Unutulmaz klasiklerin yaratıcısı

Amerikan sinemasının ustalarından I Want to Live (Yaşamak İstiyorum, 1958), West Side Story (Batı Yakasının Hikayesi, 1961), The Sound of Music (Neşeli Günler, 1965) gibi unutulmaz klasiklerin yaratıcısı, yönetmen, yapımcı, kurgucu Robert Wise, 14 Eylül 2005’te yaşamını yitirdi.

19 Eylül 2020 Cumartesi, 15:06
Abone Ol google-news

Amerikan sinemasının ustalarından Somebody Up There Likes Me (Yukarıda Biri, 1956), I Want to Live (Yaşamak İstiyorum, 1958), West Side Story (Batı Yakasının Hikayesi, 1961), The Sound of Music (Neşeli Günler, 1965) gibi unutulmaz klasiklerin yaratıcısı Robert Wise, 14 Eylül 2005’te 91 yaşına girdikten dört gün sonra yaşamını yitirmişti. 10 Eylül 1914’te Winchester, Indiana’da doğan Wise, bunalım yıllarından ötürü öğrenimini yarıda bırakıp küçük yaşta işe girmek zorunda kaldı. RKO  yapım şirketinde muhasebecilik yapan kardeşi David’in desteğiyle 18’inde burada çalışmaya başlayan delikanlı makine dairesiyle kurgu odası arasında film bobinlerini taşıyarak sinema endüstrisine ilk adımını attı. Ses efekti kurgusu ve kurgu asistanlığının ardından 1939’da baş kurgucuya yükselen , dönemin en önemli montajcıları  arasında yer alan Wise, Orson Welles’in Yurttaş Kane (1940), Ile Muhteşem Ambersonlar (1942) gibi çok sayıda önemli yapımın montajını yaptı.

1944’te bir rastlantı sonucu yönetmenliğe başlayan Wise, Gunther von Fritsch’in yarım bıraktığı The Curse of the Cat People (Kedi İnsanların Laneti) filmini on gün gibi kısa bir zamanda tamamlayarak ortaya çok nitelikli bir psikolojik gerilim çıkardı. Ardından zeki, inandırıcı bilimkurgu The Body Snatcher (1945) geldi. B türü çalışma, profesyonel ringin acımasızlığını betimleyen The Set Up (Demir Yumruk, 1949) boksla ilgili bugüne dek gerçekleştirilen en iyi dram olarak kabul edildi. 

Robert Wise, 1950’lerde yine başarılı filmler yönetti: Nükleer silahların çoğalmasını eleştiren The Day the Earth Stood Still (Uçan Dairenin Esrarı, 1951), bir kasabanın yozlaşmasını sergileyen The Captive City (Tutsak Kent, 1952), yine bir boks filmi Somebody Up There Likes Me, idam cezasını eleştiren I Want to Live, Truva Savaşı’nın epik destanı Helen of Troy (Truvalı Helen, 1955). Wise, koreograf Jerome Robbins’le ortaklaşa yönettigi West Side Story ile The Sound of Music’ten (Neşeli Günler) en iyi yönetmen Oscar’larını aldı. Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, usta sinemacıya tüm kariyerinden ötürü 1992’de Irving Thalberg yaşam boyu başarı ödülü verdi.

86 yaşındayken özel bir TV kanalı için çektiği A Storm in Summer (Yaz Fırtınası, 2000) en son filmi oldu. Sinema tekniğini ve anlatım dilini çok iyi bilen yönetmen-yapımcı Robert Wise sinemada her türü denedi: müzikal (Batı Yakasının Hikayesi, Neşeli Günler), aşk (Two for the Seesaw/ Salıncakta İki Kişi, 1962), dram (Yukarıda Biri, Yaşamak İstiyorum), savaş (Run Silent Run Deep/Sessiz ve Derinden Git, 1958), The Sand Pebbles/ Macera Gemisi, 1966), western (Tribute to a Bad Man/ Kötü Adama Ağıt, 1956), polisiye (Born to Kill, Doğuştan Katil, 1947), gerilim (Kedi İnsanların Laneti), bilimkurgu (Andromeda Strain, Star Trek-The Motion Picture, felaket (Hindenburg Faciası, 1975) hayalet, perili ev (The Haunting, 1963), epik (Truvalı Helen).

Batı Yakasının Öyküsü, Neşeli Günler, Yaşamak İstiyorum, The Haunting filmleri sinema klasikleri içinde yerlerini aldılar. Robert Wise değişik tüm çalışmalarına özgün bakışını, yetkin tekniğini katmayı başardı, böylece sinema tarihine  saygın bir ad ve sağlam yapıtlar bıraktı.