Resmen ‘İslam devleti’ istediler!

Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyeliğinden dün istifa eden Adnan Tanrıverdi’nin yönetim kurulu başkanı olduğu Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği’nin (ASSAM) kongresinde ayrı bir anayasası, yönetim şekli, askeri gücü, yargısı, başkenti, bayrağı, dili olan “İslam Devletler Birliği” kurulması önerildiği ortaya çıktı. İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, kamuya ait savunma sanayi kuruluşları tarafından da desteklenen kongereyi soru önergesi ile Meclis gündemine taşıdı.

09 Ocak 2020 Perşembe, 14:32
Abone Ol google-news

ASSAM tarafından organize edilen “3. Uluslararası ASSAM İslam Birliği Kongresi” 19-20 Aralık’ta gerçekleştirildi. İYİ Partili Öztürk’ün paylaştığı bilgi ve belgelere göre, açılış konuşmasını yapan Adnan Tanrıverdi, kongrenin THY, MKEK, ASELSAN, TAİ, HAVELSAN, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bahçelievler, Beyoğlu, Esenler, Sancaktepe ve Sultangazi belediyelerinin de aralarında bulunduğu kuruluşların desteği ile yapıldığını söyledi.

Tanrıverdi kongrenin toplanış amacını, “İslam ülkelerinin ortak bir irade altında toplanması için gerekli müesseseler ve bu müesseselerin olması gereken mevzuatını tespit ederek karar vericilere bir model sunmak” olarak açıkladı. Kongrede, Asya ve Afrika kıtaları “ASRİKA” olarak tanımlandı.

Tanrıverdi konuşmasında 1. ve 2. kongrelerde alınan kararlara dikkat çekti. Tanrıverdi’nin açıklamasına göre, 2017'de gerçekleştirilen birinci kongre sonucunda yayınlanan deklarasyonda, “Müslüman milletlerin refahı, kurdukları devletlerin güvenlik ve bekası, dünyada barışın tesisi ve idamesi, adaletin hakimiyeti ve İslam dünyasının süper güç olarak tarih sahnesine yeniden çıkabilmesi için Asya- Afrika “ASRİKA” coğrafyasını mihver kabul eden İslam ülkelerinin bir irade altında toplanmasının gerektiği ve bunun için de İslam ülkelerinin kabinelerinde İslam birliği bakanlıklarının ihdas edilmesinin ve acilen daimi faaliyet gösterecek İslam Ülkeleri Temsilciler Meclisi’nin kurulmasının gerekliliği” savunuldu.

'İSLAM ÜLKELERİ ANAYASASI'

Bu meclisin başlangıçta İslam ülkeleri arasındaki meselelere ve İslam ülkelerinin iç çatışmalarına çözüm getirerek “İslam Ülkeleri Kriz Yönetim Organı” gibi çalışması gerektiği, hedefinin ise “İslam ülkelerini bir irade altında toplayacak müesseseleri oluşturmak olacağı” kaydedildi. Tanrıverdi’nin konuşmasına göre yine birinci kongre sonucunda model olabilecek kapsamlı bir “ASSAM İslam Birliği Anayasası” da hazırlandı. Bu anayasa “İslam Ülkeleri Konfederasyonu Anayasası” olarak da tanımlandı. Bu anayasaya göre devletin adı “ASRİKA (Asya-Afrika) İslam Devletler Birliği.” Yine bu anayasaya göre bu birlik “konfederal Cumhuriyet” olarak tanımlandı.

İslam Devletler Birliği’nde “kuvvetler ayrılığı sistemi uygulanacağı ve başkanlık sistemi ile yönetileceği” belirtildi. Bu devletin başkenti İstanbul, resmi dili Arapça olarak ifade ediliyor. Bayrak ise, “şekli kanunla belirlenen kırmızı-yeşil zemin üzerine beyaz ay ve milli devlet sayısı kadar yıldızlı bayrak” olarak ifade ediliyor. Tanrıverdi, ASSAM’ın hazırladığı model anayasa ile İslam birliğinin tamamlanabilmesi için bir yol haritası çizdiğini ve 4 safhada İslam ülkelerinin bir irade altında birleşebileceklerine dikkat çekti.

Buna göre, 3. sahfada “Bölgesel İslam Ülkeleri Konfederasyonlarının” tamamlanması, ardından bunların merkezi yönetimleri güçlendirilerek federasyonlara dönüştürülmesi ve her federasyonun “İslam Ülkeleri Konfederasyonuna” bağlanması öngörülüyor.

'ORTAK İSLAM BİRLİĞİ KURULMALI'

4. ve son safhada, “merkezi müşterek iradenin İslam Ülkeleri Konfederasyonu Parlamentosu’nda, bölgesel oluşumların müşterek iradelerinin de ‘Bölgesel İslam Ülkeleri Federasyon Parlamentoları’nda temsil edilmesi” öneriliyor. Parlamentolara bağlı icra organlarının oluşturulması, bunların kontrolünde “adalet divanları” ve bu divanların kararlarının uygulanmasını sağlayacak “Ani Müdahale Kuvvetleri” kurulması öngörülüyor. “Asayiş ve iç güvenlik” için teşkilatlanma yapılması isteniyor. Ceza mahkemelerinden oluşan yargı sistemi kurulacağı dile getiriliyor. Yine Tanrıverdi’nin konuşmasına göre 2018 yılında gerçekleştirilen ikinci kongrede de, İslam ülkeleri arasında “gümrük birliği, ortak pazar, para birliği, ticaret bölgeler” kurulması öneriliyor. Aralık ayında yapılan 3. kongreden bahsedilirken de sure ve ayetlere yer verilerek aynen şöyle deniliyor: 

“En’am Suresi - 60. Ayet Meali. Onlara (gizli, açık düşmanlara) karşı gücünün yettiği kadar (bütün imkânları kullanarak siyasi, askeri ve iktisadi her türlü) kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar, (üretilip devamlı bakımı yapılan uçaklar, füzeler ve tanklar) hazırlayın. Ki bunlarla Allah’ın ve sizin düşmanlarınızı ve Allah’ın bildiği sizin bilmediğiniz diğer (gizli şer ve nifak odaklarını) korkutasınız (ve caydırıcılık gücüne sahip olasınız. Bu konuda cimrilik ve tedbirsizlik yapmayasınız). Allah yolunda (cihad uğrunda ve milli savunma amacıyla) her ne harcarsanız, (nasıl bir katkı sunarsanız, o ahirette) size tam olarak ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.” 

Tanrıverdi konuşmasında, İslam ülkelerinin savunma gücüne de yer verdi. Buna göre, İslam dünyası, dünyada tank (28 bin 760), zırhlı araç (84 bin 63), top (26 bin 184) ve savaş gemisi sayısında (2 bin 577) birinci sırada yer alıyor. Savaş uçağı (10 bin 986) ve helikopter sayısında (3 bin 937) da ABD’den sonra ikinci sırada bulunuyor. Konuşmada İslam dünyasının “süper güç” konumuna ulaşabileceğine dikkat çekiliyor. Harp silah, araç ve gereçler ile yedek parça ve her cins mühimmat için kadro ve stok seviyelerinin belirlenerek, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için dağıtım sistemi kurulması öneriliyor. 

İYİ PARTİLİ ÖZTÜRK MECLİS'E TAŞIDI

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, konuyu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle Meclis gündemine de taşıdı. Öztürk, bu konferanslar için İçişleri Bakanlığı’ndan izin alınıp alınmadığı; inceleme, soruşturma başlatılıp başlatılmadığı; “şeri hükümlere uygun ASRİKA ülkesi konfederasyonu ve anayasa modeli oluşturulmasına yönelik faliyetlerin” devamı niteliğindeki 3. konferansa neden izin verildiği; kamu kurumlarının derneğe ne kadar katkı yaptıkları; Diyanet İşleri Başkanı’nın bu toplantıya neden katıldığı hakkında bilgi istedi. Öztürk, “Sayın Cumhurbaşkanı, ASSAM’ın bu faaliyetleri konusunda uyarılmamış mıdır? Sayın Cumhurbaşkanının, bu görüşlere sahip bir kişiyi Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyesi olarak görevlendirmesi ne anlama gelmektedir?” sorularını da yöneltti.