Translar: Varız, güzeliz

Trans bireyler cinayet haberleriyle 3. sayfaya değil ‘güzellikle’ yaşam sayfalarına konu olmak istiyor

16 Haziran 2015 Salı, 06:46
Abone Ol google-news

Güzellik yarışmaları kadın bedenini metalaştırdığı için sıkça eleştirilir. Ancak Angel of Turkey Trans Güzellik Yarışması’nda ne metalaştırma var ne de ayrıştırma tam aksi aktivizm mevcut. Çığlıklar duyuluyor, “Nefrete inat, yaşasın hayat...”

Nefret cinayetleri ile 3. sayfaları dolduran trans bireyleri yaşam sayfalarında yer almak istiyor. Güzellikleriyle, güzel dilekleriyle yer bulmak isteyen bu bireyler için kolları ilk sıvayan geçen sene Öykü Ay oldu. Türkiye’nin ilk trans güzeli seçilen trans kadın da Yankı Bayramoğlu. Angel of Turkey 2015 Trans Güzellik Yarışması’nın bu seneki tacı ise adeta kıran kırana bir mücadele ile sahibini buldu.

Bir aydır çalışıyorlar

Yarışmayı düzenleyen ekipte bu yıl Asya Dilovan, Hale Güneş, Poyraz Doğulu, Emrecan Plodiv ve Ceren Elif Güven yer alıyordu. Öykü Ay’ın dışarıdan desteği ile bir aydır çalışan ekip için önceki akşam sahne günüydü. Beyoğlu’ndaki The Mekan’da 21.00 sıralarında provalarına katılıyoruz. Heyecan dorukta. Yürüyüş provaları, makyaj tazelemeler, bol kahkaha, bol heyecan... Konuklar yavaş yavaş gelmeye başlıyor. Bir birinden şık trans kadınlar, Aktivistler yapılacak bağışın adresinden son derece mutlu. Alana giren kahkahalarıyla farkediliyor. Neşe hakim.

En renkli jüri

Jüri koltuğunda trans bireyleri temsilen Hale Güneş, menejer by Sarp, roman şarkıcı Kobra Murat, oyuncu Damla Özen, eski oryantal Sibel Gökçe ve sarkıcı Fulden Uras. Saat 22.30 sıralarında ışıklar kısılıyor ve sahne artık adayların. Önce siyah bikini ardından abiyelerle trans kadınlar kıran kırana mücadele ediyor. Jüri koltuğundaki Damla Özen fısıldıyor, “İşimiz çok zor hepsi birbirinden güzel” Fulden Uras, Kobra Murat sahne alıyor biraz sakinleşen kızlar yeni kostümleri ile tekrar sahneye geri dönüyor. 01.00’a kadar yoğun bir programla geçen gecede nefesler tutuluyor ve sonuçlar açıklanıyor: birinci Damla Deniz, ikinci Ece Erdoğan, üçüncü Laçin Yalçın. İlk üçe giren de giremeyende mutlu “Nefrete inat, yaşasın hayat” sloganlarıyla danslarla gece sonlanıyor.

Yarışmanın birincisi DAMLA: Hiçbir trans eceliyle ölmüyor

Birinciliği açıklanan Damla Deniz ile kuliste buluşuyoruz. Heyecandan bacakları titreyen Deniz ağlamamak için kendini zor tuttuğunu belirterek sorularımızı yanıtlıyor.

-  Seni tanıyabilir miyiz Damla ?

İsmim Damla Deniz. 18 yaşındayım. 4 yaşından bu yana ailem tarafından cinsel yönelimim farkedildi. Trans kadınım.

- Eğitim hayatına devam ediyor musun?

Hayır. Meslek Lisesi’nde 4. sınıfa kadar okuyabildim. Maruz kaldığım toplumsal baskı sebebiyle ayrıldım. Alanım pazarlamaydı. Açık öğretimden tamamlayıp üniversiteye devam etmeyi düşünüyorum.

- Seks işçiliği yapıyor musun?

Hayır. Ailemin imkanlarıyla geçimimi sağlıyorum.

- Cinsiyet geçiş ameliyatı oldun mu?

1 buçuk yıldır bu görünümdeyim. Ancak ameliyatımı henüz olmadım en büyük isteğim bir an önce ameliyat olup, pembe kimliğime kavuşmak. Biliyorsunuz 18 yaş öncesi olunamıyor.

- Yarışmaya dönecek olursak rakiplerin güçlü müydü?

Çok, katılan 14 arkadaşım da birbirinden güzel. Açıkçası ben aşırı da iddialı değildim. Sonuca çok şaşırdım.

- Katılma amacını paylaşır mısın?

Nefret cinayetleri artarak devam ediyor. Medyada sürekli trans bireyler bu haberlerle yer alıyor. Oysa bizler güzel haberlerin de içeriğinde olmalıyız. Bunun için yarışmayı çok önemli buluyorum. Zaten nefret cinayetlerinde hayatını kaybedenler için alıyorum tacımı da amacım da buydu.

- Bu cinayetler çoğunlukla trans bireylerin en yakınları tarafından gerçekleşiyor. Senin ailenle ilişkin nasıl?

Benim cinsel yönelimimi anlayan annem bana her zaman destek oldu. İlk günden bu yana psikoloğa götürdü ve süreci izledi. Onlar her zaman yanımda. Bugün de olduğu gibi. Ben çok şanslıyım ama çoğu trans arkadaşım bu konuda benim kadar şanslı değil. Zaten çoğunun seks işçiliği yapma sebebi de bu.

- Mesajın nedir?

Hiçbir trans birey eceliyle ölmüyor. Ve biz bir bir eksilirken acı çekiyoruz. Korku içinde yaşıyoruz. Oysa translar evde, okulda, işte her yerde. Birinciliğimi başta Eylül Cansın olmak üzere hayatını kaybeden tüm trans bireylerin anısına alıyorum. Hepimizin sloganı aynı ben de ‘Nefrete inat yaşasın hayat’ diyorum.