Taliban’ın özgürlük alanı: Lunapark

Taliban daha önce hiç olmadığı kadar egemen şimdi ülkeye. Görüntüler dehşet verici. Lunaparkta çarpışan oto eğlencesi yapan militan bile gördük.

31 Ağustos 2021 Salı, 10:00
Abone Ol google-news

Afganistan’ın, o “büyük oyun” içinde yer alan tüm aktörlerin “ortak kararıyla Taliban’a teslim edildiği ortada. Farklı gerekçelerle ama hepsi çıkarları için ülkede at koşturan tüm “dış güçler”, istediklerinin ne kadarını alabildilerse artık, ülkeden çıkma zamanının geldiğine karar vererek “macerayı” sonlandırdılar.

Hayli para, hayli zaman harcadılar, hayli can kaybettiler, hayli de can aldılar. Başını ABD’nin çektiği güçlerin terk ettiği Afganistan ülkedeki en güçlü silahlı İslamcı grup Taliban’a verildi. 20 yıl önceki iktidarları sırasında neler yaptıkları bilindiği için başta kadınlar olmak üzere Afganlar ülkelerinden kaçmaya başladılar.

Haklılar çünkü bu kez Taliban’ı “özgürlüklerin, demokrasinin düşmanı” görüp de Afgan halkını sözüm ona “kurtarmak” için gelecek hiçbir güç yok. Taliban mensupları daha önce hiç olmadıkları kadar egemenler şimdi ülkeye.

Eh, yirmi yıl geçti. Eşek değiller ya, geliştiler de biraz, diplomasiyi öğrendiler, büyük güçler arasında nerede saf tutacaklarını kavradılar. Şu, var olduğu iddia edilen “dünya kamuoyunu”, elbette meşruiyet kaygısıyla da, rahatlatmak için eskisi gibi olmadıklarını, değiştiklerini, herkesi kapsayan bir hükümet kuracaklarını söyleyip duruyorlar ha bire.

Ama ülkeden gelen görüntüler dehşet verici. Uçuş takımlarına tutunup bindikleri uçaktan düşüp ölenler mi, kalabalıkta birbirini ezenler mi, ne ararsanız var.

ÇARPIŞAN ARABA

Bunların arasında bir lunaparkta çarpışan arabalara binip eğlenen kazık kadar Taliban mensuplarının fotoğraflarını da gördük. Bir tuhaf oldum, doğrusunu isterseniz. Herkes olmuştur bence. Kendileri dışındakilere yaşamı zehir eden bu adamların eğlenebildiklerine, gülüp, kahkaha atabildiklerine pek sık rastlanmaz çünkü.

Aslında kendilerine ait bir yaşamlarının olmadığını hatırlatan bir görüntüydü bu. Bunlar ilkel, vahşi erkek insanlar. Daha bir ay önce masum bir komedyeni, ondan üç gün sonra da bir yerel tarihçiyi öldürdüler. Çarpışan arabalarda çocuklar gibi mutluydular oysa. Hayatlarında bulamadıkları heyecanı bulmuş gibiydiler.

Tamam, bir dakika, “adam öldürüyorlar, heyecan işte” demeyin hemen. İnsan öldürüyorlar eyvallah, zevk alsalar da heyecan duydukları ne malum? Yemekten zevk alıyoruz ama yemek yerken heyecanlananımız var mı? Onun gibi bir şey. İnsan öldürmek rutin bir iş bunlar için. Heyecan duymazlar. Ama çarpışan arabaların üzerindeyken çok heyecanlıydılar. Neden? Bilmem.

Yaşayamadıkları bir çocukluk aktivitesidir belki bu. O kadar özlem duymuşlar ki ilk fırsatta, üstelik iyi kötü oluşturdukları “kariyerlerini” çizdirmeyi de göze alarak atlamışlar oyuncağın üzerine. Belki de emir almadan dilediklerini yapabildikleri yani özgür iradelerini kullandıkları bir alan olarak düşündüler o çarpışan araba alanını.

Özgürlüğü onların da istediği çok açık. Bıraksalar saatlerce oynayacaklar; çünkü öyle günaha girme tehlikesi de yok oynarken. Herhangi bir şeri yasayı çiğnedikleri korkusu olmadan güzelce dağıtabildiler belki. Tabii oyuna dalıp imanı ihmal ettiklerini söyleyen biri çıkıncaya kadar.

REKABETÇİ, BAĞIMSIZ ORTAM

Kendimden biliyorum, gerçi hiç öyle biri değilimdir ama, çocukken rekabetçi duygunun beni de çarpışan araba üstündeyken yakaladığını anımsıyorum. Kuralsızlığın da azdırdığı bir rekabet etme duygusudur bu. En çok çarpışan arabalarda hissedilir bana sorarsanız.

Emir almaya alışmış bu tiplerin, şimdi emir almadan rekabet edebildikleri tek yaşam alanı o lunapark demek ki. Bu ciddi bir talihsizliktir. Yedi yaşından itibaren medreseye tıkılan, yaşamla bağları kopmuş, çocukluğunu yaşayamamış “büyükler” bunlar, en azından çoğu. Özlem duyacak bir şeyler bırakmamalı geride. Yaşanmamışlıklar da. Yaşayıncaya kadar peşini bırakmıyor insanın çünkü.

Hayır, bir deneyimim olduğundan değil, çok şükür “kavuşamadığım” büyük hayallerim olmadı hiç. Ah şunu da yapsam dediğim bir şey de. Bir şu uçan otomobillere yetiştirsem çok sevineceğim. Ne bileyim benden sonra uçacak millet falan, kıskanırım doğrusu. Hepsi bu. Deneyimim yok ama bu konuda yazılmış kitap, çekilmiş çok film var. Okudum, izledim.

Hayatta hiçbir şeyi yarım bırakmayacaksın ya da yaşanması gereken neyse yaşayacaksın. Bak Taliban mensubu da olsa çarpışan arabaların üzerinde sevindirik oluyor adam. Unutmamış demek ki.

Ancak anneleriyle beraber sokağa çıkabilecek yaştaki küçük çocuklar, annelerine sokağa çıkma yasağı konduğu için lunaparklara, bahçelere gidemediler Afganistan’da. Taliban 1996-2001 yılları arasında yönetimdeyken binlerce kadın kırbaçlandı sokağa çıkmaya teşebbüs ettikleri için.

Lunaparkta çarpışan arabaların üzerinde çocuklaşan bu ilkeller, o annelerin 1996-2001 yılları arasında doğan çocukları olmasın sakın? Çünkü Taliban’ın erkek çocukları erken yaşta ailelerinden koparıp cihatçı olarak eğittiği biliniyor.

Durmuş bakıyorum öyle lunaparktaki o fotoğrafa. Bir zamanlar haber dilinde çok geçerdi şu klişe: Afganistan’da çarpışan güçler. Al işte sana “çarpışan güçler”.

Ne tuhaf yahu...