Yanlış ekonomi politikaları ve Covid-19 salgınının etkileri Türkiye’nin cari açığını büyüttü

Haziran ayında 2.9 milyar doları aşan cari açık, ilk 6 ayda da 20 milyar dolara ulaştı. Uluslararası yatırımcıların çıkışı da sürdü.

15 Ağustos 2020 Cumartesi, 06:00
Yanlış ekonomi politikaları ve Covid-19 salgınının etkileri Türkiye’nin cari açığını büyüttü
Abone Ol google-news

Merkez Bankası’nın Haziran 2020 ile ilgili dün açıkladığı ödemeler dengesi bilançosu, özellikle Covid-19 salgınının ekonomi üstündeki etkisiyle Türkiye’nin bu yıl önemli bir cari açıkla karşı karşıya kalacağını gösterdi. Bu kapsamda haziran ayında cari işlemler Haziran 2019’a kıyasla 2 milyar 839 milyon dolar artarak 2 milyar 934 milyon dolar oldu.

Geçen yılın ilk 6 ayında 135 milyon dolar fazla veren hesap, bu yılın 6 ayında ise 19 milyar 804 milyon dolar açık verdi. Ayrıca Haziran 2020 sonu itibarıyla son 12 aylık cari işlemler açığı ise 11.1 milyar dolara yükseldi. Bu rakam Mayıs 2020’de 8.2 milyar dolardı.

DİBS’TEN ÇIKIYOR

Bilançonun alt detaylarına bakınca, geçen yılın aynı ayında 3.4 milyar dolar net fazla veren hizmetler dengesi, bu haziranda 294 milyon dolar net açık verdi. Portföy yatırımlarında aylık 1.5 milyar dolar tutarında net çıkış kaydedildi.

Bu kapsamda yurtdışı yerleşikler hisse senedi piyasasında 31 milyon dolar ve devlet iç borçlanma senetlerinden (DİBS) 427 milyon dolar net satış yaptı. Resmi rezervlerde ise haziran ayında 7.7 milyar dolar net azalış gözlendi. Ayrıca net hata ve noksan hesabı ilk 6 ayda 1 milyar 918 milyon dolar açık verirken, haziranda ise 1 milyar 978 milyon dolar fazla oluştu.

BEKLENTİ YÜKSELDİ

Öte yandan Merkez Bankası’nın ağustos ayı beklenti anketinde, temmuz anketinde 14.6 milyar dolar olan yıl sonu cari açık beklentisi 17.3 milyar dolara çıktı. Ayrıca yıl sonu TÜFE beklentisi yüzde 10.22’den yüzde 10.82’ye, dolar/ TL beklentisi 7.0188 liradan 7.3428 liraya yükseldi.

KUR, ENFLASYON KORKUSU YARATIYOR

TL’deki değer kaybı nedeniyle kur riskini azaltmak isteyen şirketler yabancı para yükümlülüklerini TL’ye çevirme yoluna giderken, artan maliyet baskısı ve zayıflayan alım gücü endişe yaratıyor. Reel sektör temsilcileri, yükseliş sürerse artan maliyetlerin ithal girdi ağırlıklı sektörler başta olmak üzere fiyatlara yansıtılmaya başlanacağına, bunun da enflasyonist etki yaratacağına işaret ediyor.

İthalatçı ya da sadece iç piyasaya çalışan firmalardaki kur kaynaklı tahribatın çok daha yüksek olduğunu belirten TOBB Konfeksiyon ve Hazırgiyim Sanayi Meclis Başkanı Şeref Fayat, “Dolarla ithal edip TL’ye çeviriyor, içeride bir de vadeli TL fiyatla satıyorlar. Bu firmalar ciddi zarar yazıyor” derken, Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, şu vurguyu yaptı: Kurdaki hareket bir süre daha devam ederse, stoklar eridikçe fiyatlara da yavaş yavaş yansıması başlar.”