Yolsuzluk taktiği adım adım işledi

Yolsuzluk soruşturması Deniz Feneri ile aynı kaderi paylaştı.

29 Ocak 2014 Çarşamba, 22:08
Abone Ol google-news


17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonu savcılarından Celal Kara ile Mehmet Yüzgeç’e görevden el çektirildi. Operasyon sonrası jet hızıyla değişiklik yapılarak aynı Deniz Feneri soruşturmasında olduğu gibi Kara ve Yüzgeç’in yanına Mustafa Erol ve Ekrem Aydıner eklenmişti. Erol’un dün kendi isteği ile soruşturmadan çekilmesinin ardından dosyaya bakan tek savcı Ekrem Aydıner kaldı. Dosyaya yeni savcı atanıp atanmayacağı bilinmiyor ancak yolsuzluk soruşturmasının Deniz Feneri dosyasıyla aynı kaderi paylaşacağı yorumu, yapılan son değişiklikle gerçeğe dönüşmüş gibi görünüyor.

17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ardından HSYK 1. Dairesi’nin 16 Ocak adli yargı kararnamesi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na getirilen Hadi Salihoğlu, gazeteciler ile yaptığı toplantıda “Esaslı görev değişiklikleri yapacağım. Buraya geldiğimiz belli olsun” demişti. Bu açıklamaların ardından Türkiye’nin gündemini sarsan 17 Aralık operasyonu savcılarına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu tarafından dosyadan el çektirildi. Celal Kara, İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesi ve İlamat İnfaz Bürosu’na, Mehmet Yüzgeç de İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne duruşma savcısı olarak atandı. Savcılık kaynaklarından edinilen bilgiye göre Memur Suçları Bürosu Savcısı Mehmet Yüzgeç, önümüzdeki hafta Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu ile eski Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ı şüpheli sıfatıyla ifade vermeye çağırdı.

Yeni savcının avukat oğlu

Ahmet Nazif Zorlu’nun Zorlu Center ile ilgili iddialarla ilgili ifadesinin alınacağı ve çağrı kâğıdının kendisine yollandığı belirtildi. Öte yandan yeni Başsavcı Hadi Salihoğlu’nun oğlunun Ahmet Nazif Zorlu’nun avukatı olduğu iddia edildi. Beşiktaş’taki Zorlu Center’ın 230 bin metrekarelik inşaat alanının yasadışı şekilde 628 bin metrekareye çıkarıldığı, daha sonra sahte raporlarla yasal hale getirildiği iddia edilmişti.

Deniz Feneri gibi oldu

İlk atamaların ardından gündeme gelen Deniz Feneri dosyası son görev değişikliği ile yine hatırlandı. Eski RTÜK Başkanı Zahid Akman ile Kanal 7’nin sahibi Zekeriya Karaman’ın da yer aldığı Deniz Feneri soruşturmasına Ankara Cumhuriyet Savcısı Nadi Türkaslan başlamıştı. Vurgunun yurtdışı ayağını yürüten Alman mahkemesi, “Asıl failler Türkiye’de” deyince soruşturmaya Abdulvahap Yaren ile Mehmet Tamöz dahil edilmişti. Soruşturma kapsamında tutuklanan Zahid Akman ile Zekeriya Karaman’ın şikâyeti üzerine HSYK tarafından görevlendirilen müfettişler incelemelerini yaparken dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Ethem Kuriş, savcılar Türkaslan, Tamöz ve Yaren’in elinden dosyayı almıştı. Yerlerine Memur Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Veli Dalgalı ile Kaçakçılık Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Hakan Pektaş görevlendirilmişti. Yeni savcılar, Deniz Feneri dosyasındaki “örgüt” ve “dolandırıcılık” suçlarına ilişkin takipsizlik kararı vermesiyle dosya bu yönüyle kapanmıştı.