Onun için ‘Sessiz çığlık’ diyorlar

Açılışı ağustos ayına ertelenmiş Venedik Mimarlık Bienali bir yıl sonraya ve dolayısıyla Venedik Bienali 59. Sanat Sergisi de 2022’ye ertelendi. Türkiye Pavyonu Füsun Onur’un projesine daha çok zaman kaldı.

23 Mayıs 2020 Cumartesi, 06:00
Abone Ol google-news

Füsun Onur, 59. Venedik Bienali kapsamındaki Türkiye Pavyonu’nda ülkemizi temsil etmek üzere seçildi. İstanbul Bienali ve İKSV Güncel Sanat Projeleri Direktörü Bige Öger hem bu serginin küratörü hem de Füsun Onur’un da bir tür sesi oldu. Çünkü Füsun Onur, kendisi yerine hep işlerini konuşturmuş bir sanatçı kendisiyle de hem atölyesi hem evi olan Boğaz kıyısındaki yalısında tanışıp konuşmak ümidiyle bu süreci Bige Öger ile konuştuk.

- Şimdiye kadar Venedik Bienali Türkiye Pavyonu, hep çok yaratıcı ve kendinden çok söz ettiren işlerle anıldı. Danışma Kurulu’nun da işi her yıl daha zor oluyor. Bu seçim süreci nasıl gelişiyor?

Venedik Bienali Türkiye Pavyonu, 2007’den beri İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenleniyor. Danışma Kurulu üyeleri toplantı öncesinde belirledikleri adayları sunduktan sonra her adayla ilgili birçok konu tartışıldıktan sonra sergiye katılacak sanatçı belirleniyor. Bu yıl da oybirliğiyle Füsun Onur’un sergiye davet edilmesine karar verildi. Kendisinin 1970’li yıllardan beri resim ve heykelin sınırlarını aşması, var olan sanat geleneğine aykırı duruşu, şiirsel olduğu kadar matematiksel dili, Türkiye sanat tarihine biricik katkıları ve pratiğinin farklı kuşaklardan sanatçılara ilham vermesi gibi sebeplerle bu karar alındı.

‘DÜNYAYA FISILDAYACAK’

- Nasıl tanımlarsınız Füsun Onur’un pratiğini?

Füsun Onur 1970’li yıllardan itibaren geleneksel heykel hatta resim anlayışını dönüştürerek formları ve kavramları zorlamış; heykelle izleyici arasına giren durağan ilişki biçimini altüst ederek izleyicinin de yapıtıyla ilişkiye geçmesini sağlamıştır. Yarım yüzyıldır düzenli aralıklarla solo sergiler açarken aynı zamanda uluslararası sergilerde de eserleri en çok sergilenen sanatçılardan.

1’inci, 4’üncü, 11’inci ve 14. İstanbul bienalleri, Carolyn Christov- Bakargiev’in artistik direktörlüğünde gerçekleştirilen dünyanın en önemli güncel sanat etkinliklerinden biri olan “dOCUMENTA(13)” sergisi ve Baden Baden Staatliche Kunsthalle’deki solo sergisi bunlardan birkaçı. İstikrarlı ve bütünlüklü pratiği sayesinde hem yerel hem uluslararası sanat dünyasında çoktan öncü ve kalıcı bir yeri var.

Hayatla sanatı birleştiren, sanatı yaşam biçimi olarak düşünen bir sanatçı olarak çalışmalarında güncel olanı, matematikle şiiri birleştiren mekânsal işleriyle yaratmıştır. Onur’un yapıtlarının vazgeçilmez parçası olan müzikal notalar, bir imkânsızı mümkün kılarcasına, sessiz bir müziğin imgelerini oluştururlar.

Zamanla, mekânla, gelip geçicilikle kurduğu ilişkiler Türkiye sanatı için her daim bir ilham kaynağı olmuştur... Sergi açıldığında da tüm dünyaya sözünü bağırmadan ama duymak isteyen herkesin duyabileceği bir tonda fısıldayacak.

‘İZLEYİCİ SAYILARI DÜŞECEK’

- Covid-19 sonrası yaşantımızdaki yeni normalde kapalı mekânlarda kalabalıklara da izin verilmeyeceğini düşünürsek 59. Venedik Bienali’nin her zamanki halinden farklı olacağını varsaymak yanlış olmayacak. Yeni modelle ilgili bilgi var mı?

Bu sene tam da bu günlerde açılması planlanan Venedik Mimarlık Bienali, önce ağustos ayına, sonra bu hafta başında açıklanan bir kararla gelecek seneye ertelendi. Sanat Bienali de 2022’ye ertelendi. Bu süreçte yanlış yapmamaya, hem sergiye katılımcıların ve ekiplerin hem de izleyicilerin sağlığını öncelikli tutarak sanatsal üretimleri paylaşmanın anlamlı yollarını bulmaya sanat kurumları birlikte çalışacağız. İzleyici sayıları düşecek; aynı anda aynı sergiyi izleyen sayısı değişecek. Temelde yaşam hızımızı ve tüketme ritmimizi radikal bir şekilde değiştirerek bizi etkileyen, içine alan sanat eserlerine daha fazla zaman ayıracağımızı umuyorum.

İLHAM KAYNAĞI OLDU

Kedileri, ablası ve sanatıyla yaşayan sanatçı Füsun Onur medyatik olmayı sevmiyor. Füsun Onur, Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü’nü bitirdikten sonra bursla gittiği ABD’de avantgard sanatla tanışıp etkilendi. Sanatçı sessiz sedasız ürettiği işlerinde matematik, felsefi göndermeler, müzik, notalar ve sıradan eşyaları da kullanarak yerleştirmeler yaptı ve pek çok sanatçıya ilham kaynağı oldu. Solo sergileri dışında sık sık katıldığı bienaller, ortak sergilerle sanat çevrelerinde ve yurtdışında büyük ilgi uyandıran Füsun Onur, Venedik Bienali Türkiye Pavyonu için üreteceği işiyle istemese de medyatik olacak gibi görünüyor!