Yapılan mitinglerde İzmir temalı protestolar-1

KONUK YAZAR | Atatürk Araştırmacısı Ahmet Gürel, Cumhuriyet'in Ege'si için yazdı...

11 Ağustos 2021 Çarşamba, 10:55
Yapılan mitinglerde İzmir temalı protestolar-1
Abone Ol google-news

İşgal kuvvetlerinin kontrolü altında bulunan İstanbul’da önce, işgali kınama telgrafları çekildiğini önceki makalemizde yazmıştık. Samsun’a doğru yola çıkan Mustafa Kemal Paşa’nın, Anadolu’ya gönderdiği telgraflarda mitinglerin önemine yer verilmiştir. İzmir’in işgali ile beraber, birçok önemli protesto mitingleri İstanbul’da başlamıştır. Yapılan mitinglerde, erkek ve kadın birçok hatip, bütün dünyaya Türk’ün mücadele etmede kararlılığı ve haklılığı duyurulmaya çalışılmıştır. 

Bu dönemde, İngiliz, Fransız ve İtalyanların işgali altında bulunan İstanbul’da, gazeteler sansür edildiği için İzmir’in işgali halka duyurulamamıştır. İstanbul halkı, İzmir’in işgal haberini ancak 17 Mayıs 1919 Cumartesi günü öğrenebilmişlerdir. 

18 Mayıs 1919 Pazar günü, İstanbul Darülfünun’da (üniversite) yaklaşık dört bin öğrenci ve öğretim üyesi, bir araya gelmiştir. Saat 11.15’te Tıp Fakültesi Meclisi Başkanı Prof. Dr. Muhtar Bey, başlattığı toplantıda, Dr. Besim Ömer Paşa özetle şunları söylemiştir:

“Felaket o kadar derindir ki, duygulanmayan ne bir Osmanlı, ne bir Müslüman vardır. Ve Darülfünun bu milletin ruhu, beynidir. Duygularımızın şiddeti, zamanında doğru teşhisler gerektirir.”

Hukuk Fakültesi Meclisi Profesörleri adına Muhittin Adil Bey, şunları söylemiştir:

“Şerefli tarihimiz, yedi asırlık uzun bir zaman içinde çok şevketli, çok felaketli zaman geçirdik. Fakat bugünkü kadar elim, hazin hiç bir an yaşamadık. Felaket zamanları, insanları dayanışmaya, birliğe sev keder ve bizim ılımlılığımız ve sağduyumuz, karalılığımız geleceğimizi tespit edecektir. Bu zamanda bütün milli teşkilatlardan yararlanmamız gerekir. Bu teşkilatın başında Darülfünun’u görüyoruz. Memleketin beyni, düşünürü Darülfünundur. Darülfünunu olan bir memleket ki bağımsızdır ve bağımsız olmayan bir memlekette Darülfünun yoktur.”

Tıp Fakültesi adına konuşan Akil Muhtar Bey:

“Benim en endişe gördüğüm nokta, bütün ümidi istikbalimizi bağladığımız ilkelerin karanlık içinde kalmasıdır” demiştir.

Toplantıya katılan bayanlar, konuşmaları sonunda şu açıklamayı yapmıştır:

“Bizde sizin kadar, belki daha ziyade acılıyız. Girişimlerinize en güçlü bir imanla katılıyoruz ve şu gerçeği işitmenizi istiyoruz: Kim demiş bir kadın küçük şeydir. Bir kadın belki en büyük şeydir.”

Fen Fakültesi adına konuşan Gıyaseddin adlı genç; “Asıl mücadele bundan sonra başlıyor” demiştir. Tıp Fakültesi’nden Sırrı adlı öğrenci şunları haykırmıştır; “Eğer hakkımızı teslim etmezlerse buradan bağırıyorum ki, dünya barış yüzü görmeyecektir.” Hukuk Fakültesi temsilcisi bir öğrenci ise; “Bütün varlığımızla isyan ediyoruz. Gereken maddi ve manevi teşkilatı yaptır” demiştir.