Prof. Dr. Mehmet Ceyhan'dan aşı açıklaması: 'Hastalığın sonuçlarından iyidir'

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, inaktif aşılarla ilgili Çin bilim insanlarının bir araştırmasını paylaştı. Yapılan araştırmada aşının hazırlanması sırasında bulaş riskinin yüksek olduğu, aşılanan popülasyonlar arasında salgınların görülebileceği vurgulanıyor. Ancak Ceyhan buna rağmen, "Mümkün olan en kısa sürede elimize geçen Covid-19 aşısını kullanmalıyız. En az etkili aşı bile hastalığın sonuçlarından kat be kat iyidir" ifadelerine yer verdi.

13 Aralık 2020 Pazar, 10:24
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan'dan aşı açıklaması: 'Hastalığın sonuçlarından iyidir'
Abone Ol google-news

Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Çin bilim insanlarının SARS aşısının geliştirilmesine yönelik yaptığı bir araştırmayı örnek göstererek, Türkiye'ye Çin'den getirilmesi beklenen inaktif aşılarla ilgili değerlendirmelerini sosyal medya hesabında paylaştı.

"İnaktif aşılar eski bir aşı geliştirme yöntemidir. Birçok inaktif aşı yerini daha yüksek teknolojili aşılara bırakmışsa da, çocuk felci ve hepatit A için hala inaktif aşılar kullanmaktayız" bilgisini veren Ceyhan, hem ithal edilen hem de geliştirilmesi devam eden yerli inaktif aşılarda dikkat edilmesi gerek noktaları anlattı.

Ceyhan, “Pandemi çok yaygın bir şekilde ilerliyor. Mümkün olan en kısa sürede elimize geçen Covid-19 aşısını kullanmalıyız. En az etkili aşı bile hastalığın sonuçlarından kat be kat iyidir. Görünen o ki inaktif aşı kullanacağız” dedi.

"HAZIRLANMASI SIRASINDA BULAŞ RİSKİ VAR"

2003 SARS salgınında en hızlı ve basit yöntem olarak gösterilen inaktif aşıların neden insanlarda denenmediğini anlatan Ceyhan, şunları kaydetti:

"İnaktif aşılar kolay ve hızlı hazırlanır, ancak güvenlik riski taşırlar ve biyolojik kontrolleri açısından, canlı aşılarla birlikte en dikkat gerektiren aşılardır. Mutlaka kültürlerde aktif virüs kontrolleri yapılmalıdır. Hayvan deneyleri riski tam ortadan kaldırmayabilir.

Hazırlanması sırasında bulaş riski vardır.

Antijen olarak tüm virüsü kullanmak bazen virüsün hücreye girmesini kolaylaştırıcı antikorlar gelişmesine yol açabilir.

Enfeksiyonu önleyen tipte (nötralize) antikorlar virüsun diken (spike) proteinlerinin tamamı verildiğinde, özel bir parçası verildiğinden daha düşük olabilir. Dolayısıyla, aşıyı kullanırken tarama testlerini artırmalı ve gerçek etkinliği o zaman değerlendirmeliyiz."

O ZAMAN İÇİN ENDİŞE VERİCİ BULMUŞ

Sözcü'de yer alan habere göre, Çin bilim insanlarının 2005 yılında yayımladığı, 2003 yılında dünyayı etkisi altına alan SARS-CoV virüsüne dair aşı çalışmalarındaki saptamalarında, "İnaktif SARS-COV aşıları klinik kullanım açısından kolay üretilebilmesi nedeniyle mevcut ilk aşı olabilir, ancak güvenliği kaygı vericidir. Aşıyı üretenler konsantre canlı SARS-CoV ile işlem sırasında enfeksiyon riski altındadır, eksik virüs inaktivasyonu, aşılanan popülasyonlar arasında SARS salgınlarına neden olabilir ve bazı viral proteinler, SARS benzeri hastalıklara neden olsalar bile, zararlı bağışıklık veya enflamatuar tepkilere neden olabilir" ifadeleri yer alıyor.

Şiddetli Akut Yolu Sendromu (SARS-CoV), Covid-19’dan önce dünya çapında, 2002-2003 yılları arasında etkili olan koronavirüs türüdür. İlk olarak Kasım 2002’de Çin’in Guangdong bölgesinde olarak ortaya çıkmış, 30 ülkeye hızla yayılmıştır. Bilim insanları, 2019 yılında ortaya çıkan yeni tip koronavirüs ile başta SARS-Cov-2 adını vermiş, daha sonra Covid-19 tanımlaması yapılmıştı.