‘Sesimi duyurabilmem için büyükşehir adayı mı olmam gerekiyor?’

31 Mart yerel seçimlerinde köy muhtarlığını kazanan Halil Serin'in (45) mazbatası, 2012 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla hazırlanan yargı paketinde yer alan ve af kapsamına giren yasaya rağmen, 'adli sicili var' denilerek iptal edildi. Haksızlığa uğradığını belirten Serin ve avukatı konuyu Anayasa Mahkamesi'ne taşıdı.

15 Ocak 2020 Çarşamba, 15:53
‘Sesimi duyurabilmem için büyükşehir adayı mı olmam gerekiyor?’
Abone Ol google-news

Halil Serin, 31 Mart yerel seçimler sonucunda Gaziantep Oğuzeli İlçesi’ne bağlı Ambarcık Köyü’nde muhtarlığı kazandı. Görevine başlamaya hazırlanan Serin, 3 Nisan’da Oğuzeli Seçim Kurulu’nun verdiği kararla 2007 yılından kalma bir yüz kızartıcı suçunun bulunduğu ve adli sicil kaydında görünmesi nedeniyle muhtarlığın en çok oy alan ikinci isme verildiğini belirtildi. Serin, aynı gün Gaziantep İl Seçim Kurulu’na ‘adli sicil kaydı yoktur’  yazısıyla giderek karara itirazda bulundu. 5 Nisan'da Gaziantep İl Seçim Kurulu, Halil Serin’i haklı bularak muhtarlığı tekrar kendisine verdi. Ancak 10 gün sonra diğer adayın durumu Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) taşımasının ardından, YSK diğer adayı haklı bularak Serin’in muhtarlığını yeniden düşürdü.

‘HAKLIYIM VE MUHATTAP BULAMIYORUM’

Halil Serin, avukatı aracılığıyla bu kez YSK'ye ek başvuru ile itirazda bulundu ancak, talebi reddedildi. YSK tarafından red gerekçesine dayandırılan adli sicil sürecine ilişkin konuşan Serin, “2007 yılında teknik bir sorundan ötürü 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde, hakkımda elektrik hırsızlığı nedeniyle dosya açıldığını öğrendim. Ben hırsız değilim, durumu fark edip hemen eksik tutar olan cezayı ödedikten sonra mahkemeye bildirmeme rağmen hakkımda karar verildi. Ancak 5 Temmuz 2012 yılında Resmi Gazete’de yayınlanan karar ile borcunu ödeyenlerin cezaya hükmedilemeyeceği belirtilerek sicil kaydım silindi. Gaziantep İl Seçim Kurulu’na elimde haklı olduğumu gösteren belgelerle başvurduğum için zaten onlar beni haklı buldu ancak YSK neye dayanarak tekrar bu kararı verdi anlayamıyorum” dedi. Ek başvurusu reddedildikten sonra Ankara’da Meclis’e giden ancak ilgili biri bulamadığını belirten Serin, “Hak arayışımda karşımda muhattap bulamıyorum. Sesimi duyurabilmem için büyükşehir adayı mı olmam gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Halil Serin'in adli sicil kaydı

Oğuzyeli İlçe Seçim Kurulu'nun kararı

‘DEVLET ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMADI’

Serin’in avukatı Murat Gündem ise konuyu 15 Mayıs tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıdıklarını belirterek, “Bu hukuksuzluğun nedenini merak ediyoruz. 2007’deki alınan karar, 2012’de Resmi Gazete’de yayınlanan ‘aboneliğin esasına göre yararlanabilen elektrik enerjisi sahibinin tüketimi belirleyecek sistemi aksatması nedeniyle hakkında kavuşturma veya hüküm bulunan kişilerin borcunu ödemesi durumunda cezaya hükmedilemeceği belirtilerek bozulmuş. Ya YSK’da kimse konuya vakıf değil ya da devlet üstüne düşen kayıtları güncelleme sorumluluğunu yerine getirmedi” dedi.  

AYM’deki başvurularından da red kararı çıkarsa, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyacaklarını belirten Gündem, “Ortada yaşanan bir hak mülkiyeti ihlalidir. Muhtarlık seçimini kazanarak bundan oluşan hakları, hukuka aykırı bir şekilde gasp etmektedir. CİMER’e de bu durumu şikayet ettik ancak henüz bir cevap alamadık” ifadelerini kullandı.

2012’DE SUÇ OLMAKTAN ÇIKTI

2012 yılında dönemin Başbakan'ı Recep Tayyip Erdoğan'ın "belirsizlikler giderilsin" diyerek talimat verdiği yargı paketinin içine o dönem 600 bin kişiyi ilgilendiren ‘elektrik hırsızlığı’ suçunun suç olmaktan çıkarılması sağlanmıştı. Yeni yasa ile o dönem sayısı 600 bine varan kişi, yargılanıp mahkum oldukları "hırsızlık" suçunu, tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırdı. Sabıka kaydından "hırsızlık" suçunun silinmesinin önünü açmıştı. Elektrik hırsızlığından mahkum olanların, öncelikle 6 ay içinde kaçak kullandığı elektriğin parasını TEDAŞ'a yatırması veya yatırmış olması gerekiyordu.