Yunus parklarında işkence

Yunuslara Özgürlük Platformu Sözcüsü Öykü Yağcı, son aylarda Türkiye’de hayvanlara yönelik şiddetin ve istismarın arttığını dile getirerek “Halihazırda acı çekebilen bir canlıya işkence ya da tecavüz etmenin bedeli T.C. hukukuna göre 947 lira olabilir mi? Afiş asmanın en üst limit cezası (12 bin 132 lira), hayvana işkencenin cezasından daha yüksek olabilir mi?” dedi.

08 Ağustos 2020 Cumartesi, 06:00
Yunus parklarında işkence
Abone Ol google-news

Cumhuriyet’e konuşan Yağcı, hayvanların haklarını korumaya yönelik hazırlanan yasa teklifinde var olan yunus parklarının, sirklerin ve pet shop’ların kapatılmasını ve esaret altında tutulan hayvanlar için rehabilitasyon merkezinin açılmasını istedi.

Hayvanların, hayvanat bahçelerinde, pet shop’larda, yunus parklarında, hayvancılık endüstrisinde ve avcılıkta şiddete, istismara uğradıklarını belirten Yağcı, yunus parklarında bulunan deniz canlılarının ziyaretçilere ve eğitmenlere zarar vermemesi için dişlerinin söküldüğünü söyledi.

ÖLÜM ORANI 6 KAT

Yağcı, “Aynı zamanda bazı türlerde ömür boyu esaretin neden olduğu kronik stres kaynaklı fiziksel tahribatı ve ölüm riskini azaltmak için de yapılan dişle ilgili acı veren ve daha sonra ölümlere bile neden olan işlemler de var. Diş sökme, törpüleme ve delme işlemi, hatta hayvanların çeşitli organlarını çıkarma uygulaması, esaret endüstrisinin gizlemeye çalıştığı, pek çok bilimsel rapor ve haberle tespit edilip kanıtlanmış gerçeklerden biri.

Esarete alındıktan sonraki ilk 1 ay içinde ölüm oranlarının 6 kat fazla olduğu ve doğada 50 yıl yaşayabilen yunusların esarette en fazla 12 ila 15 yıl yaşadığı, ölüm oranlarının da yüzde 60’a ulaştığı tespit edilmiş durumda. Esarette dünyaya gelmiş yunusların yüzde 52’sinin ise 1 yaşını bile dolduramadan hayatını kaybettikleri gözlenmiş durumda” diye konuştu.

SAKİNLEŞTİRİ VE MİDE İLACI VERİYORLAR

Yunus parklarındaki deniz canlılarının ölümlerinin intihar olmadığını öne süren Yağcı, “Esarete alıştırılmaları sürecinde başta kusmalarına ve yememelerine rağmen ölü balık yemeğe zorlanıyorlar. Sezon içi ve sezon dışında, bir meta gibi, bir tesisten diğerine sürekli kiralanıyor, satılıyorlar. Yunuslar üzerine çalışan veteriner hekimlerin ve akademisyenlerin makaleler yoluyla aktarımlarına göre bu tesislerde, insanlara yönelik saldırganlığı ve akranlar arası agresyonu en aza indirgemek amacıyla hayvanlara, düzenli olarak ölü balıklar arasında valium, diazepam gibi sakinleştiriciler veriliyor.

Uzun süreli esaretin bir etkisi olan kronik stresi ve bu stresin yarattığı tahribatı kontrol altında tutmak için de hayvanlara düzenli olarak mide ilaçları verildiği biliniyor. Bu da bağışıklık sistemlerini gün geçtikçe zayıflatıyor” diye konuştu.