Unutulmazdı, artık ‘unutulamaz’ oldu!

İç düşmanlar retoriği, uçuşa geçen borç ama ‘duble’ tesis.

22 Mayıs 2016 Pazar, 21:15
Abone Ol google-news

Aziz Yıldırım ‘realitesi’ var hayatımızda. Aslında ‘sürrealleşen’ bir realite. Stadın çiminin boyundan, bilet fiyatlarına, tribünlerdeki tezahüratlardan, taktiklere kadar her şeyin içinde o. Fatih Terim bir vakitler “Realiteyi sahaya yansıtmaya çalışacağız” demişti. Aziz Yıldırım her daim sahaya yansıtıyor.

Evet, duble yol, pardon bol bol tesis yaptı. Şaka bir yana gerçekten önemli bir kalkınma hamlesinin mimarı. Bununla da kalmadı. Takımı hep zirve yarışında tuttu. Yakın zamana dek unutulmaz başkanlar arasında adı yer alacak gibiydi. Şimdi ‘unutulamaz’ hale geldi.

Kurumlar üstü başkan

Kendi söylemleriyle kendini boğuyor. Kazanmaktan başka hiçbir şey bilmiyor. Henüz sezon başında göreve getirdiği ve takımı şampiyon yapamayan hiçbir hocayla yeni sezona devam etmedi (3 Temmuz sonrası Aykut Kocaman hariç). Bazen yeri geldi, şampiyon yapanla da devam etmedi. Çünkü o, Fenerbahçe’de kurumlar ve başarılar üstü. Ve söz konusu olan Fenerbahçe’yse her şeyi herkesten daha iyi bildiğine emin.

Bu sezonki Yıldırım

Geçmişteki karanlık dehlizleri bırakalım bir süreliğine. Rüştü’nün dövülmesine, Sedat Peker, Serdar Bilgili hikayelerine, Cihan Oskay’lara, kablosu kesilen yayınlara, 3 Temmuz’a hiç değinmeyelim. Son beş yılda tek başarı olarak kendisinin koyduğu şampiyonluk çıtasının sadece bir kez aşılmış olmasını da unutalım. Sadece ama sadece bu sezonki Aziz Yıldırım’a bakalım. Ne hatırlarsınız? Gene basın toplantıları, gene feveran, kovulan sportif direktörler, herkesten hesap sormalalar, tribünlerin neyi, nasıl bağıracağını bile bildirmeye kalkan bir cüret, her eleştiriyi ‘içdüşmanlar’ retoriğiyle damgalama... Ve sahada gene başarısızlık, gene başarısızlık. Üç sezonda 100 milyon Avrolar harcanırken borcun uçuşa geçtiği bir Fenerbahçe!..

Büyük emeği var

Bakmayın basketbolda yaratılan mucizeye. Şüphesiz ki büyük emeği var Aziz Yıldırım’ın, ama sonuçta işine karışılması en zor adamlardan birini getirdi takımın başına. Biraz yönetimin az görünmesiyle de aldı yürüdü basketbol.

Böyle geçti Aziz Yıldırım’ın sezonu. Kendi taraftarını 10 yıl daha kalırım diye tehdit ederek sezonu kapattı. Söylenecek başka söze gerek var mı?

YAPTI

* Samandıra Tesisleri ve Şükrü Saracoğlu’yla başlayan tesisleşme hamlesi hiç durmadı. Topuk Yaylası ve Fenerbahçe Ülker Arena işin zirvesi oldu.

* Hocada bir ölçüde istikrar sağladı. Fenerbahçe’de sezon devam ederken gönderilen son hoca Nisan 2003’te Oğuz Çetin’di. O zamandan beri gelen her hoca sezonu tamamladı.

* Amatör şubelere yatırım yaptı. Dereağzı Tesisleri’ni tüm şubelerin kullanımına açtı ve pek çok amatör branşta başarı geldi. Yüzüncü yılda 224 kupa kaldırdı.

* Onun döneminde, son 15 sezonun 13’ünde şampiyonluk yarışındaki taraflardan biri oldu Fenerbahçe. 5’inde şampiyon oldu.

* Gelirler onun döneminde inanılmaz arttı. Hatta Fenerbahçe, Deloitte’in “En çok gelir elde eden 20 kulüp” listesine Türkiye’den giren ilk kulüp oldu.

YAPAMADI

* Hocada istikrarı o kadar da sağlayamadı. Aziz Yıldırım döneminde şampiyon olamadığı sezonun ertesinde göreve devam eden tek hoca Aykut Kocaman oldu. O da özel bir dönemdi.

* Tribünleri kaybetti. Yetmedi her türlü tepkiyi bastırmaya kalktı. Tribünlere pankart asılmasını bile engelledi. Ters düştüğü taraftar gruplarının bulunduğu tribüne kombine satışı yapmadı. Yönetim aleyhinde tezahürat yapan tribünün kombinelerini iptal etti.

* Onca transfere rağmen Avrupa’da beklenilen ölçüde başarılı olmadı. Aziz Yıldırım döneminde 15 kez ligi ilk ikide tamamlamasına rağmen Şampiyonlar Ligi’ne 5 kez katılabildi.

* Profesyonel yapıyı oturtamadı. Kocaman’la ve Terraneo’yla sportif direktörlük denemeleri yaptı. İkisini artık işler profesyonelce işleyecekmiş gibi tanıttı, yine tesisten geri adım atamadı. Müdahale etmeden duramadı. Hatta bunu kendi sihri gibi tanıttı.

* Teknik direktörün işine, duruşuna, haline, vaktine sürekli karıştı. Uyuşamadığıyla çalışmadı.

* Gelir yarattı ama bir o kadar da borç çıkardı. Son üç yılda harcanan parayla kulüp Finansal Fair Play kıskacına girdi. Tarihin en fazla harcama yapan Fenerbahçe’sini yarattı.