Walt Disney'in mirası

Bugün başlayan yeni filmler arasında ‘Kayıp Nehir’le ‘Yarının Dünyası’ öne çıkıyor.

22 Mayıs 2015 Cuma, 09:52
Abone Ol google-news

Ünlü çizer, çizgi roman ve canlandırma film (animasyon) ustası olarak ve yetişkinler kadar gençlere, çocuklara da, aileye de hitap eden çeşitli eserleriyle, California’dan çıkıp tüm dünyaya yayılan o Disneyland benzeri eğlence sektörüne çağ atlatan öncü girişimleriyle kuşkusuz 20. yüzyıl kültürüne damgasını vurmuş, Miki Fare, Vak Vak amca, vb. gibi çeşitli çizgi kahramanların adı çoktan bütün sınırları aşmış, hayalgücü zengin, büyük yaratıcısı Walt Disney (1901-1965) kurduğu yapımevinde, yıllar yılı çocuk edebiyatının masallarını, serüven klasiklerini beyaz perdeye aktarmasının yanısıra çeşitli belgesellerle aileye yönelik kurmaca filmler de üretmişti bilindiği gibi.

Kafayı genelde bilimselliğe, geleceğin teknolojisine takmış olduğunu hâlâ para basan o eğlence parklarında bol bol örneklemiş olan ustanın vaktiyle kurduğu Disney stüdyolarından çıkagelerek bugün gösterime giren “Tomorrowland- Yarının Dünyası” da, animatronik robotlarla, hologramlarla, gökyüzüne yükselen devasa kulelerle, uçan-kaçan makinelerle dolu, ürkütücü bir gelecekte geçen, fütüristik ve fantastik bir bilimkurgu.

Yetişkinliğini George Clooney’nin canlandırdığı, bilime meraklı çocuk Frank’ın icat ettiği, uçmayı sağlayan sırt jetiyle 1964 New York Dünya Festivali’ne katılmasıyla başlayan “Yarının Dünyası”nın, zamanda gidiş-gelişler, farklı boyutlara geçişler, paralel evrenlere yönelmeler gibi bilimkurgunun demirbaş olgu ve temalarıyla kaynaştırılmış hikayesini yer yer sarsıcı bir görsellikle, birinci sınıf bir altyapı donanımıyla bezeyip enerjik bir aksiyon temposunda seyrederek iki saati aşkın bir süre boyunca seyircisini perdeye bağlamayı başardığı söylenebilir.

 

Öncü dörtlü

5-10 yıl öncesinin popüler TV dizisi “Lost”un senaristlerinden Damon Lindelof’la Jeff Jensen ve Brad Bird üçlüsünün imzasını taşıyan bir senaryoya dayanan ve (Albert Einstein’dan alıntı yapılarak) bilim kadar hayal gücünün de önemine vurgu yapılan film, yalvaç Athena’nın (Raffey Cassidy) sihirli bir rozet verdiği, dünyayı düzeltme derdindeki Casey Newton (Britt Robertson) adındaki meraklı, atılgan bir genç kızla çocuk ve orta yaşlardaki Frank’ın, paralel dünyaların sır ve gizemlerine doğru yaptıkları tehlikeli yolculukları anlatırken yazar Jules Verne, mimar Eiffel, Tesla ve Edison gibi vaktiyle bilimsel gelişmelerin önünü açmış Öncü Dörtlü’ye de bir selam sarkıtıyor.

Uzamın-zamanın donduğu sahne ya da başka boyuta geçme sahnesi gibi ilginç bölümlere de sahip, beylik anlatımından çok şaşırtmacalı görselliğiyle ilgi çeken, ayrıca dizi oyuncusu-şarkıcı Hugh Laurie’nin de yan bir rolde boy gösterdiği “Yarının Dünyası”nı, son dönemde çizgi filme itibarını yeniden kazandırarak Disney’e rakip gösterilen Pixar stüdyolarının 2 Oscar’lı dahi çocuğu Brad Bird yönetmiş. “The Incredibles-İnanılmaz Aile” (2004), “Ratatouille” (2007) ile 2 animasyon Oscar’ı kazanmış, 4 yıl önceki “Ghost Protocol”dan sonra suskun kalmış yönetmen Brad Bird’ün senaryosuna da katıldığı yeni filmi “Yarının Dünyası”, vaktiyle bilimin modern dünyadaki günlük yaşamımızı ne çok etkilediğini belirten Walt Disney’in mirasına sahip çıkarak hayagücüne övgüler düzen, sonuçta çok başarılı değilse de oldukça eğlenceli olabilen, türün meraklısının gönlünü çelecek, ilginç bir seyirlik sayılabilir yine de.