Temsilcilerimizin final 4 mücadelesi

Dağhan Duru, Fenerbahçe Ülker ve Anadolu Efes'in dörtlü final şansını değerlendirdi

19 Nisan 2015 Pazar, 10:30
Abone Ol google-news

Euroleague playofflarında serilerde ikinci maçlar geride kaldı. Temsilcilerimizden Fenerbahçe Ülker seride 2-0 önde bulunurken, Anadolu Efes Real Madrid önünde ortaya koyduğu mücadelenin karşılığını sonuç olarak elde edemeyip seride 2-0 geride bulunuyor.

Diğer serilere baktığımızda CSKA evinde oynanan maçlar sonucunda Panatinaikos’u sahadan silen bir performans ortaya koymuşken, Barcelona ve Olimpiakos serisinde iki farklı senaryonun cereyan ettiği maçlar sonucunda eşitlik bulunuyor. Temsilcilerimizin performansını değerlendirmek istiyorum.

Fenerbahçe-Maccabi

Bilhassa ilk maçta Fenerbahçe kısalardan  -özellikle Bogdanovic, Goudelock ikilisinden- skor desteği alamayınca dengede giden maçı Vesely’nin insanüstü performansı sayesinde kazanmayı başardı. Hücum ribauntlarında rakibine kurduğu üstünlük ve 4-5 numaradan Maccabi’nin skor anlamında destek alamamasının sonucu olarak maçı 80-72 kazanmayı bildi. Bu galibiyet uzun bir aradan sonra playoff atmosferini yaşayan ve tecrübe anlamında rakibin gerisinde kalan kadro için özgüven açısından önemliydi. Zaten kadro kalitesi olarak rakibe üstünlüğü bulunan Fenerbahçe ikinci maçta ilk üç periyot hem hücum hem de savunmada rakibi sahadan silerek 82-67’lik rahat bir galibiyet elde etmiş oldu. İlk iki maçı kazanılması kadar ikinci maç özelinde takımca ortaya konan performans final 4 yolunda temsilcimizin şansını oldukça arttırmış oldu.

Anadolu Efes- Real Madrid

Seri öncesi gerek form gerekse takım içi rollerin sezon başına göre belirgin olmadığı Anadolu Efes koç İvkovic’in bilhassa ilk maç özelinde yeniden düzenlediği rotasyon sayesinde Madrid’i oyunun belli periyotlarında aciz duruma düşürdü. Özellikle iki maçın da ilk 2 periyodunda ortaya konan oyun bunun en açık kanıtıydı. İlk maça Madrid’in rahat ve kendinden emin bir havada çıktığı gerçeği bir yana ikinci maç oyunun son 1 dakikasına kadar maçın kontrolünü elinde bulunduran Anadolu Efes
Karar anlarında yakaladığı boş atışları sayıya çevirememenin dezavantajıyla rakibine boyun eğdi.  Ne yazık ki kadro olarak Efes’e oranla üstün olan Madrid’e karşı oyunun sadece belli bölümlerini iyi oynamak galibiyet için yeterli olmuyor. İki maç da bunun iyi bir göstergesiydi. Koç İvkovic her ne kadar yaratıcılık anlamında Heurtel’e bağımlı hale gelen hücumu Draper ve Janning’in sorumluluğunu arttırarak çözmeye çalışıp bu amaç doğrultusunda kısmen başarılı olsa da bilhassa Perperoglu ve Lasme’nin formsuzluğu galibiyet yolunda takıma sekte vurdu.