Üç uzman görüşü: IŞİD görünümlü PYD operasyonu

Operasyonun PYD’nin kantonları birleştirmesini engellemek amacı taşıdığını ve bu arada IŞİD’in de bölgeden süpürüleceğini söyleyen uzmanlar operasyon için alandaki tarafların uzlaşmış olduğunu ifade ettiler.

24 Ağustos 2016 Çarşamba, 21:47
Abone Ol google-news

Doç Dr. Ahmet Kasım Han, gazeteci Hüsnü Mahalli ve Yrd. Doç. Dr. Behlül Özkan, ‘Fırat Kalkanı’ operasyonunu Cumhuriyet için yorumladı.

Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Behlül Özkan:

Bu operasyon IŞİD’e karşı yapılmış gibi görülse de baktığımız zaman IŞİD’in orada çok cüzi miktarda bir askeri gücü kalmıştı. Bu bağlamda askeri olarak IŞİD’e karşı muazzam bir operasyon değil bu. IŞİD aslında o bölgede aylardır bulunuyor. Niye bu operasyon aylardır yapılmıyor da IŞİD’e karşı şimdi yapıldı diye sormak lazım. Bunun sebebi de PYD’nin Fırat’ın batısına geçmesi, Türkiye’yi Arap Ortadoğusu’ndan kopartacak Kürt koridorunu kurmaya 90 km kalması. Bu bağlamda da alarm zilleri çalmış olacak ki haftalar öncesinden Ankara’da, Suriye’deki Esad rejimi Rusya, İran ile mutabık kalınarak ABD’nin de onayını alınarak bu koridorun yürümesinin önüne geçilmesi için yapılmış bir operasyon. Bu operasyonun yapılabilmesi için Türkiye’nin Rusya ile ki Rusya Suriye’nin hava sahasını koruyan güç, mutlaka mutabık kalmış olması gerekiyor. Rusya ile mutabık kalınması, Esad rejimi ve İran ile de mutabık olunmasını akla getiriyor. ABD’nin mutlaka onayının olduğunu eklemek gerekiyor. İlk etapta muhtemelen Türkiye Rusya ile Esad rejimi ile Cerablus üzerinden mutabık kalıyorsa, Türkiye’nin desteklediği muhalif unsur kısmında Halep’te Esad rejimine karşı olan savaşı durdurmaları gerekiyor.

Orada mutabık kalıp diğer tarafta savaşmak olmayacağı için büyük ihtimal bu büyük mutabakatı, Halep’i de içine alan mutabakatı içermesi olası. Tabii ki de Halep’in Esad rejimi tarafından tekrar geri alındığı, muhaliflerin Cerablus’u kontrol ettiği PYD koridorunun birleşmesinin engellendiği gibi bir mutabakattan bahsediyoruz. Ancak masada sağlanan mutabakatlar, uluslararası ilişkilerde sahaya uygulanmaları bazen sorunlarla veya uygulanamama gibi sorunlarla karşılaşabiliyor. Onu zaman gösterecek.

‘Dış politika açısından başarılı bir harekat’

Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Kasım Han:

“Türkiye’nin Cerablus’a yönelik askeri harekâtını diplomatik olarak iyi hazırlanmış ve zamanlanmış buldum. Türk dış politikası, uzun zamandır ilk defa hassas ve çok taraflı bir problemi, kendi istediği yönde taraflar arasında bir uzlaşı yaratarak çözüme soktu. Savaş, çatışma ve insan kaybının söz konusu olduğu meseleler her zaman tatsızdırlar ancak dış politikanın yürütülmesi bakımından harekâtı başarılı bulduğumu söylemek durumundayım. Uzun vadede, Türkiye’nin ortaya çıkabilecek bir Kürt kemerinden olumsuz etkileneceğini düşünüyorsanız, bu riski bertaraf etmek için adım atması gerektiğini de kabul etmek durumundasınız.

PYD’nin PKK ile bağlantısı inkâr edilemez. Türkiye, bölgede, birinci tehdit olarak Kürt gruplarını kabul ediyor. PYD’yi yurtiçinde neredeyse 35 senedir çatıştığı grubun uzantısı olarak görüyor. Amerika’nın PYD’ye biçtiği misyon da belli.

IŞİD’le savaşmasını, Rakka’dan IŞİD’i temizlemesini istiyor. Yani Amerikalılar kendi gündemlerine uygun politika yürütüyor. 1952’den beri ittifak içinde olduğu Türkiye’nin çıkarlarına uygun davranıyor olmaları da onlar açısından daha gerçekçi bir politika. Türkiye bu operasyonla IŞİD’i de doğrudan hedef alıyor. IŞİD’i örgüt olarak karşısına alıyor. Böyle bir harekâta girişiyorsak, IŞİD’in Türkiye’de bugüne kadar yürüttüğü stratejinin, çatışma boyutunu tırmandıracağını öngörmek mümkün.

O nedenle, hiç ama hiç tavizsiz, IŞİD’le mücadele edilmesi gerekiyor. Tıpkı, FETÖ ile mücadelenin tavisiz yapılması gerektiğine inandığımız gibi, IŞİD’le de aynı tavizsizlikle ve topyekûn mücadele etmek gerekiyor.”

'PYD’ye bir mesaj’

Gazeteci Hüsnü Mahalli:

Çok ciddi bir operasyon olduğunu sanmıyorum. Cerablus çok böyle ahım şahım bir yer değil. IŞİD orada çok güçlü değil. 200 civarında IŞİD’ci olduğunu düşünüyorum. En çok 300 diyelim. 10 bin nüfusu olan küçük bir kasaba ve bunların yüzde 90’ı Temmuz 2012’de radikal İslamcı gruplar orayı işgal ettiğinde kaçmıştı. Temmuz 2013’te de IŞİD, diğer grupları temizleyerek tek başına orayı işgal ettiğinde halkın yüzde 90’ı Halep’e ve Gaziantep’e kaçtı. Bu anlamında Cerablus çok önemli değil. Bu operasyon PYD’ye bir mesajdır. “Rüya görme, hayal görme. Amerika’nın desteğini aldıktan sonra ‘artistlik yapma’” gibi bir mesaj veriyor. Cumhurbaşkanı’nın konuşması da öyleydi.

‘Türkiye izin vermez’

Ben Kürt koridoru kavramına katılmıyorum. Mantıklı değil. Kürtlerin koridor kuracak nüfus ve güçleri yok. Koridor dedikleri Irak’tan Akdeniz’e kadar olan bölgedir. Türkiye - Suriye sınırıdır. PYD ve YPG’nin bu koridoru oluşturacak askeri gücü yok. Teknik ve fiziki olarak mümkün değildir. Türkiye buna izin vermez zaten.

Cerablus’a bağlı bölgede bu operasyonla bir şey planlanmış değil. Cerablus operasyonu yüzde yüz Rusya’nın onayıyla olmuştur. Yani Türkiye’yle Rusya demek ki Putin - Erdoğan buluşmasının ardından önemli adımlar atıyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz değil, başka yabancı bir devlet değil, Suriye’nin geleceğine Suriye halkı karar verecektir” açıklaması çok önemlidir. Artık “Esad gitsin” diye kimse söylemiyor. Türkiye bundan sonraki diyalogların süreceğini de kabul etmiş oldu.