı deseni üzerine iki boyutlu kağıda dönüştürüp kozasından sıyrılan minik heykelciklerini üzerine yerleştirildiğini gözlemliyorum. Bu calışmalarında insanin iç dünyasıyla dış dünyası arasındakı iletişimi ironik bir dille anlatıyor sanatçı. Daha sonra bu çalışmalarını triptik olarak devam edecek.

Fuarda yer almayan ama gezerken beni durdurarak gururla Basel Miami'ye davetli olduğu haberini veren ressam Mustafa Özkan, Amerika, Dubai sergilerinden yeni dönen Ahmet Yeşil ve Dubai'den Umman'a geçecek kişisel sergisinden dönmüş Kamer Batıoğlu (çağdaş sufizm eserleri) ile kucaklaşırken kataloglarını da kitap koleksiyonuma kattım sevgiyle. Bu anlamda fuarlar, sanatçıların galeristlerin, kuratörlerin, sanat tarihçilerinin ve koleksiyonerlerle karşılaşıp kendilerini aktarma alanları. Eleştiri hediyedir derken, evet fuar uluslararası ama bir o kadar da adı İstanbul. Güzel İstanbul'umuzun sanat can damarı olarak kalbi burada atarken, ekonomik olarak değerli boyutlara çıkan fuara 10 önemli galerinin aynı anda katılmaması da dikkat çekici bir nokta değil midir? Halbuki galerilerin hepsi de çağdaş ve uluslararası. Galeriler, aslında bütçelerini uluslararası fuarlara kullanıyorlar, Pazar paylarını geliştirmek için.

Fuar organizatörleri ilk yıllarda tüm galerilere gelerek fuara katılım için davet ederlerdi ve etmesi de gerekirdi. Maalesef birçok şey gibi bunda da temelden bir eksik oluşmamış mı? Bu tarz anlayışla ve davranışlara karşın şu an yabancılaşmış kimliği ile özünden çok uzak. Kültürümüzden esinti hissetmeden fuar alanında dolaşmak ve yalnızlaştırmak sanatı sizce de renksizleştirmiyor mu? Bizler ki bu topraklarda yıllardan beridir zanaat ve sanatkar ilişkisini ayırmayı farkındalıkla Aristo'nun dediği gibi onbin saat ile ölçmüşüz.

SANATSAL NOTLAR
Fuara, İsimleri yabancı olsun, Dünya'dan olsun, kurucuları Türk olan 3 galerist katılmış. NewYork, Londra, Singapur'dan. Bu fuara katılmak isteyen birçok yerel galericimizin anlaşılan isim değiştirmesi gerek sanırım. Çağdaş Tahran bölümüne İngiltere'den bir galerinin Türk sanatçıyla
katılması.

Yurtdışından gelen galerilerin Türkiye sanat piyasasından pay alması ve vergisiz aslında Türk sanatçıların ve onların sunumunu üstlenen vergi veren galerilerin varlığının yok edilmesi anlamına gelmiyor mu? Maalesef bu konu bir şekilde seslendirilmiyor. Halbuki vergi konusu.Emin olun ki, bu konuyu farklılıklarıyla konuşacağız. Oysa ki yurtdışı fuar çalışmalarında örnek KDV. direkt alınıyor ve biz Türkiye galerilerinin geri iade alma şansı yok, çünkü vergi kanunumuz çok açık.

Önemli detayların da gözden kaçması bu büyük organizasyonun görmesi gerekenlerden.                  Sizce de değil mi? diyerek, senelerdir katıldığım Contemporary İstanbul fuarına bu kez izlenimci olarak geldiğim ve 16 yıllık Uluslararası Galeri Binyıl - galericilik tecrübem ve sanatçı kimliğimle dolaşırken göze çarpan eserler hakkındaki fikirlerimi, düşüncelerimi sizlerle paylaşıyorum. Doğal olarak Türkiye'den, yabancı hayranlığı duymadan, özümü bilerek seçimlerimi yaparken; kendi kültüründen doğmuş, tüm zorluklara direnerek var olmaya devam ederek üreten sanatçılara da özellikle izlenimlerinde yer verdim. Tarafsızlık beklenen bu noktada aslında ezber de bozduk.

Fuardaki yorumlarım, gördüklerimi, hissettiklerimi kelimelerle sizlere yansıtamaz, sadece var gibi hissettirir oysa gerçeğini galeride izlemeli ve yorum sanatçının hissettirdiğiyle sizin aranızdadır. Fuar pazar akşamı son buldu ve bitince aradıklarınızı galerilerde bulmaya devam edebilirsiniz.