Vitrindekiler...

Vitrindekiler’den yepyeni okuma önerileri...

02 Mayıs 2021 Pazar, 00:04
Abone Ol google-news

Tuvalin Ardındaki Tarih / A. Celal Binzet / Cumhuriyet Kitapları / 232 s.

Değerli araştırmacı, yazar ve ressam Celal Binzet; “Tuvalin Ardındaki Tarih”te, üstün sanatçıların, tarihin çeşitli dönemlerinde yaptıkları ve uygar insanlığa armağan ettikleri resimlerin gerisindeki yaşanmışlıkları, yapıtları yaratanları etkileyen toplumsal ve bireysel olayları, gerçekleri ve öyküleri anlatıyor. Ve, varsıl bir sanat müzesinde ziyaretçilerini gezdiren usta ve donanımlı bir rehber gibi; sanatsever her insanın mutlaka aklının bir köşesinde olan ünlü resimler için “ne zaman, neden, nasıl ve hangi koşullarda yapıldıkları” gibi soruların yanıtlarını kıvrak bir kalem ve yazınsal bir biçemle veriyor.

Cüppeli Vesayet - Cumhuriyet Bilgeleri / Ali Sirmen / Kırmızı Kedi Yay. / 336 s.

Paris muhabirliğinden dış politika yazarlığına, futbol kritiklerinden gastronomi yazarlığına kadar birçok alanda görev almış duayen gazeteci ve yazar Ali Sirmen; uzun yıllardır sürdürdüğü günlük köşe yazarlığıyla da yakın dönem basın tarihimizin usta gazetecilerinden ilk akla geleni. Fransa Ulusal Liyakat Nişanı (Chevalier rütbesi) sahibi olduğu gibi, 12 Eylül ve 12 Mart dönemlerinde “hakkında hiçbir mahkûmiyet kararı olmadığı halde” toplam 3,5 yıl hapis yatmış bir isim. 2021’de meslekteki 55’inci yılını tamamlayan Ali Sirmen’in önceki kitaplarından ve 2004’ten günümüze Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan yazılarından seçtikleriyle oluşturduğu yeni kitabı Cüppeli Vesayet, Türkiye’nin yarım asırlık hikâyesini özetliyor.

Klasik Polisiye Öyküler / Kolektif / Çınar Yay. / 208 s.

Kitap, suç ve gizem edebiyatının önemli kahramanlarının ilk kez ortaya çıktığı serüvenler ile öncü yazarların unutulmaz eserlerini bir araya getiriyor. Okült dedektif Carnacki, kör dedektif Max Carrados ve avukat dedektif Martin Hewitt’in doğduğu öykülerin yer aldığı derlemede; bazen bir cinayetin, bazen bir soygunun, bazen adaletin, kimi zaman da bir hayaletin peşinde, esrar perdesi aralanıyor. Çağdaş İngiliz polisiyesinin yaratıcısı Wilkie Collins’ten “Polis Memuru ve Aşçı”, Arthur Morrison’dan “Lenton Çiftliği Soygunları”, Anna Katharine Green’den “Yakut ve Kazan”, William Hope Hodgson’ın “Canavarın Geçidi”, Ernest Bramah’ın “Diyonisos Sikkesi” ve Pulitzer Ödüllü Susan Glaspell’in “Emsallerinden Oluşan Bir Jüri”si yan yana geliyor.

Günlükler (1956 - 1966) / Ekrem Alican / Yapı Kredi Yay. / 408 s.

Kitap; politikaya Demokrat Parti saflarında başlayan, Menderes’in baskıcı politikalarına karşı çıkarak DP’den ayrılıp Hürriyet Partisi’ni ve daha sonra Yeni Türkiye Partisi’ni kurmuş, Maliye Bakanlığı, başbakanlık yardımcılığı yapmış Ekrem Alican’ın 1956-1966 yılları arasında tuttuğu günlüklerinden oluşuyor. Askeri darbeler, darbe girişimleri, seçim ittifakları, koalisyonlarla dolu çalkantılı bir dönemde siyaset yapmış Alican’ın yaşamının yanı sıra yakın tarihe yetkin bir tanıklık sunuyor.

Gökçukuru / Ramazan Güngör / Can Yay. / 128 s.

Geçmişte kalmaya direnen çocukluklar, Avrupa’nın ortasında bir yerde kendini, kimliğini, aidiyetini sorgulayan karakterler; travmalar, yitip gidemeyen anlar ve biriktikçe biriken duygular. Farklı zaman dilimlerine, farklı yaş dönümlerine ait, büyükşehirden taşraya, farklı dünyalarda yaşanan ve bir hayata gölgesini vuran deneyimler… Güngör, Gökçukuru’ndaki öykülerinde kimi zaman karakterlerini farklı diyarlar ve kültürlerde yaşadıkları yabancılaşmanın kimi zaman da gelip geçen zamanın dolayımında resmediyor. Varoluşumuzda büyük yarılmalar yaratan anları yakalayıp, arka planı ihmal etmediği fotoğraf karelerinde kristalleştiriyor.

Dedektif / Adil Yasin Özben / Bilgi Yay. / 488 s.

Sıradan görünen ama alışılagelmişin dışında bir polis ve hızla çoğalan kurbanlar... Bağımlılıkları ve rutinleriyle hayatı gevşek biçimde kavramış Dedektif’in kalın kabuğu farklı kişilerin dikkatini çekmiştir. Ama bu, kabuğun ardında aynı şeyi gördükleri anlamına gelmez. İlgi ölümcül de olabilir kurtarıcı da… Benzerlik insanları farklı yollara sürükleyebilir. Yolculuk hem fiziksel hem psikolojik olarak yıpratıcıdır. Kurtuluş için gereken mesafe muammadır.

Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma - Modern Klasikler / Stefan Zweig / Çev.: Gülperi Sert / Türkiye İş Bankası Kültür Yay. / 64 s.

Zweig, bu kez gündelik yaşamın içinde yatan gizil bilgeliği keşfe çağırıyor okurunu. Kahramanımız, duyduğu taşkın merakla Paris’in nehir gibi akan kalabalığına karıştığında kentin ona nasıl sürprizlerle yanıt vereceğinden habersiz görünüyor. Sherlock Holmes bakışıyla insan portrelerini çıkarırken birden gözleyen ile gözlenenin, av ile avcının, öğreten ile öğrenenin yer değiştirdiği baş döndürücü bir çalkantı içinde buluyor kendini. Ya da tam tersi, bu kez Viyana Prater’de, durağan ve süslü yaşamından gündelik yaşamın sıradanlığına kaçan bir kahramanda özgür aşkı, toplumun kaygısız doğasını hatırlayışı okuyoruz. Yapıt, Zweig’ın en küçük ilişkilerin içine nüfuz eden, en sıradanın içindeki zenginliği gören gözlem yeteneğine çarpıcı bir örnek.

Bir Yarasa Bir Kıza Âşık Oldu / Kenan Hulusi Koray / İthaki Yay. / 208 s.

Kitap, Kenan Hulusi Koray’ın “gotik edebiyat” olarak değerlendirilebilecek tüm öykülerini bir araya getiriyor. “Bir Garip Adam”, “Kavaklıkoz Hanı’nda Bir Vaka”, “Kemiksiz Kadın”, “Tuhaf Bir Ölüm”, “Ömer Besi’nin Başı”, “Köyde Cinayet”… Tüm bu öyküler gerçekle gerçekdışının sınırlarında dolaşıyor, insanı tekinsiz bir âlemin kapısından içeri sokarak inanılması güç, ürpertici olaylarla etkisi altına alıyor.

Porselen Bir Mevzu / Gökçe Bilgin / İletişim Yay. / 164 s.

Birbirlerinin sesi olan üç kadın. Onların adları Zümrüt. Zümrütler. Birbirlerinin içinden doğdular. Aşkla okudular, mağrur bir edayla yazdılar… En çok da sorular sordular. Gökçe Bilgin, masalların, Anadolu efsanelerinin anlatım dilinden damıttığı kendi özgün biçemini yaratıyor. Porselen Bir Mevzu, özenli kurgusu, katman katman açılan hikâyesiyle, edebiyata ve yazma deneyimine ilişkin yönelttiği yetkin sorularla belleklerde yer edecek bir ilk roman.

Çöküş: Finansal Krizlerle Dolu Bir On Yıl Dünyayı Nasıl Değiştirdi? / Adam Tooze / Çev.: Ahmet Fethi Yıldırım / VakıfBank Kültür Yay. / 576 s.

Ekonomi profesörü Adam Tooze, 2008 küresel krizinin başta ABD olmak üzere Çin, Rusya ve Avrupa üzerindeki etkilerini inceliyor. 1929’daki Büyük Buhran’dan sonra yaşanan en büyük kriz kabul edilen 2008 küresel ekonomik krizini, “çöküş” olarak nitelendiriyor. ABD’nin en büyük yatırım bankalarından Lehman Brothers’ın 600 milyar dolarlık borcuyla iflas etmesi üzerine başlayan, sonuçları dünya geneline yayılan ve tüm güç dengelerini sarsan bu krizi, “Finansal Krizlerle Dolu Bir On Yıl Dünyayı Nasıl Değiştirdi?” sorusu çevresinde ele alıyor. Çöküş; sermaye akışları, kamu borçları, bilançolar, tahvil-bono getirileri ve daha pek çok verinin istatiksel analinizi içeren tablo ve grafiklerle zenginleştirilmiş bir çalışma.

Sessiz Hasta / Alex Michaelides / Çev.: Aslı Perker / Domingo Yay. / 320 s.

Başarılı ressam Alicia Berenson, kocası Gabriel onun için endişelenmesin, iyi olduğunu görsu¨n diye bir gu¨nlu¨k tutuyordu. Bu çok sevdiği adam, ondan sebep mutsuz olmamalıydı. Alicia Berenson, otuz u¨ç yaşında, kocasını suratına beş kez ateş ederek öldu¨rdu¨. Sonrasında tek kelime bile konuşmadı. Adli psikoterapist Theo Faber, yıllardır kimsenin başaramadığını başarıp Alicia’yı konuşturabileceğinden emin. Ama olur da başarırsa, gerçeği duymak isteyecek mi? Unutulmaz! Hitchcock gerilimi, Agatha Christie kurgusu ve Yunan trajedisinin birleşimi. Zekice kurgulanmış, sofistike bir gerilim.

Jönler / Bekir Fahri İdiz / Kopernik Kitap / 204 s.

Edebiyatımızın unutulmuş yazarlarından biridir Bekir Fahri İdiz. Jön Türklere katılmış bir Zolaperest! 1910’da, Mısır’da kaleme aldığı Jönler adlı romanında Jön Türklerin Mısır’daki faaliyetlerini gerçek olaylara ve kişilere atıflarda bulunmak yoluyla anlatır. Meselâ romanda Vedat Bey, Mizancı Murat’ı; Kemal Bey, Namık Kemal’i, Dobrucalı, Tunalı Hilmi’yi; Avni, Tarsusizade Münif’i; Muallim Mesut, Hoca Kadri Nasıh’ı; Damat Hamdi Paşa ise, Mahmut Celâlettin Paşa’yı temsil eder. Bu bakımdan tarihî bir belgesel olarak da değerlidir. II. Abdülhamid’e muhalif bir kısım aydının Mısır’daki hayatlarını gözler önüne seren Jönler, orijinal nüshaya sadık kalınarak, sadeleştirilmeden ve gerektiğinde dipnotlarda düzeltmeler ve açıklamalar yapılarak yayıma hazırlanmış.