Ondan kork bundan kork nereye kadar

Soma’nın Yırca köylüleri katledilmek istenen zeytinliklerinde gece gündüz nöbet tutuyor.

21 Eylül 2014 Pazar, 22:05
Abone Ol google-news

7’den 70’e neredeyse tüm köylü orada... Eylül akşamının serinliği, iyiden iyiye üşütmeye başlamış... Soma Termik Santralı’nın 3 bacasından çıkan dumanlar yıldızlı gökyüzüne uzanıyor. Kadınlı erkekli onlarca yurttaş, yaktıkları ateşlerin etrafında toplanmış, birkaç kilometre ötede konuşlanan şantiyeden gelecek iş makinelerini “karşılamaya” hazırlanıyor.

Soma, henüz birkaç ay önce ülkenin en önemli gündem maddesiydi. 301 maden işçisi, daha fazla kâr uğruna göz göre göre katledildi. Verilen sözlere karşın madenler, göstermelik düzenlemelerin ardından yeniden işletmeye açılıyor. Binlerce işçi, çaresizlikten yeniden yeraltının yolunu tutuyor. Yerüstünde ise geçimini zeytinden, tütünden kazanmak isteyenler, santrala, kirliliğe mahkûm ediliyor.

3. havalimanını da yapıyor

On yıllardır Soma Termik Santralı’nın yarattığı kirliliğin sıkıntılarını yaşayan Yırca köylüleri, şimdi arazilerine yapılmak istenen Kolin Termik Santralı’na karşı zeytinliklerinde nöbet tutarak mücadele veriyor. Bakanlar Kurulu’nun acele kamulaştırma kararıyla köyün birkaç yüz metre aşağısındaki yüzlerce dönüm zeytinlik, yok pahasına bedellerle üçüncü havalimanını yapacak konsorsiyumun da içinde yer alan Kolin Grubu’na tahsis edildi. Birkaç hafta sonra ürün verecek binlerce ağaç, geçen çarşamba gece yarısı operasyonlarıyla kesilmeye başlandı. Ancak bölgeye akın eden köylüler, 3 iş makinesini geri göndermeyi başardılar ve nöbete başladılar. Gece gündüz bölgeden ayrılmayan yurttaşlar kamuoyuna, “Zeytinimiz varken bizi kömüre mahkûm etmeyin, geleceğimizi karartmayın!” diye sesleniyor.

Köyün girişinde, gelenleri, “Yırca yeni termik santral değil, zeytinliklerini istiyor” yazılı küçük bir pankart karşılıyor. Bizi, kesimin başladığı yere götüren “mihmandarımız”, Yırcalı olmasına karşın Soma’da ticaretle uğraştığını söyleyerek, “Ne olur ne olmaz” vurgusuyla adını vermek istemiyor. 130 haneli Yırca’da yaklaşık 400 kişinin yaşadığını öğreniyoruz.

6-7 bin lira değer biçildi

Kolin için kamulaştırma kararı alınan alan da 490 dönüm. Buradaki toplam zeytin ağacı sayısı ise yaklaşık 10 bin! Bu bilgileri, “nöbet yerinde” buluştuğumuz Köy Muhtarı Mustafa Akın’dan alıyoruz. Akın 30 Mart yerel seçimlerinde göreve gelmiş emekli bir öğretmen. “Başta bu kadar tepki yoktu. Vatandaş devlet yapıyor diye sesini çıkarmıyordu” diyerek başlarına gelecekleri sonradan anladıklarını söylüyor. Köyün verimli zeytinliklerinin dönümüne 6-7 bin lira değer biçildiğini, gece yarısı operasyonlarıyla ağaçların kesilmeye çalışıldığını anımsatarak şöyle konuşuyor:

“Köylülerimiz başlarına gelecek felaketin boyutunu gün geçtikçe daha iyi anladı. 1 Eylül’de 23 kişi olarak kamulaştırma kararının iptali amacıyla Danıştay’a dava açtık. Bu arada 6 kişilik değer tespit komisyonu, kimsenin haberi olmadan arazilerimizin dönümüne 6-7 bin lira değer biçmiş.
Buna ilişkin tebligatla birlikte bize icra müdürlüğünden 19 Eylül’e kadar tarlalarımızı boşaltma emri geldi. Ancak bu sürenin dolması bile beklenmeden geçen çarşamba gece yarısı girdiler ve direnişimizle karşılaştılar. Mücadelemize Greenpeace, CHP Milletvekili Özgür Özel, Manisa Barosu ve çok sayıda örgüt de destek veriyor. Danıştay’daki dava sonuçlanıncaya kadar şirket durmalı ya da durdurulmalıdır. Zeytinlerimiz söküldükten sonra Danıştay lehimize karar vermiş, hiçbir önemi yok.” Akın, kamulaştırılan zeytinliklerin yerinde on yıllar önce tütün olduğuna dikkat çekerek, “Soma Termik Santralı kirletince ve devlet desteğini çekince tütünden vazgeçtik. Şimdi zeytinliklerimiz de elimizden gidince ne yapacak bu halk?” diye soruyor.