Yıldırım, '35 İzmir'e 35 proje'yi tanıttı

Eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 2023'te İzmir için kişi başına düşen milli gelirin 32 bin dolara yükselmesini, ihracatın 100 milyar dolara çıkmasını hedeflediklerini bildirdi.

03 Haziran 2011 Cuma, 10:21
Abone Ol google-news

Eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Kaya Termal Otel'de düzenlenen ''35 İzmir, 35 Proje'' konulu toplantıda, partisinin İzmir ile ilgili projelerini anlattı. İstiklal mücadelesinin İstanbul'da kararlaştırıldığını, Samsun'da başladığını, zafere noktanın İzmir'de konulduğunu belirten Yıldırım, ilk İktisat Kongresinin İzmir'de toplandığını, cumhuriyetin kalkınma stratejisinin bu kentte oluşturulduğunu bildirdi.

Yıldırım, İzmir'in, 8500 yıllık tarihi, doğal ve kültürel zenginliği, tarımı, ticareti ve sanayisiyle her zaman Türkiye'nin Anadolu'ya açılan kapısı, Avrupa ve dünyaya açılan penceresi olduğunu kaydetti. Son yıllarda İzmir'in nüfus büyüklüğüne oranla ülkenin milli gelire katkısında azalma ve ihracat sıralamasındaki gerilemeye işaret eden Yıldırım, bunun, kentte yapılması gereken bazı stratejik yatırımların gerçekleştirilememesinden ve bazı önemli kararların alınmasındaki gecikmeden kaynaklandığını ifade etti.

İzmir'e siyaset değil, hizmet sloganıyla geldiklerini ve bu amaçla düşüncelerini, yapacaklarını anlattıklarını bildiren Yıldırım, kente ilişkin 2023 yılı hedeflerini şöyle anlattı:

''İzmir için kişi başına düşen milli gelirin 2023'te 32 bin dolara yükselmesini, 2010'da 17 milyar dolar ihracatın 100 milyar dolara çıkmasını hedefliyoruz. İller arası nüfus sıralamasında İzmir 3. sırada, 2023'te Gayri Safi Milli Hasıla'ya katkı bakımından 2. sırada olacağını düşünüyoruz. Otoyol 2010'da 230 kilometre, 2023 hedefimiz 2 bin kilometre. Yüksek hızlı tren hattının sıfır kilometreden 2023'te 1000 kilometreye çıkmasını, hava yolundaki yolcu sayısını 7.5 milyondan 40 milyon kişiye çıkmasını, raylı sistem toplu taşıma sisteminin 90 kilometreden 270 kilometreye yükselmesini, konteyner kapasitesinin yılda 13 milyon teu'ya çıkarılmasını hedefliyoruz. Yat bağlama kapasitesini 1965'ten 7765'e, yıllık turist sayısını 1.1 milyondan 10 milyon kişiye ve turistik yatak sayısını 43500'den 100 bine çıkarmayı planlıyoruz.''

''İddialı hedefler''

Çok iddialı hedefleri olduğunu, 2011 seçim beyannamesini 5 ayak üzerine oturttuklarını dile getiren Yıldırım, şehirler arası ulaşım projelerinin, İzmir'in 2023 büyüme hedefini gerçekleştirebilmek için olmazsa olmaz bir ihtiyaç olduğunu, bu bağlamda otoyollar ve hızlı tren projelerinin dikkati çektiğini kaydetti. İkinci önemli projenin ekonomiyle ilgili olduğunu, sanayinin, üretimin, şehirlerin, turizmin gelişmesi için önce yolların yapılması gerektiğine işaret eden Yıldırım, şöyle devam etti:

''Yol olmayınca hiç bir şey olmaz. Yolun olmadığı yerde ne bina ne fabrika ne liman ne havaalanı görürsünüz. Yaşam kısaca yollar etrafında oluşur, zenginlik yollar etrafında oluşur. Bu en temel altyapıdır, bu altyapıyı mutlaka yapmak zorundayız. 2003 yılında İzmir, Anadolu'ya sadece Aydın'a ve Çeşme'ye bölünmüş yolla bağlıydı. Bugün İzmir hem Ankara'ya, hem İstanbul'a, hem Antalya'ya, hem de Muğla'ya bölünmüş yolla bağlanır hale geldi. Kuzeyden de Çanakkale'ye Körfez'e kadar bu sene bitiyor. Biz bunu yeterli göremeyiz. İzmir'e bölünmüş yol yaptık, Anadolu'nun büyükşehirlerine bağladık.

Türkiye 2023'te dünyanın en büyük 10. ekonomik gücü olacaksa, İzmir bu gücünü omuzlayan iki şehirden birisi haline gelecek. İzmir'in böyle bir görevi, misyonu var. İzmir'i buna hazır etmek gibi bizim de bir görevimiz var. Yollardan sonra yapmamız gereken, ekonomi katma değeri oluşturan projeleri altyapının üzerine kurmaktır. Nedir bu? Limandır, lojistik merkezleridir, tarım ve hayvancılıkla ilgili endüstri tesisleridir. Balıkçılıkla ilgili kıyı yapılardır ve buna benzer diğer tesislerdir. Bu üst yapıyı kurduktan sonra ihtiyacımız olan diğer şey teknolojidir. Teknolojiye yönelik yatırımlar, burada da bilişim ve ARGE, dijital arşiv, bilişim destekli yaşam. Bilişimin hem sosyal boyutu, hem ekonomiye katkısını, ikisini birden içerecek bir proje.''
 

EXPO 2020 adaylığı

Türkiye'ye katma değer sağlayacak önemli değerlerden birinin de turizm olduğunu, turizm denince sokaktaki insanın aklına İstanbul, Antalya'nın geldiğini, İzmir'in ise ''geç geldiğini'' dile getiren Yıldırım, bu konuda eksiği kapatacak projeleri de olduğunu bildirdi. Kruvaziyer limanları, yat limanları, Agora ve kent yenileme gibi projeleri olduğunu, bunların üzerinde İzmir'in EXPO 2020 gibi bir avantajı olduğunu ifade eden Yıldırım, kentin tekrar EXPO'ya aday olduğuna dikkati çekti. EXPO'nun tek başına İzmir'e belki fazla bir şey kazandırmayacağını, ancak bu organizasyon vesilesiyle saydığı yatırımların çok daha hızlı, kesintisiz bir gayretle kente kazandırılacağını belirten Yıldırım, bu gibi uluslararası organizasyonların, o şehrin kalkınmasını ve adeta üst lige çıkmasını sağlayan organizasyonlar olduğunu bildirdi.

Bunu UNİVERSIADE'de ve kısmen de olsa Akdeniz Oyunlarında İzmir'in başardığını hatırlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

''Çok daha büyük ölçüde EXPO organizasyonuyla İzmir, 2023 hedeflerini çok daha kolay yakalama fırsatını bulacaktır. EXPO içinde sağlık turizm merkezleri, fuara bağlı hafif raylı sistemler ve dünyayla canlı bağlantı kurulacak altyapılar, botanik bahçeleri gibi 400 hektarlık EXPO alanında, organizasyona özel muazzam bir altyapı, İzmir'in ondan sonraki yıllarında da kente hizmet verecek, katma değer sağlayacak bir tesisi, bir altyapıyı EXPO marifetiyle İzmir kazanmış olacak.''

Kent içi ulaşım altyapısının geliştirileceğini, çevre yolu tamamlanmasına, Egeray'ın devreye girmesine, İZBAN'ın yapılmasına rağmen, halen İzmir'in ulaşımla ilgili altyapı problemlerinin, Körfez'in güney tarafında trafik sorununun önemli ölçüde kendini hissettirdiğini kaydeden Yıldırım, kent içi trafiği rahatlatacak projeleri bulunduğunu ifade etti.

İzmir'de günlük seyahat sayısının 1.5 milyonun altında olduğunu, normalde şehir nüfusunun 2.5 katı seyahat olması lazım geldiğini, bunun da 10 milyon mobilite demek olduğunu dile getiren Yıldırım, ''İzmir'in altyapısı daha 2 milyonu bile kaldıramadığına göre, illerde İzmir gelişmeye devam edeceğine göre 10 milyon günlük seyahate uygun olarak, kentte toplu taşıma ulaşım altyapısını kazandıramazsak, İzmir asla ve asla uluslararası organizasyonları da yapamaz, 2023 hedeflerini de tutturamaz'' diye konuştu.

Bunun için ulaşım projelerini önemsediklerini, projelerin tamamlanma süresinin 12 yıl olduğunu bildiren Yıldırım, ortalama her bir projenin bitme süresinin 3.5-4 yıl olduğunu kaydetti. Projelerin toplam bedelinin 56 milyar lira yani 35 milyar dolar olduğun işaret eden yıldırım, yaklaşık 25 milyar liralık kısmının yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirileceğini, kalan kısmının ise genel bütçe imkanlarıyla yapılacağını anlattı.