‘Türkiye’yi çok önemsiyoruz...’

Çin Halk Cumhuriyeti uluslararası yayıncılık fuarları sorumlusu Xiao Guanglu, ‘Dilerdim ki kitap fuarına bir günlüğüne de olsa Orhan Pamuk da gelsin’ diyor. ‘Çünkü kitapları burada her yerde. Orhan Pamuk gelseydi, biz de Mo Yan’ı çağırırdık ve iki Nobel ödüllü yazar burada buluşmuş olurdu.”

29 Ağustos 2014 Cuma, 10:09


PEKİN - Xiao Guanglu, Çin’in uluslararası yayıncılık fuarları sorumlusu. Bugün, gerçek bir kültürel buluşmaya dönüşen Uluslararası Pekin Kitap Fuarı’nın mimarlarından. Çinli yöneticinin, Türkiye’nin onur konuğu organizasyonunda da emeği büyük. Hatta bu nedenle, ulusal stant açılışında, Çin Halk Cumhuriyeti Medya Bakanı’nın ardından ona da armağan verildi.

Xiao Guanglu, aynı zamanda bir söz ustası. Nereden bildiğimi sorarsanız, söyleşi yaptığımız bir saat boyunca “ustalığını konuşturdu” diye yanıtlarım.
Çinli yetkiliye, Türkiye’nin organizasyonunu nasıl bulduğunu sorduğumda, çok başarılı bulduğunu belirtti, “Geçen yıl Pekin’e konuk olan Suudi Arabistan’dan daha iyiydi” dedi. Ne ki, açıklarken, Türkiye’yle kültürel ilişkilerde kendi deneyimlerini anlatmayı tercih etti:

İstanbul’daki misafirliklerinden hatırlattıkları şöyleydi: “Fuarla eşzamanlı, Okan Üniversitesi’nde Çin Film Festivali düzenlendi. Mimar Sinan Üniversitesi’nde, yine eşzamanlı, Çin’in geleneksel ve modern mimarisi üzerine etkinlikler gerçekleşti. Ayrıca, Boğaziçi ve İstanbul Üniversitesi’nde, öğrencilerin katıldığı kaligrafi atölyesi yapıldı.”

Xiao Guanglu, tüm bunlar için çalışmaya çok erken başladıklarını, çok ayrıntılı bir plan yaptıklarını ve fuara çok güçlü bir temsilci grubuyla katıldıklarını vurguladı.

“Çin ile Türkiye arasındaki ilişkiler çok önemli, iki ülke arasında stratejik ortaklık var” diyen Xiao, bu bağı nasıl önemsediklerini vurgulamak için de bugünden örnekler verdi:

“Biz bu ilişkiye o kadar önem veriyoruz ki, onur konuğu ülke resepsiyonunu parlamento binamızda, yani Çin’in merkezinde yaptık. Üst düzey görüşmede, bakan yardımcınızı bakanımız karşıladı. Ödül töreninde ise bakan yardımcınızı başbakan yardımcımızın yanında ağırladık.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, kitap fuarının onur konuğu ülke için resepsiyon yapılması bir yana, bu sözlerin ardından insan düşünmeden edemiyor: Eğer stratejik ilişki karşılıklı olarak böylesine önemseniyorsa, Türkiye de Pekin’de bakan düzeyinde temsil edilemez miydi?

Kültürümüzün onlar için her halükarda ilgi çekici olduğunu sözlerine ekleyen Xiao’nın, organizasyonla ilgili ise “tek bir” sitemi vardı:

“Dilerdim ki kitap fuarına Orhan Pamuk bir günlüğüne de olsa gelsin. Çünkü kitapları burada her yerde ve onu seven yüz binlerce okur var. Orhan Pamuk gelseydi, biz de Mo Yan’ı çağırırdık ve iki Nobel ödüllü yazar burada buluşmuş olurdu.”

Cumhurbaşkanı rüşveti kaldırdı!

Çin’den bir kültür yetkilisiyle buluşmuşken, ülkedeki ifade özgürlüğü, sanatsal özgürlük alanındaki baskıları sormamak olmazdı. Çünkü Çin, bu alanda dünyada kötü bir üne sahip. Xiao Guanglu yanıtlarken, “Evet, maalesef eskiden burada kimsenin konuşma hakkı yoktu, yorum hakkı yoktu” diyerek anlatmaya başladı: “Ancak artık öyle değil. Çin halkı artık başa geçen hükümeti eleştirme hakkında sahip. Özellikle şu andaki yeni cumhurbaşkanını Çin halkı inanılmaz seviyor. Bunun başlıca nedeni de ortalıktaki birçok rüşvet ve yolsuzluk dosyasını ortadan kaldırmış olmasıdır!”